'TAHSİLLİ CEHALETİN CİNNETİ'

'TAHSİLLİ CEHALETİN CİNNETİ'
'TAHSİLLİ CEHALETİN CİNNETİ'
Lale Mansur : Aynur'a yapılan büyük bir haksızlık. Aynur'a sadece Kürt olduğu için bu yapılıyorsa, tek kelimeyle ilkellik. Aynı senaryoyu daha ne kadar yaşayacağız.

İçİM BURKULDU
Sevİn Okyay (Radİkal)
İlk kez Caz Festivali’nde bir konserden bitmeden çıktım. ‘Suyun Kadınları’nda Aynur sahnedeyken ‘yuh’ sesleri yükselip, yanımızda iki kişi de birbirine girince, dizlerim yüzünden hareket etmekte zorlandığımı bilen kızım Elif beni tuttuğu gibi sahne arkasına yolcu etti. Orada dinleyecektim ama sanatçılara iki masa hazırlanmıştı, kimse yoktu. İçeriden yuh sesleri geliyordu. Bir İKSV etkinliğinde daha önce sapla samanın birbirine karıştırıldığına hiç tanık olmadığım için çok üzülmüştüm. Tam o sırada soyunma odasının penceresinden Aynur’u gördüm. O da üzgün görünüyordu. Çok
sevdiğim Açıkhava’nın böyle bir olaya
sahne olması da ayrıca içimi burktu.

HER YER FAŞİZM
Bağış Erten (Radİkal)
Caz Festivali’nin belki de en ‘renkli’ konserinde, Tanıl Bora’nın “Tahsilli cehaletin cinneti” olarak tanımladığı eğitimli orta sınıf nefretinin yeni bir boyutunu görmüş olduk. İkinci şarkıda durum fark edildi ve homurdanma başladı. Ardından da müdahaleler geldi. Aynur’a ‘Türkçe söyle’ diye bağırdılar. Yetmedi ‘Vatan bölünmez’ nidaları yükseldi. Sonra şarkısına başlayan Aynur’u önce protesto ettiler, sonra da sahnede Buika varken İstiklal Marşı’nı söylediler. Şarkısını yarım bırakan Aynur gittikten sonra, konser sonunda aynı
‘hassas’ insanlar Rumca Şinanay’la göbek
atıp durdular. Biz de anlamış olduk ki, Caz
falan fark etmez: Bize her yer faşizm.

DaYanamaDIM
Çİğdem Öztürk (gazetecİ)
Aynur’un sahnede, anadilinde, Kürtçe şarkı söylemesini fırsat bilip savaş ve kan istediklerini, Kürt düşmanlıklarını, Kürtlerden üstün olduklarını bu kadar net bir şekilde dile getirmekte beis görmeyen insanlarla aynı yerde bulunmak tarifsiz bir acı. Bu yüzden dayanamayıp dışarı kaçtım. Konserin sonunda tekrar içeri girdik ve selama çıkan Aynur’un adı söylendiğinde vargücümüzle “Aynur, Aynur” diye tempo tuttuk. Haymatlos’un yolunu tutup Kürtçe rock grubu Bajar’ın konserine attık kendimizi, şahaneydi, halklar orada kardeşti.

Ahmet Kaya’yı hatırlattı
İsmaİl Yıldız (tİyatrocu)
Bana 12 yıl önce Ahmet Kaya’ya yapılan ırkçı saldırıyı hatırlattı. Ama bu kez hem dinleyicilerden büyük kısmının Kürt olması hem de provokatör sanatçıların olmayışı ayırca da Aynur’un sağduyusu olayın büyümesini önledi. Kürtçe’ye hala tahammül yok. Bir dilin ülke bölmeyeceğini maalesef anlamamış bir toplumda yaşıyoruz hala. Kürtçe şarkı söylenmesi ile 13 asker arasında nasıl bir bağ kuruluyor anlamakta güçlük çekiyorum.

Umutsuzluk ve Hınç 
Asena Günal (sanat merkezİ Yönetİcİsİ-depo)
Aynur ikinci şarkısını tamamladığında ortalarda bir yerden bir adam bağırdı; bir şarkı istedi herhalde diye düşündüm, safmışım. “Şehitler Ölmez” diye bağıran bu adamı başkaları da izledi ve bir anda sırf Kürtçe söylediği için Aynur’u yuhalamaya başladılar. Aynur’u sahneden indirdiklerinde sinirden elim ayağım boşaldı. İnanamadım. Kimbilir kaç kere “Yaşasın Halkların Kardeşliği” diye bağırdığımız bu mekanda beyaz faşistler, Kürtçe şarkı söylenmesine izin vermediler. Dayanamayıp kendimi dışarı attım. Bir grup arkadaş dışarıda, ne yapsak diye konuştuk. Müzisyenlerin selam verme faslında konser alanına geri dönüp “Aynur!” diye bağırdık. Neyse ki birileri de bizle beraber bağırdı. Yine de benim için bu geceden kalan, umutsuzluk ve hınç oldu.

Tepki çok: Tek kelimeyle ilkellik Gündüz Vassaf (yazar): Son yıllarda yaşanan, sıklaşan zorbalığın bir örneği daha... Bu gidişle Türkiye uluslararası sanat festivallerinin yapılamadığı, otosansürün yerleştiği ülke olur. Olayları provoke edenlere, kamu düzenini sabote edenlere karşı yasaları uygulamak devletin elinde. Devlet, acizliğin ifadesi 301’i kaldıramıyorsa, hiç olmazsa İstiklal Marşı, bayrak gibi ulusal simgelerin olmadık yerlerde kullanılmasına dur diyebilme cesaretini gösterebilecek mi?
Ayrıca İstanbul ’u finans merkezi yapmak isteyenler bilmeli ki, kültürün, sanatın sabote edildiği, sansürlendiği, seyretmenin tehlike arz ettiği bir şehirde yaşamaya kimseyi ikna edemezler.

Feryal Öney (müzisyen): Kürtçe söyleyen arkadaş sahneden indirilirken, İspanyolca söyleyenlerin sahnede kalması çok düşündürücü. Şarkılarla türkülerle sokaktayız. Sinmemek susmamak gerekiyor.

Derya Alabora (oyuncu): Yine ortalığı karıştırmaya çalışıyorlar. Terör her zaman olabilir ama bunu Kürt halkına maletmek oraya bilet alarak giden, kimi dinleyeceğini bilen insanların bilinçsizce öfkelerini sanatçıdan çıkarmaları son derece cahilce. Herkes için biraz daha hoşgörü.

İlkay Akkaya (müzisyen): Caz konserine gelen bir insanın cazın kökeni hakkında da bilgisi olması gerekir. Bir Kürt müzisyene bir caz konserinde bunun yapılması traji komik. Caz seven bir insanın ırkçı tavır koyması düşündürücü. Cazda bütün enstrümanlar yan yana durur.

Lale Mansur (oyuncu) : Aynur’a yapılan büyük bir haksızlık. Aynur’a sadece Kürt olduğu için bu yapılıyorsa, tek kelimeyle ilkellik. Aynı senaryoyu daha ne kadar yaşayacağız.

Zeynep Tanbay (dansçı): Bunun ne kadar tehlikeli bir boyuta gideceğini görmemelerini çok ayıp buluyorum. Akıllarına Ahmet Kaya gelsin ve utansınlar, utansınlar…

Şevval Sam (müzisyen): Ölen askerlerin arasında Kürtler de vardı ve onlar Kürtçe ağıtla gömüldü. Bu yaklaşım Türkiye’yi daha büyük bir kaos ortamına götürür. Sanat, müzik barışa dair cümlelerin kurulması gerektiği evrensel bir dil.

İKSV’nin açıklaması: “18. İstanbul Caz Festivali kapsamındaki ‘Suyun Kadınları’ konserinde yapılan protestoların son derece üzücü olduğunu düşünüyoruz. Sanat ve kültürün birleştirici  rolünün unutulmaması gerektiğini, sanatın dilinin evrensel olduğunu hatırlatmak isteriz.”

Aynur Doğan kimdir?

Yavuz Turgul’un ‘Gönül Yarası’ filminde bir bar sahnesi... Aynur, Kürtçe ‘Ahmedo’ türküsünü söylüyor. Bir süre sonra Meltem Cumbul ağlamaya başlar. Şener Şen ‘Niye ağlıyorsun, Kürtçe biliyor musun?’ diye sorar Cumbul ise ‘Bu türküye ağlamak için Kürtçe bilmek mi gerekir.’

1975 yılında Tunceli Çemişgezek doğumlu ‘Ateş Yanmayınca’ ve ‘Seyir’ adlı iki Türkçe albümden sonra 2004’te Kalan Müzik’ten çıkan Kürtçe ‘Keçe Kurdân’le (Kürt Kızı) ve ‘Nûpel’ (Yeni Sayfa) dikkatleri üzerine çekmişti ama ‘Gönül Yarası’nda söylediği bu şarkı sayesinde Türkiye’de geniş kitlelerce tanındı. Daha sonra Fatih Akın’ın ‘İstanbul Hatırası’ filminde de bir şarkısıyla yer alan Aynur, Türkiye’nin kültürel zenginliğini yansıtmak için dünyanın pek çok ülkesinde düzenlenen ‘Türkiye’ festivallerinde Kürtçe şarkılar söyledi, The London Times’ın Türkiye ekine ve The Times’e ve Folk Roots dergisine kapak oldu.

Emir Kusturica’nın Sırbistan’daki köyünde düzenlediği festivalde verdiği konser sonrası Hollywood yıldızı Johnny Depp’in tanışıp hayranlığını bildirdiği Aynur, bir yardım konserinde de ‘süperstar’ Ajda Pekkan’a Kürtçe şarkı söyletmişti. Aynur son albümü ‘Rewend’i (Göçebe) geçen yıl çıkarmıştı.