Taş-kağıt-çiçek: Bakalım kim kazanacak?

Taş-kağıt-çiçek: Bakalım kim kazanacak?
Taş-kağıt-çiçek: Bakalım kim kazanacak?
Ariel Sanat'ta açılan 'Taş-Kağıt-Çiçek' sergisi Osman Kaytazoğlu, Bahar Kocaman ve Mürüvvet Türkyılmaz'ın yapıtlarıyla 20. yüzyılın aykırı yönetmeni Pier Paolo Pasolini'nin 'Kağıttan Çiçek Üzerine Bölüm' filmine farklı açılardan yaklaşmayı deniyor.

Sistemin başımıza açtığı onca bela ortadayken, onca uğursuzluk yolumuza dikilmişken kimsenin masumiyet perdesinin arkasına saklanıp olan bitenin sorumluluğundan kendini muaf tutamayacağını tekrar tekrar ileri sürer Pier Paolo Pasolini. Altı yönetmenin katılımıyla gerçekleşmiş ‘Amore e rabbia’ için çektiği yaklaşık 12 dakika süren ‘La sequenza del fiore di carta’da (Kağıttan Çiçek Üzerine Bölüm) bu sorgulamayı parodinin tüm olanaklarını da devreye sokarak en uç noktalara vardırır. 

Filmin baş karakteri (Ninetto Davoli), superpoze verilen gerçek savaş görüntülerinde cereyan eden felaket ve yıkımlardan tümüyle bihaber Roma’nın büyük caddelerini elinde kağıttan kocaman kırmızı bir çiçekle, neşe ve vurdumduymazlık içinde, kah yürüyerek, koşarak, kah dans ederek kat etmekte, neredeyse bütün şehri oburca tüketmektedir. Sonunda Tanrı yargısı tarafından cezalandırılır ve ölür. Dünyayı sırf kendisi için istemiştir çünkü.
Başka bir açıdan bakıldığında da, kırmızı çiçekli bu genç adam büyük şehrin modern caddesine savruk dansı ve yenilmez gülüşüyle bir bozguncu gibi dalıvermiş, gündelik tekrar’a bir müddet de olsa kendi farkını dayatabilmiştir. Parça bütünden sorumlu mudur? Parça kendi başına kendi bütününü ilan edebilir mi? Bütün aslında ardına kadar açık değil midir? Tanrı yargısının işini bitirmek için dans etmekten başka yol var mıdır?

Teşvikiye’deki tarihi Narmanlı Apartmanı’nda açılan Ariel Sanat, bu filmden yola çıkarak 20. yüzyılın en ayrıksı sinema yönetmeni Pier Paolo Pasolini’nin yapıtına farklı açılardan yaklaşmayı deneyen bir sergi hazırladı.

Osman Kaytazoğlu bu yapıtın dünyaya dağılmış izdüşümlerini siyah-beyaz fotoğraflarla belgelemek istedi: suç sahnesi gibi asılı kalmış oyun sahası, duvara saplanmış köpek, yarı çıplak bir ragazzo, sokak aralığına geceden asılmış masa örtüleri, fotoğraf kağıdından bir çiçek…


Soyut figüratif bir tuval ve iki desenle sergiye katılan Bahar Kocaman yaşamla ölüm arasındaki geçiş renklerini ve tuşeleri yakalamaya çalıştı. Renk-gövdeyle boya-hayatın içinden geçen figür(ler).


Mürüvvet Türkyılmaz kendi işinin ortasına çağırdı Pasolini’nin filmini. Nereye giderse hep yanında götürdüğü Alice okumalarını bu kez doğa ve talan imgelerine dağıttı eşit olarak. En büyük farkla en küçük farkın ilişkisini sorgulayan iki plan montajladı.
Taş-kağıt-çiçek: Bakalım kim kazanacak?

‘Taş-Kağıt-Çiçek’ sergisi 5 Aralık’a kadar Ariel Sanat’ta. Tel: 0212 261 57 11