Tekno treni de neymiş demeyin

Sevin Okyay festival böceğiyse fotoğrafçımız Muhsin ve acar muhabiriniz bendeniz de parti böceğiyiz.
Haber: TÜMAY YAZICI / Arşivi

ANKARA/İSTANBUL - Sevin Okyay festival böceğiyse fotoğrafçımız Muhsin ve acar muhabiriniz bendeniz de parti böceğiyiz. Henüz geçen haftaki 'Organized Chaos'un yorgunluğunu üzerimizden atamamışken kendimizi Ankara'da, 'J&B Techno Train' partisinde buluverdik.
'Yahu trende de parti olur mu hiç?' demeyin. Basın olarak sizin için oradaydık. Bal gibi de oluyormuş. Hatta rayların üzerinde hareket halindeki bir trende içip dans etmek daha da heyecanlı.
Tabii hemen başta, pikap iğnesinin trenin sarsıntılarına kısacık yenilgileri ve kimi zaman da kitleyi gaza getirme amaçlı kesintiler dışında, sekiz saat boyunca durmaksızın turntable'ının başında olan DJ U.F.U.K'u tebrik ediyoruz.
Basın olay mahallinde
Uçak yolculuğu sonunda Ankara'dayız. Yemek yeniyor, sonra da grup bölünüp Ankara'yı keşfe çıkıyor. Keşif sonrası garda bir aradayız. Parti ortamı yavaş yavaş hareketlenmeye başlamış. Saatler 23.35'i vurduğunda 'normal' yolcu treni uğurlanıyor yerine J&B'nin TCDD'den kiraladığı 'anormal' tren geliyor.
Gardaki 45 dakikalık mini partiden sonra herkes J&B Techno Train'deki yerini aldı. Bir süre bekledikten sonra tren harekete geçti ve kısa bir süre sonra parti başladı. Dünyaca ünlü Creamfields festivalinde çalan tek Türk unvanına sahip DJ U.F.U.K. da, trenin kalkışıyla birlikte, kendisini bekleyen sekiz saatlik kesintisiz canlı müzik yayınına geçti.
Parti boyunca önünüzde üç seçenek vardı. Birincisi deliler gibi dans edip içmek. Masaların üzerine çıkıp tepineceksiniz, elinizdeki içkinizi yanınızda oturanın üzerine 'Ay pardon!' demeden dökeceksiniz. Trenin raydan çıkması için elinizden geleni ardınıza koymayacaksınız.
İkinci seçenek yerinizde oturacaksınız ve kendinizi yanınızdaki koltukta ayağa kalkıp dans edene teslim edeceksiniz. O kişi, zaten koltuğu salladığından siz yerinizden kalkmadan müziğin ritmine ayak uydurmuş oluyorsunuz.
Üçüncü seçeneğiniz müziğin olmadığı, kimsenin dans etmediği vagonda uyumak. Ama burada da sizi donma tehlikesi bekliyor. Yorgun bir işgününün ardından parti ister trende olsun ister uçakta, ortama katlanma katsayınız iyice düşüyor. O nedenle bizler (diğer basın mensubu arkadaşları kastediyorum. Çünkü Muhsin non-stop dans olayına çoktan girmişti) üçüncü seçeneği uygun bulduk.
Sanmayın ki biz sızarken diğer vagonlarda hayat durdu. Ortada 'Uçur Beni' tarzı bir şey söz konusu olsa gerek, insanlar birbirleriyle yarışırcasına sabahın ilk ışıklarına kadar durmadan dans etti.
Saat 09.30 sularında Haydarpaşa Garı'ndan 12 dev adam değil, J&B Techno Train'in yorgun yolcuları dökülüverdi. Bu hikâye de burada bitti. Biraz sarsıntısız, sıcak bir uyku iyi gelecek(ti).
Ama dün akşamki Parkorman'ı size kim aktaracak(tı) o zaman?