Tomris Giritlioğlu: Adını bile duymayan nesle Deniz Gezmiş'i anlattık

Tomris Giritlioğlu: Adını bile duymayan nesle Deniz Gezmiş'i anlattık
Tomris Giritlioğlu: Adını bile duymayan nesle Deniz Gezmiş'i anlattık
Ranini.tv yazarı Ranini, Hatırla Sevgili dizisinin yıldönümünde Tomris Giritlioğlu'yla görüştü. "Deniz Gezmiş'in adını bile duymayan nesle önemli şeyler kattık" diyen Giritoğlu, dizinin yayından kaldırılmasının bir hata olduğunu da belirtti.

Başrollerini Beren Saat, Cansel Elçin ve Okan Yalabık'ın paylaştığı, Türkiye 'nin yakın tarihindeki siyasi çalkantıları anlatan Hatırla Sevgili, 7 Kasım 2006'da gösterime girmişti. Yalnızca 3 sezon devam edebilen dizi, daha önce kimsenin anlatmadığı olaylara dikkat çekmiş, özellikle Deniz Gezmiş'in idam sahnesi çok konuşulmuştu.

Projenin tasarımcısı ve oyuncu seçimini de yapan Tomris Giritlioğlu, Ranini.tv yazarı Ranini'yle görüştü ve dizinin yayından kaldırılması kararından, Deniz Gezmiş'in olduğu o sahnelere kadar pek çok ayrıntıya değindi. İşte o röportaj...

7 Kasım Hatırla Sevgili’nin ilk yayına çıktığı gün. Biz de ranini.tv olarak o günün yıldönümünü ve sekizinci yaşını kutlamak istiyoruz. Siz Hatırla Sevgili ile ilgili hiç konuşmuyorsunuz…

Evet, doğrudan Hatırla Sevgili ile ilgili röportaj yapmadım daha önce hiç… Yazarı Nilgün (Öneş) olduğu için röportajları onun yapmasını daha doğru buldum. Bir de ben çok mahcup karakterde biriyimdir, aslında buna biraz tüymek de denilebilir. Ama Hatırla Sevgili’nin hepimizin hayatında çok özel bir yeri var. Sekiz yıl sonra bir dizinin bu şekilde yıldönümünün kutlanmasından dolayı çok duygulandım, çok teşekkür ederim. Bence şu an televizyon o kadar kirli bir ortamda ki, bu çok örnek bir davranış. Çünkü artık televizyonda kalite ve nitelikten öte, hep kendimizi sakındığımız işler yapıyoruz. Bu da hiç bana göre bir şey değil.



Hatırla Sevgili nasıl doğdu?

Hatırla Sevgili benim bir Türk Filmi’nden esinlenmemle doğdu. Nilgün’e üç farklı baba üzerinden darbe dönemini anlatabileceğimiz bir hikaye yapalım dedim. Bir baba, Yassıada Hakimler Kurulu’nda, biri de tutuklu bir Demokrat Parti’li olsun dedim sadece. Tüm hikayeyi Nilgün ve çalıştığı yazarlar oluşturdu. Nilgün benim çok takdir ettiğim ve sevdiğim bir yazardır. Hem ben, hem Nilgün siyasi fikirlere sahip bir gençlikten geldiğimiz için, başından sonuna kadar çok büyük bir heyecanla bu projeyi yaptık. Ama asıl Hatırla Sevgili’nin kahramanı Kenan Tekdağ’dır. O zaman ATV’nin Medya Grup Başkanı'ydı ve çok büyük bir destek verdi, o olmasaydı Hatırla Sevgili olmazdı. Tabiî ki her proje tasarımında olduğu gibi cast seçimi, müzikler, montaj gibi her aşamasında vardım. Bizim ekiple birçok iyi iş yaptık ama Hatırla Sevgili montajda her karesiyle defalarca uğraşıp günlerce sabahlamama rağmen, bölüm yayınlandığında da aynı heyecanla izlediğim, bazen ağladığım tek projedir. Unutamayacağım sahnelerin olduğu bir dizidir Hatırla Sevgili. Keşke hep öyle diziler yapabilsek…

Biraz erken miydi acaba Hatırla Sevgili?

Aslında tam zamanıydı...

Şu an yeniden yapılabilir mi?

Yapılabilir, ama şu an darbeler ve o dönemi anlatmaktan daha önemli anlatılacaklar var. Özellikle ülke son 15 yıldır bir değişim yaşıyor, bunu anlatabilmeyi çok isterdim. Mesela Bu Kalp Seni Unutur mu’yu 80’lerden 2000’lere gelecek şekilde Hatırla Sevgili’nin devamı olarak kurgulamıştık. Ekibimiz ve yazarımız hemen hemen aynıydı. Bu Kalp Seni Unutur mu Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanlığı Köşkü’ne girişiyle final yapacaktı. Bunu çok önemli buluyordum. Ancak olmadı. O dönem, Bu Kalp Seni Unutur mu’nun dördüncü bölümünü Diyarbakır cezaevinde çekiyorduk. Genel Kurmay; Kahraman Türk Ordusu’nun bir mensubunun dizide bir işkenceci olarak gösterildiğine dair bir bildiri yayınladı, arkasından mahkemeler geldi. O noktadan itibaren de yapımcısı olan firma olarak para alamadık ve sonrasında ancak 17. Bölüme kadar dayanabildik. O diziyi tamamlayamamak benim çok büyük acılarımdan biridir. Yarıda bırakmış olmaya çok uzun bir süre dayanamadım ve bu duyguya katlanamadım.

Çok izlenen ve ticari olarak da başarılı bir diziyi niye bitirdiniz?

Evet, Sis Yapım devam etmeme kararı aldı ama ben bugün bakınca bitirme kararının hata olduğunu düşünüyorum. Hatırla Sevgili iki sezon sürdü ve kanal üçüncü yıla uzatmamız için çok ısrar etti. Biz de Hatırla Sevgili’deki oyuncular çok genç olduğu için, onları daha da yaşlandırmak çok zor olacağından, bu hikayenin devamını başka oyuncularla çekmek zorundayız dedik. Ama bazen keşke bir 13 bölüm daha yapıp sonra Bu Kalp Seni Unutur Mu’ya geçseydik diye düşündüğüm de oluyor.

Hatırla Sevgili aslında içinde duran herkes için bir tür okul gibi olmuş. Seyirciye katkısı nasıl oldu sizce?

Hatırla Sevgili’nin şöyle temel bir işlevi de oldu. Dizinin sonrasında büyük genç bir seyirci kitlesi tarih ve ülkelerinin geçmişiyle daha çok ilgilendi. Hatırla Sevgili, üniversite söyleşilerinde büyük ilgi görüyordu ve üniversitelerin hemen hepsinden ödül aldı. Deniz Gezmiş’in adını duymamış bir gençliğe çok önemli şeyler anlattık biz.



Hatırla Sevgili’de en unutamadığınız sahneler hangisi?

Hepsi... O kadar çok var ki! Hatırla Sevgili deyince bir çırpıda söyleyebileceğim; Deniz Gezmiş’in idama giderken seyirciye dönüp, eyvallah demesi... Şimdi anlatırken bir daha ağlayabilirim. Laçin‘in oynadığı hala Ziverbey Köşkü’nde günlerce gözü kapalı işkence görür. Kocası ölür ve onu bir odaya alırlar, bir gazete vardır, bir masa, bir sandalye ve gözlerini ilk kez açarlar. Ve orada gazetede kocasının ölüm haberini görür. (Ağlıyoruz) Bu her türlü fiziksel işkenceden daha ağır bir işkencedir ve harika yazılmış bir sahnedir. O kadar çok ki! Adnan Menderes’in giderken hayali bir kalabalık sesi duyması, ama dönüp baktığında hiç kimsenin olmaması. Yaşı büyütülerek katledilen gençler… Hatırla Sevgili bana bütünüyle çok etkileyici geliyor, çok seviyordum. Gerçekten çok duyarlı sahneler vardı. Çok güçlü de bir aşk üçgeni vardı. Şimdi de çok aşk üçgeni yapılıyor ama Beren, Okan, Cansel arasındaki aşkın tadı çok başkaydı. O yüzden Hatırla Sevgili’de emeği geçen ekibin hepsine, böyle bir keyfi hem seyirciye hem de biz yaratıcılarına yaşattıkları için çok minnettarım.

Yazının tamamını ulaşmak için buraya tıklayınız