Telafisi zor bir melek hatası

Telafisi zor bir melek hatası
Telafisi zor bir melek hatası
Trajikomik bir hikâyeyle dünyadaki tersliklere 'Dur Bi Dakka!' diyen Apo Kaya, yeni tiyatro oluşumu Paso Tiyatro'yu anlattı
Haber: CANSU URAS - cansu.uras@gmail.com / Arşivi

‘Dur Bi Dakka’ oyununun konusundan biraz bahsedebilir misiniz?
Türkücü Salim Yavaş, bir meleğin hatasıyla vaktinden evvel ölmüştür. Öbür dünyada durum anlaşılınca Salim itiraz eder. Meleklerin Salim’i geri gönderme çabaları da sonuçsuz kalır. Çünkü Salim’i döven mafya, öldüğünü anlayınca cesedi parçalara ayırıp yok etmiştir. Olayda bir de görgü şahidi olduğunu fark edince mafyalar bu kişinin peşine düşüp, arabayla ezip kaçarlar. Görgü şahidi olan Ayhan Kara’nın bitkisel hayata girdiğini öğrenen melekler ise bu hatalarını telafi etmek için Salim’in ruhunu fişi çekilecek olan Ayhan’ın bedenine yerleştirmeye karar verirler. Onu öldürenlerden intikam alma ateşiyle başka bir bedene giren Salim’i bir sürpriz bekler. 

Oyunu, fantastik-komedi olarak betimliyorsunuz. Tiyatro sahnesinde ‘fantastik’ gibi detaylı bir türü sahnelemenin zorlukları oldu mu?
Tabii ki çeşitli zorluklarla karşılaştık. Her şeyden evvel oyun, öbür dünyada başladığı için melekleri betimlemek durumunda kaldık. Bu yaratılan doğaüstü varlıklar, komik ve sempatik olarak ele alınmalıydı. Aynı zamanda seyircinin yabancılaşmadan izleyebileceği bir sahne oluşturmalıydık. Sonuçta açılış sahnesinde seyircinin verdiği reaksiyondan bunu başarmış olduğumuzu anladık ve bu bizi çok mutlu etti. Oyunun devamında da, oyun bilgilendirmesinde sır gibi sakladığımız sürprizimizi seyirciyle paylaştıktan sonra aynı samimiyetle sahnelenmesi gerekiyordu. Fantastik- komedi olarak lanse ettiğimiz proje aynı zamanda vodvil türünde bir oyun. Kurulan matematik ve zamanlamalar zorlayıcı olsa da yetenekli oyuncu arkadaşlarımın sayesinde çok keyifli bir hale büründü. 

Genç oyuncularla birlikte çalışıyorsunuz. Genelde çoğu özel tiyatro ekranlardan tanıdığımız yüzlerle birlikte çalışıyor. Bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Ben gencim, oyuncular genç, tiyatromuz genç (Gülüyor). Bu gençliğin birleşiminden çok güzel bir enerji yayılacağına inanıyoruz. Özel tiyatroların seyirciyi çekebilme kaygısıyla isim olmuş oyuncu arkadaşlarımızla çalışması anlaşılabilir bir durum. Bu ülkede tiyatro yapmak çok zor. Sponsor arayışında bile sorulan soru: “Oyununuzda ünlü birileri var mı?” Bu soru karşısında biz de; “Ünlü olacaklar var” diyoruz. Eğer tiyatro âşığı ve bunu sosyal sorumluluk adı altında değerlendirebilen bir zihniyet varsa mutlu oluyoruz ki bu oyunda şansımız yaver gitti. Koordinatörümüz Hülya Demirtaş’ın takdire şayan çalışması bizi bu anlamda rahatlattı. Projeyi okuyan dostlarımızın, hocalarımızın bizi yüreklendirmesi ve desteklemesi çok önemliydi. 

Ülkemizde yerleşmiş bir tiyatro seyircisinin olmadığı yorumları yapılır. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Tiyatro seyircisinin az olduğunu söyleyebiliriz ama aynı zamanda tiyatro yapılabilecek yapıların az olduğu gerçeğiyle karşı karşıyayız. Paso Tiyatro oyuncularının geneli, benim gibi Müjdat Gezen Sanat Merkezi’nden mezun. Hocamız Müjdat Gezen’in, tiyatrosunda sağladığı koşullarla, prova alabileceğimiz ve oyunumuzu sahneleyebileceğimiz bir alan bulabildik. Ama bu koşullara sahip olamayanlar tiyatro yapma istekleri varsa dahi gerçekleştiremiyorlar. Bu işin eğitimini almış ve tiyatro yapmak isteyen bir sürü oyuncu için bir hayal, bir lüks haline gelmişse tiyatro, seyircinin azlığına şaşırmamak lazım. Alternatif alanlarda tiyatro yapmak konusunda koşullarımızın yetersizliğinden dolayı Avrupa ’dan daha öndeyiz. Tiyatro seyircisinin artabilmesi için hem yapı hem de oluşum açısından tiyatroların çoğalması gerekli Geçmişten gelen bu sorunun kökeni bu anlamda bir devlet politikasının olmaması. Bunun eğitim, ekonomi , vb. öğelerle bağlantıları da var 

Özel tiyatroların çoğu ‘in-yer-face’ akımındaki oyunlarla gündemde. Genelde klasik edebiyat uyarlamalarını daha çok şehir ve devlet tiyatrolarında görüyoruz. Bu konuda neler söyleyebilirsiniz?
Değişik arayışlara girip izleyiciyi farklı deneyimlere iten oyunlar, seyircide başka bir dinamik yarattı. Alternatif mekân kullanımıyla sınırlarımızı aştık diyebiliriz. Bu, olumlu bir gelişim. Biz şu anda komedi yapıyoruz ama gelecekte ekibimizden çıkacak oyunlar ne yöne evrilir bilemiyoruz. Tek bildiğimiz, kendi yazdığımız eserleri sahnelemek istediğimiz. Devlet ve Şehir Tiyatroları’nın edebiyat uyarlamaları da yeni neslin izlenmesi için gereklidir. 

Gazanfer Özcan’da oynuyor
‘Dur Bi Dakka’, 9 Aralık Cuma ve 10 Aralık Cumartesi akşamı mecidiyeköy’deki Tiyatro Karnaval Gönül Ülkü-Gazanfer Özcan Sahnesi’nde seyirciyle buluşacak. Saat 20.30’da başlayacak oyunun biletleri ise tam 30 TL, öğrenci: 20 TL.