'Supergirl'ün arkasındaki Alle Farben: Tamamen Anna Naklab'ın fikriydi

'Supergirl'ün arkasındaki Alle Farben: Tamamen Anna Naklab'ın fikriydi
'Supergirl'ün arkasındaki Alle Farben: Tamamen Anna Naklab'ın fikriydi
Berlin müzik camiasının yükselen yıldızlarından, yazın hit remiksi 'Supergirl'ün arkasındaki isim Alle Farben, kısa süre önce İstanbul'daydı. Türkler'in yoğun olarak yaşadığı Kreuzberg'te büyüyen Alle Farben, Türk müziğinin tarzı olmadığını söylese de "Türkiye'den bir isimle ortak proje yapmak istediğimi söyleyebilirim" diyor.
Haber: ZEYNEP OKYAY / Arşivi

Kreuzberg’te yaşamanın müziğine bir etkisi olduğuna inanıyor musun?
Kreuzberg, çok uluslu bir yer. Sadece müzik için değil, her tür sanat kolu için çok besleyici bir yer. Ailemin müzisyen arkadaşlarıyla büyüdüm. Ağabeyim de müzikle ilgileniyor. Böylesi müzikle dolu bir yerde büyümüş olmak küçüklükten itibaren algımızın gelişmesine yol açtı.

‘Alle Farben’in hikayesini paylaşabilir misin?
‘Alle Farben’, Almancada tüm renkler anlamına geliyor. Yüz renk anlamına gelen ‘Hundert Farben’ ismiyle hikaye başlıyor aslında. Avustralyalı ressam Hundertwasser’den ilham aldım. Büyük bir hayranıyım ve ben de ressam olmak istiyordum. Sanat üzerine eğitim almak istiyordum.

Müziği tercih etmeseydin seni ressam olarak görür müydük?
Belki de. Hala bir şeyler çiziyorum; ama o kadar çok zaman ayıramıyorum.

Çizim yeteneğini kapak tasarımlarında kullanıyor musun peki?
Son single’ımın kapağını ben tasarladım. Arada el atıyorum bu işlere, zevk de alıyorum; ama dediğim gibi üzerine yoğunlaşmak için çok fazla vaktim yok.

Oldukça yoğun bir programın var. Tüm bu yoğunluk arasında kendine ait zaman bulabiliyor musun?
Turnedeyken zaman bulmak pek kolay olmuyor. Ancak üçüncü ya da dördüncü kez çaldığım yerlere gittiğimde kendime ait daha çok zamanım oluyor. İlk kez gittiğim yerlerde ise havaalanı-taksi-otel-mekan dörtgeninde yaşıyorum.

Peki ya eve döndüğünde?
Arkadaşlarımla zaman geçirmeyi, onları evde ağırlayıp yemek yapmayı seviyorum. Tüm hayatım boyunca yemek yapabilirim. Yemek yaparken üzerimdeki tüm stresi atıyorum. Berlin’deysem her Salı arkadaşlarım için yemek yapıyorum.

Tekrar müziğe dönersek, remiks’ini yapmak için şarkı seçimini nasıl yapıyorsun? Firmalar mı öneriyor?
İlk başlarda kendim seçiyordum. Bootleg’ler için remiks yapıyordum. Adım duyuldukça da teklifler gelmeye başladı.

Kriterlerin neler peki?
İlk başta şarkıyı sevmem gerekli. Bir gitar riff’i ya da söz beni çekmeli. Şarkının beni çekmesi gerekli.

On binlerce kişinin önünde setin başına geçmek nasıl bir duygu?
Bu kadar zaman sonra bile sahnede olmak, binlerce insanın seni izlediğini görmek çok heyecanlı ve parıltılı. Daha küçük sahnelerde kendimi daha rahat hissediyorum. Çok büyük ve alabildiğine küçük mekanları tercih ediyorum. Bu ikisinin ortasındaki yerler beni çekmiyor. 200-300 kişilik küçük kulüpler çok samimi anlar yaratabiliyor. İnsanların yüzlerini, ifadelerini görebiliyorsun.

Bugüne kadar çaldığın ülkelerin seyircilerini sorsam, hangisi seni en çok etkiledi?
Yanıtlaması zor; ancak İsviçre’de insanlar pek dans etmiyor. Daha çok izlemeyi tercih ediyor. Favorim ise kendi ülkem, özellikle Hamburg. Evde hissettiğim için insanların tepkilerini daha hızlı algılıyorum.

Gelelim klibi YouTube’da 44 milyon tık alan bu yazın hit’i ‘Supergirl’e. Anna Naklab ile bir araya gelişiniz nasıl oldu?
Bağlı olduğumuz ajans sayesinde tanıştık. Parra For Cuva ile ‘Wicked Games’in remiksini yapmışlardı ve çok güzel bir iş ortaya çıkmıştı. Avustralya, İngiltere ve Hollanda’da çok popüler oldu şarkı. Sesini çok beğenmiştim. ‘Supergirl’ün remiksini yapma fikri Anna Naklab’dan çıktı, tamamen onun fikri diyebiliriz. Şarkı, kendi başına büyük bir hitti zaten. Biz, günümüz sound’una uyarladık.

Ya son single’ın ‘Get High’a gelen tepkiler?
İnsanlar hala ‘Supergirl’ün etkisinde olduğundan ‘Get High’ yavaş yavaş keşfediliyor. Asıl tepkileri ilerleyen günlerde alacağımızı düşünüyorum.

Kreuzberg, Türkler’in yoğun olarak yaşadığı bir bölge. Haliyle Türk müziğinin örneklerinin de sıklıkla duyulabildiği bir yer. Senin Türk müziğiyle aran nasıl?
Tabii ki duyuyorum; ancak benim tarzım değil. Ben biraz daha elektronik öğelerle oryantal öğeleri karıştırmayı seviyorum.

Instagram sayfandan son dönemin popüler ismi Buray ile bir fotoğraf paylaştın. Bu fotoğrafın devamı gelebilir mi sence?
Her an her şey olabilir. Önümüzdeki günler neler getirir bilemiyorum. Ancak bir Türk sanatçıyla ortak bir çalışma yapmak istediğimi söyleyebilirim.