Sulukuleli rap'çiler herkesi şaşırttı

Sulukuleli rap'çiler herkesi şaşırttı
Sulukuleli rap'çiler herkesi şaşırttı
İstanbul Bienal'deki videolarıyla dikkat çeken Sulukuleli rap grubu Tahribad-ı İsyan, dün gece İKSV Salon'da konser verdi. Yaşları küçük ama büyük işler yapıyorlar. Bizim Amerikanlar'ın yanında 50 Cent halt etmiş afedersiniz.
Haber: MUHSİN TOPYILDIZ - mahfuznecip@gmail.com / Arşivi

Bugüne dek çok rap konseri izledim. Sahnede kavga edenler, barışanlar, eğlenenler, ilk kez sahneye çıkanlar, sözlerini unutanlar, ne yapacağını bilemeyenler… Hepsini gördüm. Yabancı rapçileri izleme fırsatını da buldum. Fakat dün geceki kadar ‘Amerikalı’ bir konseri hiç görmedim. Üstelik sahnedekiler Türk. Bienal’de Halil Altındere’nin projesinde kentsel dönüşüm karşıtı şarkılarıyla dikkat çeken ve Sulukuleli üç gençten oluşan Tahribad-ı İsyan İKSV Salon’daydı. Gariplikler gariplikleri izledi.
Salon’un önünde ne İKSV müdavimlerinin ne de rapçilerin alışık olduğu bir kalabalık vardı. 30’larının ortalarına gelmiş insanların yanında 19 yaşında pantolonunun ağı dizine kadar inmiş gençler gördü bu gözler. Bu ne bir İKSV etkinliğine ne de bir hiphop partisine benziyordu. Enteresan olaylar konser öncesinde başladı yani.
İKSV Salon’un sahnesinde sol taraftan Fuat Ergin belirdi önce. Hepimizi selamladıktan sonra Tahribad-ı İsyan’ı sahneye çağırdı. Salonu dolduran rapçilerde de ufak bir kıskançlık oldu, gözlerimizden okudular. Çünkü Türkiye ’deki rapçilerden çoğunun hayalidir Fuat ergin tarafından sahneye çağrılmak.
Tahribad-ı İsyan sahneye geldi. Görünüşleri Sulukuleli fakat konuşmaları dublajlı Amerikan filmi tadında. Biz rapçilerin bile alışık olmadığı şekilde “Hoşgeldiniz pislikler” diye karşıladılar bizi. İlk şarkıyla beraber tüm ‘pislikler’i hoplatmayı da başardılar. Amerikanvari altyapıların üzerine yerleştirilmiş hızlı sözler herkesi zıplatıyordu. Bu arada hızlı dediysem sizi yanıltmasın, rap zaten hızlı biliyorum. Ben bir rapçiye göre bile hızlı olmasından bahsediyorum.
Dedim ya, gece enteresanlıklar gecesiydi. Bu Amerikan tarzı altyapıların üzerindeki hızlı sözler oldukça bizden ve oldukça protestti. Sulukule’nin yıkımından medyanın içinin boşaltılmasına kadar her şeyden bahsediyorlardı şarkılarda. Seyirci ile etkileşimleri de çok iyi olunca sözlerini anlamayanlar dahi zıplayanlara katılıyorlardı. Öyle ki zıplayanların arasında turistler bile vardı.
Ara verilen konserlere alışık değildir hiphop camiası. Aa, bir de baktık ki “15 dakika sonra geleceğiz” deyip içeri gitti Tahribad-ı İsyan. Sahneye çıkmaları biraz zor oldu. “Stupid Veysi mikrofonu kaybetti, gelemiyoruz” dediler ama neyse ki grup üyesi V.Z. mikrofonu hemen buldu. O da nesi? Grup sahneye kürkler ve garip güneş gözlükleriyle çıktı. Şokumuz uzun sürmedi, mesaj gecikmedi. “Bu kürkler gerçek değil. Biz hayvanların öldürülmesine karşıyız.” İkinci bölümün hemen başında Gezi Parkı olayları için yaptıkları ‘Gezizekalılar’ isimli parçaları o kadar çok alkışlandı ki şarkıyı ikinci kez söylemek zorunda kaldılar.
Konserin son parçası Fuat Ergin’le birlikte söyledikleri Bienal’in en dikkat çekici işi olan Harikalar Diyarı şarkısıydı. Klibin de gösterilmesiyle birlikte İKSV Salon yıkılmak üzereydi. Çığlıklar alkışlarla üstüste bindi.
İki saat sahnede kalan Tahribad-ı İsyan gecenin sonuna kadar enerjiyi hiç düşürmedi. Bağıra bağıra şarkı söylemelerine rağmen seslerini çatlatmadılar. Seyirciyle iletişimleri başarılı. Enerjileri çok yüksek. Bir de mesajlarını daha net verebilecekleri altyapılar kullanırlarsa Sulukule’nin gençleri Türkiye’nin en başarılı rap gruplarından biri olacak. Yaşları küçük ama kesinlikle büyük işler yapıyorlar. Bizim Amerikanlar’ın yanında 50 Cent halt etmiş afedersiniz.