'Titus bizim haykırışımız'

'Titus bizim haykırışımız'
'Titus bizim haykırışımız'

Semaver Kumpanya, ?Titus Andronicus?u lağım borularından oluşan karanlık bir dekorla sahneliyor.

Uluslararası İstanbul Tiyatro Festivali'nde bugün 'Shakespeare'in en kanlı oyunu' olarak bilinen 'Titus Andronicus' sahneleniyor. Yönetmen Işıl Kasapoğlu'na göre, bu oyundaki şiddet, sokaklarda yaşanan şiddetin yanında 'fındık, fıstık kalır'
Haber: GÖNÜL KOCA / Arşivi

İSTANBUL - Semaver Kumpanya dün başlayan 17. Uluslararası İstanbul Tiyatro Festivali’ne Shakespeare’in en kanlı oyunu olarak kabul edilen ‘Titus Andronicus’la katılıyor.
Bundan beş yüzyıl önce yazılan oyun Romalı general Titus Andronicus ile Gotlar Kraliçesi Tamora arasındaki intikam savaşı üzerinden, tüm devletlerin kendi çıkarları için neler yapabileceklerini ortaya koyuyor. Oyunun başından sonuna kadar onlarca karakter ölüyor, sahne kan gölüne dönüyor, ama tüm bunlar sanki yemek yemek kadar doğal bir eylemmiş gibi gerçekleştiriliyor. Tüm bu şiddetin kaynağıysa intikam. Ve intikam bulaşıcı bir hastalık gibi yayılıyor. Ne Titus’un ailesi ne de Roma halkı bu hastalıktan kaçamıyor.
Sinan Fişek oyunu ‘Beş Perdelik Manzum Maganda Faciası’ adıyla yıllar önce uyarlamış. “Çoktandır sahnelemek istiyordum, ama zamanının gelmesini bekledim” diyen Işıl Kasapoğlu, oyunun bugün daha anlamlı olduğu görüşünde. Çünkü “Büyük bir vahşet içinde yaşıyoruz. Şu sıralar, medylada da tamamen bu şiddetle çerçevelenmiş durumdayız. Şiddetin bizi ne kadar yorduğunun, ezdiğinin farkında olmayı bile bıraktık.”

Şiddete alıştık ve onu sevdik
Işıl Kasapoğlu’na göre işin en acı yanı da bu şiddet karşısındaki tavrımız. “Herkes bir şiddet uygulamaya başlıyor. Bazen o şiddet uygulayanları seviyor, ‘aferin iyi yaptı’ bile diyoruz. O zaman şiddet sıradanlaşıyor, meşrulaşıyor. Bu durum çok acıtıyor. Bu anlamda Titus bizim haykırışımız oldu.”
Shakespeare’in ilk trajedisi olan ‘Titus Andronicus’un yazım tarihinin 1590’lı yılların başı olduğu tahmin ediliyor. İlk basım tarihiyse 1594. Zorbalık ve şiddet içeren oyun, yazıldığı dönem pek tutulmamış. Ancak 20. yüzyıl sonlarında yeniden keşfedilerek sahnelerde görülmeye başlanmış. Birkaç sinema uyarlaması da var.
Oyunun yazıldığı dönem düşünüldüğünde bu kadar kan dökülmesi kimilerince normal bile karşılanıyor. Çünkü o dönem fiziksel şiddetin had safhada olduğu, egemenliğin fiziksel güce bağlı olduğu bir dönem. Ve oyunda her ne kadar fiziksel şiddet ön planda olsa da bunun arkasındaki siyasal, kültürel, sınıfsal ortam da vurgulanıyor. Oyunla ilgili günümüzdeki ortak fikirse, Shakespeare’in bu en kanlı oyununun hala geçerliliğini koruması. O zaman akıllara şu soru geliyor, ‘Neden günümüzde de şiddet bu kadar yaygın’. Oyunun yönetmeni Işıl Kasapoğlu şiddete alıştırıldığımız görüşünde:
“Titus’u çalışırken birden şunu fark ettim; oyundaki ölümler günümüzde çok hafif kalıyor. İnsanlar, ‘Çok kan var, herkes ölüyor’ dese de şu yaşadığımız güne oranla fındık fıstık kalıyor. Sokakta daha fazlası var. Hepimiz aynı olmaya başladık. Kimimiz Hrand’ı sırtından vuruyor, kimimiz sokak ortasında bıçaklıyoruz ya da gidip bir milletvekiline yumruk atıyoruz. O yüzden tiyatro hiçbir zaman gerçeği aşamıyor.”
Kasapoğlu’nun rejisinin en önemli özelliğiyse oyuna getirdiği görsel yorum. Sahnede kanalizasyon borularıyla bir yeraltı dünyası yaratılmış. Sahne kirlenmiş, pislenmiş kanalizasyon borularıyla çevrelenerek, boş alanlara da çeşitli makine ve maden parçaları serpiştirilmiş. Müzik de oyunun konusuna ve dekora uygun, çok sert... Müzikleri Alper Maral imzası taşıyan oyunun dekor ve ışık tasarımı Cem Yılmazer’e, kostüm tasarımı ise Tomris Kuzu’ya ait.
Semaver Kumpanya oyuncularının oynadığı ‘Titus Andronicus’ , bugün 20.30’da, 15 Mayıs Cumartesi ise 18.30’da Kocamustafapaşa Semaver Çevre Tiyatrosu’nda izlenebilir. 0212 585 59 35


    ETİKETLER:

    Roma