Şort, postal ve gelinlikle dans

Şort, postal ve gelinlikle dans
Şort, postal ve gelinlikle dans

Berk Sarıbay ve Çiğdem İnan?ın çalışması ?düğün? meselesini ele alıyor.

İstanbul Devlet Opera ve Balesi, 'Türk Koreografları' adlı gösteride dört başarılı çalışmayı birlikte sahneliyor. Beyhan Murphy'nin Mozart için yaptığı koreografi ile Berk Sarıbay'ın evlilik parodisi özellikle eğlenceli çalışmalar
Haber: MUTLU TANBERK / Arşivi

İSTANBUL - İstanbul Devlet Balesi, Kadıköy Süreyya Operası’nda 29 Ocak 2009’da Türk Koreografları temsilinin premiyerini yaptı. Programda, dört Türk koreografın eserlerine yer verilmiş. Sibel Kasapoğlu’nun, Fazıl Say’ın müziği ile tasarladığı neo-klasik ‘Anadolu’nun Sessizliği’, Uğur Seyrek’in dinamik eseri ‘Kelebekleri Öldürmeyin’, genç koreograf Berk Sarıbay’ın tiyatro sanatçısı Çiğdem İnan’la tasarladığı teatral eser ‘Düğün’ün Mutfağı’ ve Beyhan Murphy’nin 1994’te MDT için yaptığı ve Kültür Bakanlığı özel ödülü almış ‘Rondo ala Turka’sı.
‘Anadolu’nun Sessizliği’ Fazıl Say’ın müziği eşliğinde, Aslı Erdoğan’ın ‘Hayatın Sessizliğinde’ şiirsel düzyazısının okunması ile başlayıp, Bach’la bitiyor. Zuhal Balkan ve Barış Adikti başrollerde. Zuhal Balkan, son senelerin başarılı genç dansçılarından. İlk kez neo-klasik bir eserde izliyoruz kendisini ve Barış Adikti’nin başarılı eşliğinde, sahnede gerçekten son derece estetik bir görüntü veriyor. Koreograf Sibel Kasapoğlu, Anadolu’nun tablosunu neo-klasik tarzda çizmek, Anadolu’yu bambaşka bir açıdan anlatmak istemiş. 

Ödüllü ve ünlü gösteri
‘Rondo ala Turka’ Beyhan Murphy’nin ödüllü eseri. Mozart’ın müziği eşliğinde, tütü, gömlek, şort ve postallarla dans ediliyor. Beyhan Murphy ‘Rondo ala Turka’ ile ilgili şunları söylüyor:  “1994’te Modern Dans Topluluğu (MDT) için yaptığım ilk eserlerden bir tanesidir. O dönemde turistik bir bakış açısıyla gözlemlediğim toplum içerisindeki erkeklerin sokak kültürü ve özellikle klasik baleden modern dansa geçmiş olan solist dansçıların arkada bıraktıkları klasik ‘company hayatına’ hicivsel ve tatlı bir bakış fırlatan bir çalışmaydı. Mozart’ın hicivsel bir deha olduğunu düşünürsek, müziğin içindeki espritüel tavrı yakalamak çok zor olmadı. Rondo ala Turka 1994’te Kültür Bakanlığı’nın ‘koreografi ödülü’ ne layık görüldü ve MDT’nin en popüler eseri haline geldi. Sonra İzmir Balesi, Antalya Balesi ve Portekiz Balesi bu eseri repertuara aldılar.” Eğlenceli bir eser olmasının yanı sıra, klasik bale severleri düşünmeye teşvik ediyor.
Uğur Seyrek, senelerce Stuttgart Ballet’de dans etmiş, John Cranko, Jiri Kylian, William Forsythe, Maurice Bejart gibi 20.yüzyıla damgasını vuran koreograflarla çalışmış, 58 ülkede temsiller vermiş ve koreograflığın yanında resim ve heykel konusunda da devamlı eserler üreten, başarılı ve çok yönlü bir sanatçımız. Bu sene Verdi’nin müziğini kullanarak tasarladığı Othello eseri İzmir Devlet Balesi tarafından sahneleniyor. Bu temsil için tasarladığı ‘Kelebekleri Öldürmeyin’de tüm sanatsal çalışmalarında olduğu gibi ‘kadın-erkek ilişkisinin sonu nedir, ne olmalıdır’ı sorguluyor. Sahnede inanılmaz bir dinamizm ve çok farklı karakterler, farklı ilişkiler var. Deniz Zirek ve Egemen Kement, Tatiana Egeli ve Benan Göktan, Ebru Cansız ve Bahadır Ovacıklı, Ayça İnal ve Deniz Özaydın, İlke Kodal ve Selim Borak’tan heyecan verici pas de deux (ikili danslar)ler izliyoruz. Sahnedeki hareket hiç bitmiyor ve biri diğerine akıyor. 

Arkadaş düğünleri
Berk Sarıbay, Istanbul Devlet Balesi’nin şu anki baş dansçılarından. Daha evvel tiyatro sanatçısı Çiğdem İnan’la tasarladığı ‘İşte Mutluluk bu! ‘yu keyifle izlemiştik. ‘Düğün’ün Mutfağı’ yine ikisinin ortak tasarımı. Geçen sene çok fazla arkadaşlarını evlendirmişler ve düğünlerin aynılığını hicvederek espirili, eğlenceli bir eser çıkartmışlar ortaya. Eser birbirine çok aşık bir karı kocanın, gerçek hayatta da evli olan Seda ve Selim Borak’ın, Sway ile yaptıkları sempatik dansla başlıyor. İkili sahnede ilk kez bir çifti canlandırıyor. İlk başlarda zorlanmışlar karı koca rolü yapma konusunda ama bu temsilde çok rahatlar ve beraber dans ederken aldıkları keyifi seyirciye geçirebiliyorlar. Daha sonra ise, hafif anlaşamayan bir çift, Ebru Cansız ve Berk Sarıbay abartılı mimikleriyle seyirciyi kahkahaya boğuyor. Düğünün Gelin ve Damatı Gizem Gökçe ve Anar Guliyev en son sahne alan çift. Düğünlerin sonunda, ne kadar dans edilmiş ve ayaklar isyana başlamış olsa da, göbek dansına kalkılmaz mı? ‘Düğün’ün Mutfağı’da bu şekilde son buluyor.
Keyifle izlenecek dört eser... Kadıköy Süreyya Operası’nın oturma kapasitesi fazla olmadığından, biletlerinizi hemen alın. Son günlere bırakırsanız, yer bulmanız zor olabilir.
Türk Koreografları, 3 ve 6 Şubat  20:00 ve  7 Şubat’ta  16.00’da, Kadıköy Süreyya Operası Sahnesi’nde izlenebilir.