Turing'in hazineleri satılıyor

Turing'in hazineleri satılıyor
Turing'in hazineleri satılıyor
Bir dönemin efsanevi kültür kurumu Turing'in eski resim ve gravürleri Pazar günü Eskidji Müzayede tarafından satılıyor
Haber: CEM ERCİYES / Arşivi

Bir dönem Türkiye ’de kültürel mirasa ve özellikle İstanbul ’a katkılarıyla tanınan Turin, elindeki görkemli koleksiyonu bu pazar bir müzayede ile satıyor. Satışa çıkacak 280 parça sanat eseri arasında Halil Paşa resmi de var, Melling gravürleri de. Müzayedeyi düzenleyen Eskidji, 2 milyon liranın üzerinde muhammen bedel belirlemiş durumda. Ayrıca büyük boy Halil Paşa resminin de tek başına buna yakın bir fiyata satılması bekleniyor.
Kısaca Turing olarak bilinen Türkiye Turing ve Otomobil Kurumu, Cumhuriyet’in ilk yıllarında turizme destek vermesi için kurulmuştu. Uluslararası triptik belgesi vermesi imtiyazı sayesinde büyük gelir sahibi olan kurum, Çelik Gülersoy’un yönetimi sırasında tarihi yapılara da sahip çıkmış, eski İstanbul’a dair çok sayıda yapıyı restore edip, turistik tesis olarak işletmişti. Bu arada çeşitli vesilelerle koleksiyonuna kattığı çok değerli eski eserler, resimler, gravürler bu tesislerin duvarlarını süslüyordu. Şimdi Turing, bu tesislerle birlikte duvarlarındaki koleksiyonu da elden çıkartıyor.
Pazar günü (26. Ekim) saat 14.00’de Marriott Hotel’de gerçekleşecek müzayedenin simgesi bir Halil Paşa başyapıtı, Sultan Abdülmecid Portresi. 226x140 cm boyutlarındaki bu büyük resim 1.5 milyon lira başlangıç fiyatıyla satışa sunulacak.

Halil Paşa'nın Sultan Abdülmecid tablosu

Müzayedede Melling’in İstanbul’u anlatan ünlü gravürlerinden çok sayıda örnek 800 ile 1200 TL arası değişen fiyatlarla, Ayasofya’nın 19. Yüzyıldaki restorasyonunda görev alan G. Fossati’nin bu görkemli camiyi gösteren gravürleri 500-750 lira arası fiyatlarla, yine eski İstanbul hayatını anlatan Peetermans, Preziosi gravürleri, Naci Kalmukoğlu, Nazlı Ecevit, Hüseyin Cahit Derman, Mehmet Ali Laga, Azarian, Givanian tabloları satışa çıkacak.
Konuyla ilgili konuştuğumuz Turing Envanter ve Kütüphane Müdürü Tülay Taşdemir, amaçlarının gelir elde etmekten çok, eserleri ilgilenenlere devretmek olduğunu anlattı. Taşdemir’in verdiği bilgiye göre Turing, sahibi olduğu tarihi yapıları artık kendisi işletmeyecek. Tesisler kiraya verildi, yeni kiracı tekrar bir restorasyona ve ‘konsept değişikliğine’ gidince duvarları süsleyen bu eserler de açığa çıktı. Taşdemir, “Bu eserleri depolara kaldırıp çürümeye terk etmektense kıymetini bilecek kişilere ulaşmasını istedik” diyor.
Söz konusu turistik işletmeler, Sultanahmet’teki Yeşil ev, Konuk evi, Soğukçeşme Sokağındaki Ayasofya Konakları ve Roma Sarnıcı.

G. Fossati
Melling


TURİNG NEYDİ ŞİMDİ NE YAPIYOR?
Türkiye Turing ve Otomobil Kurumu 1923'de, Mustafa Kemal Paşa’nın talimaıyla kuruldu. İlk başkanı edebiyatçı, tarihçi ve diplomat Reşit Saffet Atabinen’di. Kurum özellikle tanıtım turizm alanlarında çalıştı, Türkiye'nin ilk afişleri, turistik rehberleri, karayolu haritalarını bastı, dil kurslarını açtı.
Reşit Saffet Atabinen, 42 yıllık yönetimden sonra 1965 yılında ölünce yerine yıllardır kurum için çalışan hukukçu Çelik Gülersoy geçti. 1971’de triptik imtiyazını alan Turing, Türkiye’ye giriş çıkış yapan araçlara verdiği bu belgeyle büyük bir gelirin sahibi oldu. Çelik Gülersoy bu kaynağı İstanbul’un kültürel mirasına yönlendirip bir efsaneye dönüştü. 1979’da İstanbul Belediyesi ile parklar ve köşklerin imarı, ıslahı ve işletmesi konusunda bir protokol yapıldı. Böylece uzunca bir süre Yıldız ve Emirgan parkları ile Çamlıca tepesindeki tesisleri, Hıdiv Kasrı’nı Turing işletti. Bolu Koru Otel’den Sultanahmet’teki tarihi köşk ve evlere pek çok otel ve tesisin sahibi ve işletmecisi oldu. 1990’da gümrüklerden giriş rejiminin değişip triptik zorunluluğunun kalkmasıyla kurumun gelirleri de azaldı. 1994’de belediyeyle sözleşme sona erdi. Zamanla turistik tesislerini bırakan kurum, Sultanahmet’teki son mülklerini de kiraya veriyor.
Bugüne kadar çok sayıda kitap da basan Turing, bir dergi çıkartmayı ve Levent’teki binasında kültürel toplantılar, dinletiler düzenlemeyi sürdürüyor. Kurumun önemli bir İstanbul Kitaplığı da var.
Tabii bu zengin ve güçlü dernek, Çelik Gülersoy’un 2003’deki ölümünden sonra da çeşitli tartışmaların kaynağı oldu. Yolsuzluk soruşturmaları, dernek yönetimini ele geçirme tartışmaları arasında bir dönem kayyumlar tarafından yönetildi. Şimdi derneğin başkanı Ak Parti’den belediye meclis üyeliği de yapan Bülent Katkak