'Titi'den 'Yaşar Abi'sine vefa

'Titi'den 'Yaşar Abi'sine vefa
'Titi'den 'Yaşar Abi'sine vefa
Dünya müziği starlarından Thierry 'Titi' Robin, Yaşar Kemal'in izini sürdüğü yeni albümü 'Gül Yaprakları'nda 'yerli malı' bir işe soyunuyor
Haber: ERAY AYTİMUR / Arşivi

‘Star’ sisteminin uzun yıllar boyunca işlemediği dünya müziğinin en hakiki ve kıdemli yıldızlarından biri Thierry ‘Titi’ Robin. Onun müziği farklı sesleri ve tarzları birbiriyle kaynaştırma isteğinin çok üstünde bir yerlere tekabül ediyor. Çok uzağa gitmeye gerek yok. ‘Titi’ yeni projesiyle de bu gerçeği teyit etti.
Yüzyılın en büyük yazarlarından biri olarak adlandırdığı Yaşar Kemal’in ‘Kalktık Horasan’dan Sökün Eyledik’ başlığını kerteriz alıp müziğini senelerdir besleyen kültüre vefa borcu olarak bir albüm kaydetti ‘Titi’; ismi ‘Gül Yaprakları’. Özgün besteleme tarzıyla Türkiyeli müzisyenlerin yorumunu harmanlandığı bu albümü, üzerinde büyük emeği olduğunu düşündüğü diğer iki ülke olan Hindistan ve Fas’ta da kaydettiği birer albümle birleştirip ‘Riverbands’ isimli bir üçleme olarak dünyaya sundu.
Hasan Yükselir’in sesi ve Özlem Özdil’in bağlaması “Gün yavaşça ağarıyor/ Derin bir uykudan uyanan bir genç kız gibi/ Bu gece düşümde (gördüm ki) Yunus Emre, Yaşar Kemal’i omuzundan tutmuş/ İki kardeş misali dünyayı geziyorlardı” dedikleri ‘Seher Vakti’ ile albümü açıyor. 

Türk, Kürt, Ermeni zurnası 
Yaşar Kemal’in romanlarının meşhur âşıklarına ithaf edilen enstrümantal ‘Memed ve Seyrane’ ise ‘Kali Gadji’, ‘Alezane’ ve ‘Un ciel de cuivre’ albümlerinde yer alan ‘Lovari’ ve ‘Ombre’ adındaki iki ayrı ezgiden oluşuyor. Parçayı ‘Hindi Lovari’ ismi ile Hindistan’da da kaydeden ‘Titi’nin Türkiye ’deki konuk müzisyenlerin getirdikleri ritmik ve melodik renkler bu eski besteye ikinci bir bahar yaşatıyor. Sözleri Karacaoğlan’a ait ‘Farımaz’ bu albümde Türkmen usulünde ve tamamen doğal bir şekilde kaydedilmiş. Hacminden büyük ses çıkaran Özlem Taner’in vokali ve Muammer Ketencoğlu’nun akordeonu ile can verdikleri parçada Hasan Yarımdünya doğaçlama yapıyor, tabii her zamanki kıvraklığında. Bu arada ‘Gelibolu’ya Dönüş’ isimli düet taksiminde buzuki yerine gitarını kuşanan ‘Titi’ ile klarnetin ‘Yarım Dünya Hasan’ı yine cayır cayır kapışıyor.
Titi’nin çok eski ve derin bir yakınlık hissettiği tasavvuf müziği ‘Can Nuru’nda ‘dile gelmiş. Ömer Hayyam’ın “İki gün var hiçbir zaman özlemini duymadığım : Henüz gelmemiş gün ve geçmişte kalan gün” sözü ise “At, Yılan ve Bülbül’de müziğe karışıyor.
‘Titi’nin 2005 tarihli ‘Ces vagues que l’amour soulève’ için bestelediği enstrümantal parça Özlem Özdil’in fark etmesi ve Gülay Hacer Toruk’un çevirisi ile ‘O Gül Yüzün’e dönüşmüş. 

‘Titi’nin seneler önce Romanya Çingenesi olan müzisyen arkadaşı Sandu Florea için bestelediği parçası artık ‘Florika’nın İstanbul Rüyası’ adını taşıyor. Türk, Kürt ve Ermeni zurnasından çok etkilenen sanatçının gitarla seslendirdiği ‘Lorin’e ise Cem Ekmen içli balabanıyla eşlik ediyor.Vakti zamanında, Gitans turnesi sırasında ‘Titi’yle tanışan ve albümdeki tüm çevirileri üstlenen Gülay Hacer Toruk Türkçe ve Fransızca’yı bir şiirde birleştiren ‘Lal’i seslendirmiş albümde.
‘Titi’ gerçekten bir vefa borcunun peşine düşmüş olmasa, bu albümü pek âlâ Fransa koşullarında kaydedip Türkiye pazarına lisanslama veya dağıtım yoluyla ulaştırabilirdi, ki bu da halihazırdaki fiyatın kat be kat sıçraması anlamına geliyor. O ise Türkiye’den aldığını Türkiye’ye fazlasıyla verme niyetinde samimi olduğu için tepeden tırnağa yerli malı bir işe soyundu. Tabii sevgili ‘Titi’ bu ülkedeki çoğunluğun ‘Gül Yaprakları’nı ithaf ettiği ‘Yaşar Abi’si, kaydettiği müzisyenler ve yapım ekibi gibi olmadığını bilse koşarak kaçmak isteyebilirdi, tıpkı bunu bilen bizler gibi.