@ErkanAktug

Tasarım mönüsünde 'çekirge' var!

Tasarım mönüsünde 'çekirge' var!
Tasarım mönüsünde 'çekirge' var!
İKSV Başkanı Bülent Eczacıbaşı ile 1 Kasım'da başlayacak 2. İstanbul Tasarım Bienali'nin direktörü Deniz Ova'nın ev sahipliğinde düzenlenen bienal yemeğine 'çekirge' damgasını vurdu! Şöyle ki...
Haber: ERKAN AKTUĞ - erkan.aktug@radikal.com.tr / Arşivi

Karaköy Ferahfeza’dayız. Ağırlıklı olarak ekonomi gazetecileri var. İKSV Genel Müdürü Görgün Taner, kulağıma eğilip “Mönüye bak” diyor. Bakıyorum, “Ne var ki, mönü işte!” Üsteliyor. Daha dikkatli bakıyorum ve “Anlamadım” diyorum. “Çekirge” diyor Görgün Taner! “Hayatta yemem” diye ekliyorum hemen. Gülüyor! Hiç aklıma gelmiyor; Türkiye ’de bir restoranda çekirge, ne alaka…
İKSV Başkanı Bülent Eczacıbaşı giriyor söze. “Arkadaşlar, oraya yazmışız ama mönüde çekirge yok. Maalesef yeterince çekirge toplayamadık!” diyor ciddi ciddi. Çoğumuz inanıyoruz. Fazla uzatmadan ‘çekirge’yi çıkarıyor ağzından... ‘Izgara çekirge’ 1 Kasım’da başlayacak ‘Gelecek Artık Eskisi Gibi Değil’ başlıklı 2. İstanbul Tasarım Bienali’nde sergilenecek bir projeden esinle şaka olarak yazılmış mönüye...

ÇEKİRGE YETİŞTİRME ÜNİTESİ

İşin aslı şu: Togolu sanatçı Mansour Quarasanah, ‘LEPSIS: Çekirge Yetiştirme Sanatı’ başlıklı projesinde dünyadaki nüfus artışı ve kronik açlığa çare olarak insan tüketimi için evlerde çekirge yetiştirmeyi öneriyor. Çekirgeyi geleceğin en etkin, protein değeri etten daha yüksek ve ucuz besin kaynağı olarak ele alan Quarasanah, geleceğin mutfaklarında kullanılabilecek bir böcekle beslenme ünitesi geliştiriyor. Zira çekirgeler oldukça hızlı büyüyor ve aynı miktarda protein üretmek için geleneksel et besiciliği hayvanlarından çok daha az kaynak tüketiyor. İşte Tasarım Bienali’nde de bu çekirdek yetiştirme ünitesinin prototipi sergilenecek.
“Geleceğin besin kaynakları üzerine düşünmeliyiz. Çekirge örneğinde de gördük ki, hiçbiriniz çok da fazla yadırgamadı” diyor Eczacıbaşı, bienallerin anlaşılması için ciddi entelektüel çaba gerektiğini, ancak ‘çekirge’ örneğinde olduğu gibi uç gelişmeleri tartışmaya açarak hepimizin ufkunu geliştirdiğini vurguluyor. Tasarım Bienali’yle ilgili beklediklerinden de iyi geri dönüşler aldıklarını, New York Times’da çıkan bir yazıda İstanbul Tasarım Bienali’nin Gwanju’yla birlikte bu alandaki en önemli iki etkinlikten biri olarak gösterildiğini hatırlatan Eczacıbaşı, “Bienaller başarıyla yapıldığında ülke adına da büyük hizmet. Buna en güzel örnek İstanbul Bienali, şu anda sanat dünyasında çok iyi bir noktada. Amacımız Tasarım Bienali’ni de kısa sürede aynı noktaya getirmek” diye konuşuyor.


Bülent Eczacıbaşı ve Deniz Ova, Ferahfeza'nın şefleriyle. Restoran, kuaför, kasap, manav... 2. İstanbul Tasarım Bienali ürünleri her yerde karşınıza çıkacak! 
BÜTÇESİ 4 MİLYON LİRA
Ekonomicilerin ağırlıkta olduğu bir toplantı olur da bienalin bütçesi konuşulmaz mı? Bienalin bütçesi 4 milyon lira. Bunun yaklaşık yüzde 18’i Kültür Bakanlığı, Başbakanlık Tanıtma Fonu, Kalkınma Ajansı gibi kamu kurumlarından geliyor. Yaklaşık yüzde 68’i özel sektör sponsorluklarından... Geri kalanı ise uluslararası fonlar, ayni yardımlar ve Türkiye’deki yabancı kültür merkezlerinden...

İLGİNÇ PROJELER
Ardından İstanbul Tasarım Bienali’nin direktörü Deniz Ova alıyor sözü... Bienalde yer alacak başka ilginç projeleri anlatıyor.
Bunlardan biri Alexandra Daisy Ginsberg’in ‘Altıncı Soy Tükenmesi için Tasarım’ (Designing for the sixth extinction) adlı projesi. Sentetik biyolojiyle tasarımı birleştiren Ginsberg, 3D printer’la bir organizma geliştirmiş. Çevresel sorunlara cevap verecek, temizlik görevi görecek bir organizma. Ginsberg, bu projesinde yaklaşmakta olan ekolojik çöküşü önleyebilecek bir dizi yeni makine hayal ediyor. Bienalde, asit yağmurundan ötürü hasar görmüş toprağı iyileştirmek amacıyla üretilen sentetik ‘biyoremidasyon sülüğü’ üzerine yapılan araştırmalar yer alacak.
Bir diğeri Defne Koz ve Marco Susani’nin ‘Sadece Su Ekle’ (Just Add Water) adlı projesi. “Fast food’un slow food’dan daha lezzetli olduğu” bir dünya hayal eden Koz ve Susani, geliştirdikleri ‘lezzet hapları’yla yemeğin kendisinden onu hazırlamaya yarayan aletlere kadar bütün bir yemek deneyimini tasarlıyor.
Bienaldeki ilginç projelerden biri de koku tasarımcısı Sissel Tolaas’in koku karitası. “Hiçbir şey kötü kokmaz; buna neden olan, düşüncelerdir” diyen Tolaas, berberden kebapçıya Galata, Karaköy ve Tünel bölgelerinden topladığı kokular İstanbul’un koku haritasını hazırlıyor.
“Elbette hep böyle sıradışı tasarımlar olmayacak bienalde. Tanıdık tasarım objeleri de göreceğiz” diyor Deniz Ova. Mesela Akademik Program kapsamında üniversitelerin tasarım bölümlerinin çalışmaları Antrepo 7, Kadir Has Üniversitesi ve İTÜ Taşkışla gibi mekanlarda görülebilecek.
‘Çekirge’nin tadına bakmak içinse 1 Kasım’ı beklemek gerekiyor, ben “Hayatta yemem” o ayrı!

2. İstanbul Tasarım Bienali, Zoë Ryan küratörlüğünde ‘Gelecek Artık Eskisi Gibi Değil’ başlığıyla 1 Kasım-14 Aralık 2014 tarihleri arasında bienalin ortak alanı Galata Özel Rum İlköğretim Okulu’nda ücretsiz olarak gerçekleştirilecek. Bienal Arçelik, Doğuş Grubu & Bilgili Holding, ENKA Vakfı ve VitrA eş sponsorluğunda yapılacak. Aayrıntılı bilgi için: tasarimbienali.iksv.org