Susturduğunu sananlar yanıldı

Susturduğunu sananlar yanıldı
Susturduğunu sananlar yanıldı

Konserinin ardından Rakel Dink?le birlikte söz alan Sezen Aksu, ?Bildiğimiz Sezen gibi gel, Hrant da böyle isterdi, dediler ve ben de böyle geldim? dedi. Sezen Aksu gecede Hrant Dink için bestelediği ?Güvercin?e Ağıt?ı da seslendirdi. FOTOĞRAF: ALİ KEMAL KARABUDAK

Hrant Dink, katledilişinin ikinci yılında 'Hrantsız 2' etkinliğiyle anıldı. Gecede Dink'in kendi sesinden verilen çeşitli konulardaki görüşleri, onun susturulamayacağını hatırlattı. '19 Ocak'tan 19 Ocak'a' adlı belgesel, cinayet adına çok şeyler söylüyordu. Etkinlik Sezen Aksu'nun verdiği mini konserle sona erdi
Haber: UĞUR VARDAN / Arşivi

İSTANBUL - Malum,?her ölüm?erken ölümdür. Ama Hrant Dink’inki, her şeyden de erkendi. O çok sevdiği yurdunda bir şeylerin değiştiğini, mesela çok sevdiği futbolun iki ‘küs’ ülkeyi yeniden bir araya getirmenin en iyi yollardan biri olduğunu, Erivan’daki Ermenistan-Türkiye maçındaki dostane havanın hakkını FIFA’nın bile verdiğini göremedi. Oysa en büyük düşlerinden biriydi günün birinde ilkokul kitaplarında “Ali topu Hagop’a at” cümlesini okumak. Lakin en acısı, onlarca hayalin sahibi bir adamı huncarca bir cinayetle ortadan kaldıran zihniyetin, siluet düzeyinde teşhis edilmesine rağmen aradan geçen iki yılın ardından hâlâ gerçek anlamda ‘katil’inin belirlenememesi. ‘Hrant’ın dostları’nı en çok da bu yaralıyordu. İşte bu ‘yaralı’ dostlar, Dink’in katledilişinin ikinci yılında, onu Lütfi Kırdar’daki bir etkinlikte andı. Gecenin ismi ‘Hrant nar tanelerini saydı, biz Hrantsız yılları 2’ idi... Kısaca ‘Hrantsız 2’ olarak da adlandırılan gecede, salona gelenler son derece vakur ve son derece etkili bir organizasyona şahit oldular. Yerler dolunca merdivenlerde oturanların çokça olduğu gecede, Türkçe-Ermenice şarkılar söylendi, Ayşe Tütüncü mini bir piyano dinletisi sundu, Zeynep Tanbay özellikle finali çok etkileyici bir dans gösterisi gerçekleştirdi, Kardeş Türküler sahneye çıktı, Erkan Tetük’ten duduk dinlendi ve son noktayı da şarkılarıyla, Sezen Aksu koydu. Ama bu kadar değildi elbette gece. Saat 20.50 sularında başlayıp 00.30 civarında biten programda, Hrant sık sık kendi sesinden dillendirdi görüşlerini. Bir ‘hakikat anlatıcısı’ olarak seslendi dostlarına, arkadaşlarına. İki aylık bir emeğin karşılığı olan gecenin hazırlayıcılarından Kemal Gökhan Gürses, Dink davasının takibini genişleterek sürdürmeyi ve Hrant gibi sahici olabilmeyi hedeflediklerini belirtiyor. Gürses, “O konuştuğu için susturuldu, fikrinden hareket ettik ve sadece onun konuştuğu bir gece olsun istedik” diyor.

TV’lerde olmayan belgesel
Şimdi biraz meseleyi kişiselleştireceğim: Bu cuma gösterime girecek olan Tomris Giritlioğlu imzalı ‘Güz Sancısı’nın eleştirmenler için yapılan öngösterimi, ne ilginçtir ki Hrant Dink’in yitirilişinin ikinci yıldönümüne rastladı. Önce anma törenindeydik, sonra da filmde ve daha sonra da gecede. Film bizi zaman tüneline soktu, tören ve ‘Hrantsız 2’ organizasyonu da yaşanılan anın da filmden farklı olmadığını hatırlattı. Bence geceye damgasını vuran ve olayın belleğimizde, daha netleşmesini sağlayan ise ‘19 Ocak’tan 19 Ocak’a’ adlı belgeseldi. Ümit Kıvanç’ın yazıp yönettiği ve kurguladığı çalışma, birçok belge ve bilgiyi bir gazeteci hassasiyeti ve titizliğinin yanı sıra, meselenin herkesi kavramasını sağlayacak bir açıklık ve anlatıma sahipti. Bu çalışma aslında iki bölümden oluşuyor. Geçen 19 Ocak’ta, cinayetin üzerinden geçen bir yılın ve hukuk adına kat edilemeyen yolların hikâyesi anlatılıyordu, şimdi de aradan geçen ikinci yıl ve bu dönemde kat edilemeyen yollar eklenmiş çalışmaya. İlkinde, metinleri Zuhal Olcay, Meral Okay, Banu Güven, Şevval Şam, Mehmet Ali Alabora, Hale Soygazi, Halil Ergün ve Derya Alabora okuyordu, ikinci aşama ‘aktarıcılar korosu’na Taner Birsel, Bennu Yıldırımlar, Erkan Can, Settar Tanrıöver ve Serra Yılmaz gibi isimler katılmış. Kişisel olarak görüşüm şudur ki, Hrant Dink cinayeti üzerine yapılmış son derece etkileyici, son derece tatmin edici ve işlenen suçun, son derece doğru tarifleri üzerine bir çalışma ‘19 Ocak’tan 19 Ocak’a’. Kıvanç, “Umarım üçüncü bölümünü yapmayız ve cinayetin failleri, gerçek anlamda bulunur,” diyor çalışmasının geleceğine ilişkin. Filmin ilk bölümü, NTV’nin sitesine konulmuş ve 25 binin üzerinde kişi tarafından izlenmiş. Tabii bu durumda şu soruyu sormak gerekiyor. Böylesine başarıyla gerçekleştirilmiş ‘hazır’ bir çalışmayı niye hiçbir televizyon kanalı göstermeyi denemez. Bu konuda nasıl bir engel vardır?.. Bu küçük ama ‘cesur’ adımı, niçin hiçbir kanal atma yürekliliğini göstermez? Bence önümüzdeki acil soru şimdi budur?
Gelelim çoklarını gözyaşlarına boğan, çoklarına her şeye rağmen Hrant Dink gibi bir kişiyle tanıştıklarını, böyle bir aydına sahip oldukları için kıvanç veren ve bütün bunları bir kez daha hatırlatan gecenin finaline... Aksu, finalde Hrant’ın eşi Rakel’i sahneye davet etti. Rakel, “Ne diyebilirim ki, sadece bir kuru teşekkürden başkası gelmiyor elden” dedi ve ekledi: “Bizi yalnız bırakmıyorsunuz, hepinize teşekkürler.” Sezen Aksu da böyle gecelerin hep zor olduğunu, mesela kendisinin bile nasıl geleceğini bilemediği söyledi. Ardından “Bildiğimiz Sezen gibi gel, Hrant da böylesini severdi” dediler ve ben de böyle geldim,” dedi. Geceye Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül de katıldı.