'Tüm prosedür hukuka uygun'

'Tüm prosedür hukuka uygun'
'Tüm prosedür hukuka uygun'

Fatih Kesgün, 14 Nisan 2010 da İKSV deki toplantıda Emek Sineması nın yukarı taşınmasını öngören projeyi anlatmıştı.

Projenin mimarı Fatih Kesgün, İTÜ raporunun anıldığı kararın avan proje için değil restorasyon projesinin onayına ilişkin olduğunu belirtiyor
Haber: TUBA PARLAK / İstanbul-HDN / Arşivi

Mim Yapı Mimarlık’tan projenin mimarı Fatih Kesgün ise Emek Sineması ve Serkildoryan’ın restorasyonuna dair projeleriyle ilgili Mimarlar Odası’nın iddialarını da cevapladı.
Kesgün süreci şöyle anlattı: “Biz 10 Şubat 2010’da raporlarımızı, röleve ve restitüsyon projelerimizi kurula sevk ettik. 5 Mart’ta onaylandı. Daha ortada proje yok. 8 Mart’ta İTÜ’deki hocamız Kutgün Eyüpgiller’den bir rapor talep ettik. Bu tamamen bizim talep ettiğimiz dolayısıyla da para karşılığı aldığımız bir rapordu. Kurul kararını etkileyecek bir durumu yoktu.”
Raporun tarihinin avan projenin onay tarihinden erken olmasının bir usulsüzlük olmadığını belirten Kesgün, bu raporun zaten avan proje için alınmadığını söyledi: “Bu raporu aldıktan sonra Kutgün hocamızdan restorasyon projesine danışmanlık yapmasını istedik. Yani söylendiği gibi kendisi avan projenin değil restorasyon projesinin danışmanı.”
İTÜ raporunun anıldığı kurul kararının ise restorasyon projesinin onayına ilişkin karar olduğunu açıklayan Kesgün, “Bakanımız (Ertuğrul Günay) da iki projeyi ve kurul kararını karıştırmış olacak ki avan projenin bu rapora binaen onaylandığını söylemiş” dedi. Kesgün dava konusu kurul kararının bu karar olmadığını da ekleyerek “Mimarlar Odası’nın neden bu karara dava açmadığını soruşturun” dedi.
Görüşlerine başvurduğumuz Mimarlar Odası avukatı Can Atalay ise avan projenin iptal olması halinde ona dayanarak hazırlanan restorasyon projesi de iptal olacağı için, detaylarda kaybolmamak adına doğrudan avan projeye dava açılmasını yeterli gördüklerini söyledi.
Yine Mimarlar Odası’nın Emekli Sandığı ve Kamer İnşaat arasında 1993 yılında imzalanan kiralama protokolünün zorunlu eki olarak bahsedilen ve zamanında mahkeme kararıyla iptal edilen mimari projeye rağmen, 2009’da hâlâ aynı protokol gerekçe gösterilerek başka bir proje hazırlanıp kurula sunulamayacağı iddiası için de Kesgün bunun Can Atalay tarafından mahkemeye de yazıldığını ancak mahkemenin bunu davanın konusu dahi etmeden reddettiğini belirtti. Can Atalay ise mahkemenin henüz bunu tartışmadığını dolayısıyla herhangi bir hüküm de vermemiş olduğunu söyledi.
Fatih Kesgün dört saati aşkın toplantının sonunda ‘moving’ yöntemini nasıl uygulayacaklarını da detaylı bir biçimde anlattı. Yöntem her bir bezemenin el yordamıyla yerinden sökülüp kalıpları çıkartıldıktan sonra özel makara sistemleri ve bir hidrolik asansörle yukarıya taşınması esasına dayanıyor. Bezemelere zarar gelmemesi için tutucu kollarla bezemelerin arasına talaş dolu torbalar yerleştiriliyor. Bir aksilik ve düşmeye karşı bezemelerin kalıplarının alındığını söyleyen Kesgün kırılan bir parçanın birebir aynısının yapılabileceğini söylüyor.