Tozlu makamlar gün ışığında

18. yüzyıl Osmanlı müziğinin en önemli bestecilerinden Dimitri Kantemir'in içinde kendi icadı olan nota yazılarının da yer aldığı 'Kitabu İlmi'l Musiki Ala Vechi'l Hurufat' adlı kitabı Prof. Yalçın Tura tarafından Osmanlıcadan Türkçeye çevirildi.
Haber: HÜSEYİN ÖZKILIÇ / Arşivi

İSTANBUL - 18. yüzyıl Osmanlı müziğinin en önemli bestecilerinden Dimitri Kantemir'in içinde kendi icadı olan nota yazılarının da yer aldığı 'Kitabu İlmi'l Musiki Ala Vechi'l Hurufat' adlı kitabı Prof. Yalçın Tura tarafından Osmanlıcadan Türkçeye çevirildi. Kitap ve iki CD'den oluşan 'Kantemiroğlu Edvarından' adlı albümün tanıtımı
ise geçtiğimiz günlerde yapıldı. Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık'ın desteğiyle gerçekleşen proje, elimizde yeterince belge bulunmayan o devrin müziği hakkında bilgi sahibi olmamız açısından oldukça önemli.
Alanlarının önde gelen isimleri
Bestecinin kitabından alınan bütün saz eserleri, 'Kantemir Topluluğu' tarafından icra edilmiş. Salih Bilgin (ney), Doç.Şehvar Beşiroğlu (kanun), Cengiz Onural (rebab), Hüseyin Tuncel (ritim) ve Murat Aydemir (tambur) dan oluşan topluluk, çalışmalarını uzun zamandır sürdürüyor. Zaten hepsi kendi sahalarının önde gelen isimleri olan Kantemir Topluluğu sanatçıları bu çalışmada, 'bir performans gösterisi'ni değil, Kantemir'in edvarındaki saz eserlerini
sağlıklı bir şekilde icra etmeyi hedeflemişler.
İlk CD'de besteci Kantemir'e ait sekiz peşrev bulunuyor. Uşşak-Aşiran, Buselik-Aşiran, Büzürk, Bestenigâr, Sipihr gibi birçok unutulmaya yüz tutmuş makamdaki peşrevler farklı yapılarıyla bizleri heyecanlandırdı. Gerek ezgi yapılarındaki, gerekse usullerdeki (ritim) değişiklikleri fark etmekte zorlanmadık. 19. ve 20. yüzyıl saz eserlerinin yapılarından oldukça farklı bir yapı çıktı karşımıza. Sıkça tekrarlanan melodi grupları, uzun süren senkoplu bölümler belli ki icracıları da şaşırtmış.
"Satırlar boyu süren senkop bölümleri vardı ve en ufak bir hata kayıtları baştan yapmamıza neden olacaktı, çok dikkatli olmak zorundaydık" diyor tamburi Murat Aydemir.
İkinci CD Kantemir'in edvarındaki diğer bestecilerin eserlerinden oluşuyor. Sultan Korkut'un Kürdi Peşrevi, Solakzade'nin Nikriz makamındaki Peşrevi, Acemlerin Pençgâh Peşrevi ve Sünbüle Semai gerçek birer sanat abidelsi olarak karşımızda.
Kantemiroğlu Edvarı gibi kültür miraslarımızın sanat hayatına kazandırılması müziğimizin karanlıkta kalmış noktalarını aydınlatma açısından çok önemli. Kitapta yer verilen notaların az bir kısmının seslendirilmesi bile klasik Türk müziğinin geleceği konusunda bizleri umutlandırıyor.
Böylesi zor bir işin üstesinden yalnızca Yalçın Tura gelebilirdi diye düşünüyoruz. Ülkemizin yetiştirdiği en değerli müzikçilerden olan YalçınTura ve onun öğrencilerinden oluşan Kantemir Topluluğu'nu kutluyor, bu çalışmanın devamı niteliğindeki yeni çalışmalarını dört gözle bekliyoruz.
***
Musikimizin voyvodası
Dimitri Kantemir 1673'te dünyaya geldi. Küçük yaştan itibaren müzik dersleri almaya başladı. Müzikteki yeteneği kısa zamanda fark edilen Kantemir, babası tarafından daha iyi bir eğitim alması için 1687 yılında
İstanbul'a gönderildi. Burada Türkçe, Arapça ve Farsçayı öğrendi.
Osmanlı müziğini araştırma ve öğrenme şansını yakaladı. Daha sonra kendisini meşhur yapan 'Kitabu İlmi'l-Musiki Ala Vechi'l Hurufat' adlı eserini yazdı. 1710 yılında Osmanlı yönetimi tarafından Eflak-Boğdan eyaletlerine voyvoda olarak atanan Prens Dimitri Kantemir, bir sene sonra 1711'de Çar Deli Petro'yla anlaşıp Prut Savaşında Rus tarafında yer aldı.
Rusların yenilmesiyle bu ülkeye sığınan prens ömrünün geri kalan yıllarını muhtelif bölgelerde geçirdi. Dimitri Kantemir 21 Ağustos 1723'te öldü. Kendi icadı olan nota yazısıyla yazdığı eserler müzik tarihi açısından büyük önem taşıyor. Birçok saz eseri bestelemiştir. Rast, Uşşak-Aşiran, Buselik ve Bestenigâr makamlarındaki peşrevleri eserlerinden bazılarıdır.