Sokakta kal daha iyi!

Sokakta kal daha iyi!
Sokakta kal daha iyi!
'Cinli filmler' furyasının uzantılarından 'Azem: Cin Karası', gerilimi korkuya dönüştürürken bölük pörçük anlara sırtını dayıyor ve bir bütün olmanın üstesinden gelemiyor.

AZEM: CİN KARASI *
Yönetmen: Volkan Akbaş
Oyuncular: Eylül Öztürk, Zeki Şen, Veysi Alışkan, Çetin Ayazoğlu, Ramazan Özalp
Süre: 87 dk.

Gerçek bir olaydan yola çıkılarak projelendirildiği söylenen ‘Azem: Cin Karası’, özellikle Hasan Karacadağ’ın ‘D@bbe’leri (ve tabii ki sinemada ‘dijital devrim’in tırmanması) sonrasında hızla çoğalan ‘cinli filmler’in yeni bir örneği. Volkan Akbaş imzalı yapım, ‘vine’larıyla internet fenomenine dönüşen Eylül Öztürk’ü başrole taşıyarak da ‘ticaret sanatı’yla bağlarını güçlendirmeyi planlıyor belli ki!
Aslında formüle hâkim bir film ‘Azem: Cin Karası’. Dededen kalan köy evine doğru yola çıkan bir çiftin, ‘tekinsizliği’ni ilk anda hissettiren mekânda başına gelenler resmediliyor yapımda. Ancak bu formülün ‘işin üstadı’ olan Amerikan sinemasında bile tavsadığı, seyirciyi gerecek yeni hamlelerden yoksun kaldığı düşünüldüğünde, bu filmin de başarıya ulaşma şansı çok zayıf görünüyor. En nihayetinde de beklediğimiz gerçekleşiyor ve sıradanın epeyce altında bir sonuçla yüzleşiyoruz.
‘Azem: Cin Karası’nda başarılmış olan şeyse açılıştan eve gelinmesine kadar sürede izlediklerimiz. Çiftin ilişkilerinin boyutunu, eve dair yaşadıkları fikir çatışmasını ve korkuya doğru itildiklerini hissettiren anların yarattığı gerilimi az çok yakalayabiliyoruz filmin ilk bölümünde. Burada özellikle Eylül Öztürk’ün doğal bir yetenekle taçlandırıldığını hissetmek zor değil. Zeki Şen de eşlikçi performansıyla sırıtmıyor. Ancak, eve gelinip de ‘saf korku’ devreye girdiğinde (girmesi gerektiğinde) aynı durum kendini gösteremiyor, filmin ritminin korunamadığına şahit oluyoruz. Standart efektler ve tekinsiz ev hamleleriyle yaratılmaya çalışılan korkuysa hedefe ulaşmaktan son derece uzak bir noktaya savruluyor. Bölük pörçük anlarla hayat bulan hikâye, bir bütün olmanın üstesinden gelemiyor bir türlü. Sonuçta da elde avuçta pek bir şey bırakmıyor ‘Azem: Cin Karası’nı izleme serüvenimiz...