Türk filmleri Amerikan internet pazarında

Seattle'da kurulu TurkishFilmChannel, internet üzerinden Türk filmlerini Amerika'da pazarlamaya başladı.

Türk filmlerini bir araya getirip bütün dünyada internet üzerinden ulaşılabilir kılmayı amaçlayan TurkishfilmChannel, Amerika’da Türk filmlerini Amazon VideoOnDemand, The Auteurs üzerinden izleyicilere ulaştırıyor.

TurkishFilmChannel’i kuran Asi Film Yapım Yöneticisi ve Hissedarı, Bağımsız Sinema Yapımcısı Serdal Doğan, Microsoft’taki bir yakınıyla yaptıkları sohbette, Amerika’da internette film pazarının geliştiğini ve 2,5-3 milyar dolarlık bir büyüklüğe ulaştığını öğrendiğini, bunun üzerine 2006 yılında pazar araştırmasına başladıklarını anlattı.

Büyük internet kanalları ile görüşmeler yaptıklarını ve onlardan aldıkları yorumlarda Amerika’da Türk sineması ile çok ilgilendiklerini gördüklerini ifade eden Doğan, "Orada TurkisFilmChannel diye bir site kurduk, bu sitede filmlerimizin tanıtımını yapıyoruz. TurkishFilmChannel, Amerika’da Türk filmlerini izlemek isteyenleri anlaşma yaptığımız AmazonVideoOnDemand ve Auteurs adlı iki internet sitesine yönlendiriyor. Bu siteler çoğalarak devam edecek. Tüm dünya haklarını aldık ama şu an sadece Amerika’da izlenmesine izin veriyoruz" dedi.

Doğan, bu yıl Japonya ve Güney Kore’ye de Türk filmlerini götürmeyi düşündüklerini, şu anda görüşme halinde olduklarını kaydetti.

Amerika’da Türk filmlerini pazarlamaya iki ay önce başladıklarını söyleyen Serdal Doğan, TurkishFilmChannel’de Türkiye’den 14 film bulunduğunu, yakında ekleyecekleri Yılmaz Güney filmleriyle bunun 20’ye çıkacağını, yıl sonuna kadar da toplam 50 filme ulaşmayı hedeflediklerini kaydetti.

Amerika’da büyük internet sitelerinin film bölümlerinden tüketicilerin kredi kartı ile üye olarak istedikleri filmleri 90 saniye içinde indirip seyredebildiğini ifade eden Doğan, "Oradaki internet sitesinde, Türk sinemasından veya girdiğiniz sinemadan filmi satın alıyorsunuz veya kiralayabiliyorsunuz. Satın almada film, sizin hard diskinize indiriliyor ve özel teknoloji sayesinde sadece bir tane CD yapma, DVD yapma hakkına sahip oluyorsunuz" diye konuştu.

Türk sinemasının bu şekilde dünya sinemasının kalbine ve hiç ulaşamadığı bir kitleye ulaşacağını söyleyen Doğan, bir sitede ortalama 7-8 bin film bulunduğunu, bu filmler konularına, ödüllerine, yönetmenlerine göre kategorilerine ayrıldığından izleyicinin cazip bulduğu kategoriye göre Türk filmlerinin her an izlenme şansı olduğunu kaydetti.

Doğan, "Bu sitelerde gösterilen bir Amerikan filminde yapımcı aylık ortalama 500 dolar ile 5 bin dolar civarında gelir sağlıyor. Düzenli geliri olmayan Türkiye’deki sinema şirketlerine bu yolla sabit gelir hedefliyoruz" dedi.

"Kaynağından Türkiye’de korsanı kurutmuş olacağız"

Amerika’da Türk filmlerine talep olduğunu ancak insanların bu talebe ulaşamadıklarını belirten Doğan, "Bu şekilde birincisi hiç ulaşılamayan bir sinema kitlesine ulaşıyorsunuz. İkincisi, hiç para kazanamayan filmin emekçilerine, yapımcı kitlesine para kazandırmış oluyorsunuz. En büyük özelliği de korsanla mücadele ediyorsunuz" dedi.

Serdal Doğan, şunları kaydetti:

"Korsan yayınlar Amerika menşeli link alınarak yapılıyor. Şirketlerin savunmaları, ’ben link satıyorum, içeriğine karışamam’ oluyordu. Biz direk işin kaynağında, Amerika’da ’Filmpot’ diye şirket, hukuk bürosu kurduk, bizdeki filmlerle ilgili olarak ’şu şu siteler korsan gösteriyor’ diyeceğiz, oradaki avukatımız aracılığıyla devreye girerek bu siteleri mahkemeye vereceğiz. Zaten ’Bizi zarara uğratıyorsun, linki kapatacaksın’ dediğimizde hemen kapatıyorlar. Böylece kaynağından Türkiye’de korsanı kurutmuş olacağız. Bizimle anlaşan şirketlerin en büyük karı o olacak. Türkiye’de korsan izlenenleri de engellemiş olacağız. Çünkü onun kaynağı Amerika’da, Amerika’daki sunuculardan alıyorlar.

"Kaynağından müdahale ettiğimiz için sistem çok hızlı kapatıyor."

Amerika’da yaklaşık 3 bin-3 bin 500 sinema salonunun dünya sinemasından bağımsız filmler getirtip seyirciyle buluşturduğuna dikkati çeken Doğan, Amerika’da iyi bir Türk sineması izleyicisi olursa, devamında başka Türk filmlerinin de geleceğini belirtti.

Amerika’da Türk sinemasına artan ilgiyi, bağımsız filmlerin uluslararası sinemada iyi ödüller almasına bağlayan Doğan, Türk filmlerine ilginin son 3 yılda çok yüksek olduğunu kaydetti.

Serdal Doğan, "Biz kendi filmimiz olan, yönetmenliğini Hüseyin Karabey’in (Asi film Yapım’ın Sahibi ve ortağı) yapacağı Sesime Gel’i bitirirsek, yine önemli festivallerde iyi işler yapacağımıza inanıyoruz, Çünkü Cannes Film Atölyesi’ne seçildik. Buraya senaryo aşamasında dünya çapında atölye için 200-250 film senaryosu başvuruyor ve bunlardan 10 tanesi seçiliyor. Cannes’da yer almak çok önemli" dedi.

Doğan, Amerika’da birinci hedef kitlelerini, 2 milyon civarında Türk kökenli vatandaşlar oluşturduğunu, Orta Doğu ve Balkan kökenli insanlarla 15 milyonluk bir kitleye hitap edebileceklerini, sinemayı takip eden çok ciddi Amerikan seyircisi ve özelliklerine göre film takip edenlerin de diğer hedef kitleleri arasında yer aldığını kaydetti.

Serdal Doğan, önümüzdeki 10 yıl içinde internet pazarının Amerika’daki sinema pazarının yüzde 60’ını kapsayacağına dikkati çekti.

Festivallere çağrılıyoruz ancak maddi imkansızlıktan gidemiyoruz"

Geçtiğimiz günlerde Devlet Bakanı Zafer Çağlayan’ın dizi ve film yapımcıları ile bir araya geldiği toplantıyı da değerlendiren Doğan, şunları kaydetti:


"Türk filmleri dışa açıldı deniyor ama bunlar bölge ülkeleri. Amerika’dan Avustralya’ya, Çin’e kadar olan bölgeye hitap edebiliyorsanız dışa açılmışsınız demektir. Bunları Türkiye’de son dönemde en iyi yapanlar bağımsız filmler. Bizim en büyük sıkıntımız, bağımsız sinema olduğumuz için arkamızı dayadığımız sponsorlar, ticari kuruluşlar yok. En fazla yurt dışı ve Türkiye içinde Kültür Bakanlığı’nın yılda iki kez düzenlediği desteklerle film yapıyoruz. Kültür Bakanlığı’nın bütçesi yetmiyor. Uluslararası festivallere çağrılıyoruz ancak maddi imkansızlıklardan dolayı hepsine gidemiyoruz. Bakanlıktan Türk filmlerinin yurt dışında tanıtımını sağlamak için ekonomik ve sosyal destek olmasını istiyoruz. Bunun için büyük paralara ihtiyaç yok. 30-40 bin dolarla da Türk filmlerinin tanıtımını yapmak çok çok etkili olabiliyor."

"Bağımsız sinema da desteklenmeli"

Bu arada Türkiye’nin tanıtımında son dönemde bölge ülkelerinde Türk dizilerinin başarısının sevindirici olduğunu da vurgulayan Doğan, ancak bu başarının kalıcı ve daha geniş kitlelerce kabul edilir olması için ve diğer dünya coğrafyasına da ulaşmak adına sinemanın, özellikle son dönemde tüm dünya festivallerinde önemli başarılar kazanmış olan bağımsız sinemanın da desteklenmesinin gerektiğini vurguladı.

Asi Film hakkında da bilgi veren Doğan, 2006 yılında kurulan Asi Film’in film ve belgesel çalışmaları olduğunu, "Sessiz Ölüm" ve "Boran" filmlerinin uluslararası alanda ödül aldığını anlattı.

Serdal Doğan, 2008 yılında yaptıkları "Gitmek" filminin de dünyanın değişik yerlerinde 52 festivale katıldığını ve çeşitli ödüller aldığını kaydetti. Doğan, bu festivallerden aldıkları 16 tane uluslararası ödülle 2008 yılında Türkiye adına en çok uluslararası ödül alan film yapmanın gururunu yaşadıklarını belirtti. (aa)