Takım: Direniş ve dayanışma aşkına!

Takım: Direniş ve dayanışma aşkına!
Takım: Direniş ve dayanışma aşkına!
Bir halı saha turnuvasında mücadele eden 'Pilav Üstü Kuru' adlı takım üzerinden direniş ve dayanışma ruhuna odaklanan 'Takım: Mahalle Aşkına', sosyolojik arka planının yanı sıra görselliğiyle de iyi bir popüler sinema örneği.
Haber: UĞUR VARDAN - ugur.vardan@radikal.com.tr / Arşivi

TAKIM: MAHALLE AŞKINA (Not: 3/5)
Yönetmen: Emre Şahin
Oyuncular: Fırat Tanış, Yağız Can Konyalı, Beyza Şekerci, Erkan Kolçak Köstendil
Yapım: 2015, Türkiye

Gayet iyi biliyoruz ki futbol, sinemaya ne zaman gölgesini düşürse yanında güçlü bir arka planı da taşımak zorundadır. Çünkü mesele ortaya böyle konulmazsa, ne izlediğimiz şeyin derinliği ne de söylenen sözün perdede bir karşılığı oluyor... Nitekim bu konuda sinemamızdaki en önemli yapım olarak hâlâ mevcudiyetini koruyan ‘Dar Alanda Kısa Paslaşmalar’da böylesi refleksleri görmek mümkündü.

Bu haftanın yenileri arasında yer alan ‘Takım: Mahalle Aşkına’ da benzer bir şekilde hikâyesini, günümüz Türkiyesi’nden sosyolojik bir arka plan önünde anlatıyor. Emre Şahin’in yönettiği ve senaryosunu da Şahin’le birlikte İnan Temelkuran’ın kaleme aldığı filmin konusu kısaca şöyle: Babalarının ani vefatı üzerine miras kalan halı sahayı, arsalarına göz koyan rantçılara kaptırmak istemeyen iki kardeş, bir yandan yüklü bir kredi borcuyla da uğraşmaktadır. Küçük kardeş çareyi takım kurarak, yüksek para ödüllü bir halı saha turnuvasına katılmakta bulur. Eski bir futbolcu olan ağabey ise başta bu fikre sıcak bakmasa da sonradan takımın teknik direktörlüğünü üstlenir. Kendilerine ‘Pilav Üstü Kuru’ ismini takan Turuncu-Beyazlılar, arkasına mahalleliyi de alarak şampiyonluk yarışına atılır...

‘Takım: Mahalle Aşkına’, hikâyesini kentsel dönüşümün önüne gelen her bir değeri un ufak ettiği, küçük mutluluklarımızı bile hayatın bilinen ritmi içinden dışarı attığı bir Türkiye resmi üzerinden anlatıyor. Ki bu yeni tabloda, geçmişte bu işleri yapan ‘merkez sağcı’ zihniyete sahip büyük ve küçük ölçekli kapitalistlerin yerine artık muhafazakârlar ana rolleri üstlenmiştir.

Takımın tek yabancısı Nouma

Son 13 yıldır yaşadığımız toplamdan biliyoruz ki bu yeni Türkiye düzeninde sadece yapı ya da bina formları değil, insanlar ve görüşleri de dönüştürülmek isteniyor. Şahin-Temelkuran ikilisi fikirsel ve ruhsal değişime de değinmişler ama öykünün asıl odaklandığı şey, çokkültürlü ve farklı kökenlere sahip bireylerden oluşan küçük bir mahalle takımı ve bu takımın katıldığı ‘Halı saha turnuvası’ üzerinden bir direniş ve var olma mücadelesi anlatmak olmuş. ‘Pilav Üstü Kuru’ turnuva boyunca basamakları tek tek aşıp final için mücadele ederken ara duraklarda mafyöz yöntemlerle rantçı zihniyetin nasıl ilerlediğine şahit oluyoruz. Bu arada takımın tek ‘Yabancı’sı konumundaki (Pascal Nouma’nın canlandırdığı) ‘Puma’ karakteri ve yaşadıkları, birebir olmasa da uzaktan uzağa, ‘Festus Okey vakası’nı hatırlatıyor.

Oyunculukların da gayet iyi seyrettiği yapımda tıpkı takımdaki gibi herkes üzerine düşen görevlerin üstesinden ustalıkla geliyor. Öyküdeki kimi tercihler bizi daha fazla hüzünlendirip öyküyü belki daha gerçekçi sulara çekebilirmiş ama anlaşılan bunca acının sarıp sarmaladığı bir coğrafyada filmin yaratıcıları seyirciye ‘Gülümseten’ bir öykü sunmak istemişler... Futbol sahneleri de reklam estetiğine yakın, daha çok da Hollywood tarzı bir anlatıma sahip ama bunu da yönetmenin sinemasal köklerine bağlayabiliriz.
Serdar Akar’ın ‘Gemide’sindeki o ünlü ifadeyi hatırlayalım: “Bir memleket gibidir gemi...” Emre Şahin’in filmi de bir nevi “Bir memleket gibidir takım” diyor. Sonuçta ‘Takım: Mahalle Aşkına’, futbol filmleri kategorisine kayda değer bir iz bırakan yapımlar arasındaki yerini alıyor...