Suç mahalli Pandora!

Beyoğlu Büyükparmakkapı Sokak'ta 15 yıl önce Pandora'nın kutusu açıldığında içinden kitaplar çıkmıştı! Kimileri kitapların suç teşkil ettiğini düşünülüyordu o zamanlar.
Haber: OLKAN ÖZYURT / Arşivi

İSTANBUL - Beyoğlu Büyükparmakkapı Sokak'ta 15 yıl önce Pandora'nın kutusu açıldığında içinden kitaplar çıkmıştı! Kimileri kitapların suç teşkil ettiğini düşünülüyordu o zamanlar. Aradan 15 yıl geçti ve 'kutu' tekrar açıldı, bu sefer Kamil Fırat imzalı fotoğraflar çıktı içinden. Fotoğraflar, sık sık Pandora Kitabevi'ne uğrayan, kutuda neler varmış diyen 'müdavimlere' ait. Malum Pandora Kitabevi kısa sürede müdavimlerini de oluşturmuştu.
100'den fazla Pandora dostunun, 'suç mahallinde' (çünkü Kamil Fırat Pandora'yı bir suç mahalli olarak düşünmüş) çekilen fotoğraflarından oluşan '...Pandora'da' sergisi şimdilerde Karşı Sanat Çalışmaları'nda devam ediyor. Kimler var derseniz: Metin Erksan (kendisi kitabevinin isim babası olur), Adalet Ağaoğlu, Demir Özlü, Hilmi Yavuz, Tan Oral, Selim İleri, Barış Pirhasan, Nedim Gürsel, Murathan Mungan, Lale Müldür, Buket Uzuner, Nuri Bilge Ceylan, Ufuk Uras, Perihan Mağden, Mete Çubukçu, küçük İskender, Derviş Zaim, Bejan Matur, Özen Yula, Cüneyt Özdemir, Sema Kaygusuz, Ece Temelkuran, Hasan Bülent Kahraman, Haydar Ergülen... Liste uzayıp gidiyor.
Proje, Pandora yetkililerinin Kamil Fırat'tan 'Pandora dostlarını' fotoğraflamasını istemesiyle başlamış. Kamil Fırat iki süren projenin ortak paydasının kitap olduğunu söylüyor. Çünkü sergide fotoğrafları yer alan 'dost'un çoğunun yayınlanmış kitapları var. Fırat her hafta bir 'dostla' Pandora Kitabevi'da buluşmuş ve çekim yapmış. Kimi dostlar çekim için Fırat'a yeterince vakit ayırırken kimisi ise aceleci davranmış. Zaten fotoğraflara bakıldığı zaman kimin acelesi olduğunu anlıyorsunuz.
Genel olarak fotoğrafın düşensel zemininde yer alan projelerle karşımıza çıkan Kamil Fırat, son dönemde 'Pervane', 'Kıyı', 'Kubbe' gibi uzun soluklu projelere imza attıktan sonra böyle bir çalışmanın kendisi için bir ara istasyon olduğunu söylüyor. Gerçi Fırat'ın bu sefer de elini zor bir işin altına soktuğunu belirtelim. Çünkü portreler panoramik. Fırat bir yazar portresi çekme mantığı ile deklanşöre basmamış: "Ben Pandora'yı bir suç mekânı olarak düşündüm. Ne de olsa pandora bütün kötülüklerin anasıdır ve bu ülkede kitap bir zamanlar suç unsuru olarak görülüyordu. Suç mahallinin cinayet sanığını çekmesi gibi kitap da yaratıcısını çeker, bırakmaz. Bunun için bu insanları kitaplarla birlikte çekmeyi uygun gördüm. Yani benim yaklaşımım biraz aidiyet duygusuyla ilgiliydi" diyor.
Kamil Fırat ayrıca tek mekânda çalışmanın yaratabileceği dezavantajı da farklı kadrajlarla aşmaya çalıştığını söylüyor. Sonuç olarak Fırat Pandora Kitabevi'nin 15 yılı vesilesiyle 2000'li yıllarda Türkiye'nin düşün dünyasının önemli simalarını belgeliyor.
Karşı Sanat'ta açılan sergiyle birlikte bir de albüm yayımlandı. Sergiyle aynı adı taşıyan albüm de bu belgelemenin kalıcı olmasını sağlıyor.
Kamil Fırat'ın '...Pandora'da' fotoğraf sergisi 28 Aralık'a kadar Karşı Sanat'ta. Tel:212 245 15 08