Tiyatro mühürlendi oyuncular koruma istedi

Vakit Gazetesi tarafından kutsal değerlere hakaret edildiği iddia edilerek hedef gösterilen Yala Ama Yutma oyununun sahnelendiği Kumbaracı 50, Beyoğlu Belediyesi tarafından mühürlendi. Oyunda yer alan sanatçılar valilik ve emniyete başvurarak koruma talep etti.Tiyatro Eleştirmenleri Birliği (IATC) Türkiye Merkezi Başkanı Üstün Akmen: Bu mühür, tiyatroya balyoz indirilmesiyle, buldozer saldırısıyla eş değerdir. "Yala, ama Yutma" başlıklı tiyatro oyununun gösterimi böylece engellenmiştir, ancak asla ve asla yalanıp yutulacak bir olay değildir.



'YALA AMA YUTMA' VAKİT'İN HEDEFİ OLDU


Yazar Özen Yula’nın kaleme aldığı, Ayça Damgacı, Cem Yanılmaz, Nebil Sayın ve Can Anar’ın rol aldığı Yala Ama Yutma ile ilgili Vakit Gazetesi’nin başlattığı kampanya oyunun sahnelendiği Kumbaracı 50 sahnesinin mühürlenmesiyle sonuçlandı. Oyun ekibi tehdit içeren yorumlar nedeniyle valilik ve emniyete başvurarak koruma talep etti.
Vakit Gazetesi, yeryüzüne bir porno yıldızının bedeninde düşen meleğin hikâyesini anlatan ‘Yala Ama Yutma!” oyununu 2 Şubat tarihinde “Ahlaksız Oyun‘dan tahrik dolu mesajlar” başlığıyla haber yapmış ve “Sağduyulu Müslümanlar, ahlaksız tiyatronun oynanmadan kaldırılmasını istiyor” diye yazmıştı.
Haber sonrasında gazetenin internet sitesinde yer alan okur yorumları da ayrıca haberleştirilerek; “Elimize sopaları alıp salonu mu basalım? Bunlar denli densiz ve dinsiz oldukları için cezalarını biz mi verelim? Nerede seçilen ve atanan sorumlular?” gibi yorumlara yer verilmişti.
Oyunun prodüktörü Aslı Atasoy yapılan tahriklere karşı koruma talep ettikleri gün Beyoğlu Belediyesi’ne bağlı zabıta ekiplerinin özel emirle gelerek tiyatroyu kapattıklarını belirtip, “Oyun Kumbaracı 50’nin oyunu gibi lanse edildi ama oyun bize ait. Biz de bağımsız bir grubuz, sadece bu proje için bir araya geldik. Kumbaracı 50 bize sahnesini açmış aydınlık bir yer. Ekip olarak biz orada sadece misafiriz” dedi.
Ayrıca kuruma karşı bir mahalle baskısı yapılmaya çalışıldığını da belirten Atasoy sahneledikleri eserin tanıtıldığı gibi bir oyun olmadığını da vurguladı ve ekledi: ”Oyun metaforik olarak bir meleğin dünyaya gelip sınanmasıyla ilgili. Oyunda pornografik herhangi bir içerik yok. Hatta pek çok insan için hâlâ anlamlı olan sosyal adaletsizlik, küresel ısınma, eğitimsizlik, açlık ve savaşlarla ilgili eleştirel metinler var. Yani Yala Ama Yutma daha iyi bir dünya için yapılmış bir oyun.”

Küçük Fantezi

Yala Ama Yutma! (Küçük Fantezi) çağdaş tiyatronun Türkiye’deki en önemli yazarlarından, oyunlarıyla birçok ödül kazanmış Özen Yula’nın yeni bir oyunu. 2008 yılında Mitos Yayınları tarafından basılan İtiraz Oyunları kitabındaki Yala Ama Yutma isimli oyun aslında “kabullenmenin, susmanın erdem sayıldığı topraklarda tam da buraya ait demir leblebi, ağır lokma, çetin ceviz ve susmayı kabullenmeyen bir eser”.
Kurala göre yüzyılda bir “sınanma”dan geçmek için yeryüzüne gönderilen bir melek, yirmi dört saat içinde en azından bir insanı “iyilik adına” yola getirmelidir. Başarırsa yeniden yüz yıllığına melek olarak devam edecektir; eğer başarısız olursa dünyada insan olarak kalacak ve eceliyle ölecektir. İşte bu sınanmaya tabi tutulan oyunun başkahramanı Melek, kendini Türkiye’de bir porno film setinde, oyuncu Leyla’nın bedeninde buluverir? (Hürriyet) 

'TİYATRO SAHNESİNİN MÜHÜRLENMESİ ASLA YALANIP YUTULACAK BİR OLAY DEĞİLDİR'


Tiyatro Eleştirmenleri Birliği (IATC) Türkiye Merkezi Başkanı Üstün Akmen, Vakit Gazetesi'nin hedef gösterdiği "Yala ama Yutma" oyununun sahneleneceği Kumbaracı50 tiyatrosunun Beyoğlu Belediyesi'nce mühürlenmesini eleştirdi...

Üstün Amken imzasıyla yapılan açıklama şöyle:

Daha önce çeşitli kişi ve kurumları okurlarına hedef göstererek provokasyona teşvik eden Vakit gazetesi, bu kere de Beyoğlu’ndaki Kumbaracı 50 tiyatrosunda sahnelenecek olan Özen Yula’nın oyunu “Yala ama Yutma”yı hedef göstermiş ve bilindiği gibi UNESCO’nun sivil toplum kuruluşlarının başında yer alan Uluslararası Tiyatro Eleştirmenleri Birliği’nin (IATC) Türkiye Merkezi’nce protesto edilmişti. Protestomuz çerçevesinde hukukçularımızı, siyasetçilerimizi, sanatçılarımızı da göreve çağırdığımız hiç kuşkum yok ki anımsanacaktır.
Bu kere, oyunla ve oyunu sahneleyen toplulukla hiç bir organik bağı olmayan bu oyunun sahneleneceği Kumbaracı50 sahnesinin mühürlendiği haberiyle sarsıldık. Gerekçe, binadaki eksiklikler olarak gösterilmiş. İyi de, ey Beyoğlu Belediyesi yetkilileri, aylardır aklınız neredeydi? Bu işin içinde “Yala, ama Yutma”nın olduğu Beyoğlu Belediyesi’nin de inkâr edemeyeceği açık bir gerçektir. Kamuoyunu uyarıyorum: Bakınız Türkiye nereye çekilmek isteniyor. Bakınız Türk tiyatrosuna ve tiyatrocusuna neler çektiriliyor. Bir eser daha sahnelenmeden “ahlaksız” olarak nitelendiriliyor ve “din elden gidiyor”, “istemezük” çığlıkları atılarak işte böyle engelleniyor.
Gerçek şudur ki, bu mühürleme olayı, aslında geçtiğimiz temmuz ayında Topkapı Sarayı’ndaki İdil Biret konseri öncesi “mini etekli kızların servis ettiği şarapları içecekler” tevatürünü yayarak konserin provoke edilmesinin bu kere de Kumbaracı50’de tekrarlanmaması için basiretsiz yönetimin aldığı tedbirden başka bir şey değildir. Bu mühür, tiyatroya balyoz indirilmesiyle, buldozer saldırısıyla eş değerdir. “Yala, ama Yutma” başlıklı tiyatro oyununun gösterimi böylece engellenmiştir, ancak asla ve asla yalanıp yutulacak bir olay değildir.