Son dakikada katıldığı yarışmada birinci oldu

Son dakikada katıldığı yarışmada birinci oldu
Son dakikada katıldığı yarışmada birinci oldu
Nuri İyem Resim Yarışması Ödülü'nü kazanan Şule Acar akademili bir ressam değil ama yıllarca geceli gündüzlü çalışıp yaşamını ressam olarak sürdüreceği bir gelecek kurmuş kendine. "Umarım gelecek planlarım onsuz olamaz ve o hep olur hayatımda" diyor...
Haber: MÜGE AKGÜN / Arşivi

Evin Sanat Galerisi tarafından Nuri İyem adına düzenlenen  “Nuri İyem Resim Ödülü”  yarışmasının üzerinden tam on yıl geçmiş.

Yarışmaya bu yıl İstanbul , İzmir, Ankara , Eskişehir ve Adana başta olmak üzere, Aydın, Balıkesir, Bursa, Çanakkale, Diyarbakır, Edirne, Konya, Denizli, Mersin, Muğla, Şanlıurfa, Şırnak, Tekirdağ gibi 24 farklı şehirden 153 ressam 194 resimle katılmış. 

Önceki yıllarda olduğu gibi bu yıl da katılımcıların büyük çoğunluğunu Mimar Sinan Üniversitesi, Marmara Üniversitesi, Anadolu Üniversitesi ve Dokuz Eylül Üniversitesi’nin de aralarında olduğu 24 üniversitede öğrenimine devam eden öğrenciler oluşturmuş.

On yıllar genellikle aynı zamanda birer eşiktir. Bu yılki yarışmada da her anlamda ilkler var. İlk defa  Nuri İyem Resim Ödülü’nü akademi geçmişi olmayan bir sanatçı, Şule Acar ‘İsimsiz adlı resmiyle kazandı. Ve bu yılın bir diğer ilki de içinde figür olmayan, soyut sayılabilecek bir resmin hem de 10’da dokuz çoğunlukla seçilmesi.

Şule Acar’la ödül töreni ardından bir araya gelip sıcağı sıcağına minik bir söyleşi yaptık...

Resim yapmaya ne zaman başlamıştınız?

Resim yapmaya çocukken başladım. Ancak ortaokulda, bilgisayar seçmeli dersini seçince resim yapmaya oldukça uzun bir dönem ara vermiş oldum.

Resim dersi aldınız mı?

Evet, birçok sanatçı ve eğitimciden dersler aldım. 2010 yılında önce Esra Kizir Gökçenin atölyesinde karakalem desen, daha sonra Epik Sanat'ta Saim Altuncu atölyesinde bir süre suluboya çalıştım ve bazı grup sergilerine katıldım. Sonra 2011 yılında Mustafa Özel atölyesinde desen çalışmalarına katılıp resim ile ilgili eğitimime devam ettim. Bir yandan da Cansen Ercan'ın atölyesinde canlı modelden desen ve çalışmalara katıldım.

Duyduğum kadarıyla üniversitede Matematik eğitimi almışsınız profesyonel yaşamınızı sürdürüyor musunuz?

Üniversitede matematik, sonrasında da bilgisayar yazılımı üzerine eğitim aldım. Sistem analistliği, sonra veritabanı yönetimi ile birlikte sistem yöneticiliği de yaptım. Daha sonra 3D modelleme ve 3D animasyon üzerine uzun yıllar çalıştım. 2010 yılında da fiili olarak yazılım üzerine çalışmayı bıraktım ve resim yapmaya başladım. Geçimimi şimdilik resim yapmak sağlamıyor. Yıllarca bu günleri düşünerek yaptığım birikimim destek oluyor şimdilik. Umarım böylesi severek yaptığım resmin geçimimi de sağlayacağı günler yakındır.

Soyut resme ne zaman başladınız?

En başından itibaren daha çok figüratif resim üzerine çalışıyordum. Halen de bırakmadım bir yandan figüratif çalışmaya da devam ediyorum. Soyut resim ile ilgilenmeye 2012 nin sonlarına doğru başladım. Bir sabah derse elim boş gitmemek için bir kağıda geometrik şekiller çizmiş ve renklendirmiştim. Hocam buna devam etmemi istedi, beni yüreklendirdi ve ben de bunun üzerine devam ettim.

Daha önce yarışmalara katılmış mıydınız?

Evet, geçen seneki Nuri İyem Resim Yarışması'na katılmıştım. Bu sene katılmayı düşünmüyordum, biraz çekiniyordum açıkçası. Çok önemli bir yarışma olduğunu ve jürinin de çok iyi olduğunu biliyordum. Yarışmaya uygun ölçülerde sadece soyut işlerim vardı. Figüratif işlerimin ölçüsü uymuyordu. Sonra jürinin resimlerimden birini bile görmesinin benim için çok önemli olduğuna karar verdim ve son gün resmimi getirip yarışmaya katıldım. 

Nuri İyem hakkında ne düşünürdünüz, adına verilen bir ödülü kazanınca ne hissettiniz?

Nuri İyem ülkemizin yetiştirdiği çok değerli sanatçılarımızdan biri. Üretken ve çok çalışkan bir sanatçı olduğunu ve figüratif resme ağırlık vermeden önce bir dönem çok güzel soyut eserler de verdiğini biliyorum. Onun adına düzenlenen bu yarışmayı kazanabilmek benim için büyük bir onur oldu.

Bu ödül size farklı kapılar açar, gelecek planlarınızı değiştirir mi?

Öyle birşey ki sanat, bir kere hayatınıza girmesine  izin verdiğinizde onsuz bir hayat düşünmeniz imkansız hale geliyor. Soyut olsun gerçekçi olsun veya başka hangi kalıba bürünürse bürünsün yani sanatın hangi dalı olursa olsun, onsuz bir yaşam düşünemiyorsunuz.

Gelecek planlarım onsuz olamaz ve umarım o hep olur hayatımda.

Farklı kapıları açabileceğine elbette inanıyorum. Verilen bu ödül bana büyük bir devam etme cesareti verdi. Bunun için çok teşekkür ediyorum. Ve bana en başından beri hep güvenen, destek veren aileme, hocalarıma ve tüm dostlarıma da bu vesile ile teşekkür ederim.