'Türkiye'de örtük bir elitizm var'

'Türkiye'de örtük bir elitizm var'
'Türkiye'de örtük bir elitizm var'

FOTOĞRAF: MUHSİN AKGÜN

Radikal Kitap yazarları Ömer Türkeş ve Semih Gümüş, 'Sözünü Sakınmadan' söyleşilerinde bu kez Elif Şafak'ı ağırladı. Yazarın yeni romanı 'İskender' yayımlandığı günden beri belki de ilk kez edebiyat disiplini içinde adamakıllı tartışıldı
Haber: BURCU AKTAŞ - burcu.aktas@radikal.com.tr / Arşivi

Edebiyat eleştirmenleri ve Radikal Kitap yazarları Ömer Türkeş ile Semih Gümüş bir süredir Sözünü Sakınmadan başlığı altında yazarlarla buluşuyor. Eleştirmenler, sadece edebiyatın konuşulduğu mükemmel bir yapıyorlar. İstanbul Modern’in bahçesinde yapılan etkinliklerde her defasında farklı bir yazar ağırlanıyor. İstanbul Modern-Sabit Fikir işbirliğiyle düzenlenen ve daha önce Murathan Mungan ile Hakan Günday’ın konuk olduğu ‘Sözünü Sakınmadan’ söyleşilerine ilk günden beri okurların ilgisi büyük.
Önceki gece üçüncüsü yapılan etkinliğin konuğu bu kez Elif Şafak’tı. Malumunuz yaklaşık son bir ayın gündem konusu Şafak ve romanı ‘İskender.” Dersimiz yine ‘İskender’di anlayacağınız. Ama ders bu kez boş geçmedi. ‘İskender’ yayımlandığı günden beri belki de ilk kez edebiyat disiplini içinde adamakıllı tartışıldı. Üstelik sınıf da epey kalabalıktı. Etkinliğe yaklaşık 750 kişi katıldı.
Türkeş ve Gümüş sayesinde Elif Şafak edebiyatı eleştirel bir gözle tartışıldı. Şafak da ‘sözünü sakınmayan’ bir yere geldiğinin farkındaydı. “Soru, eleştiri ve yorumlarınızı bekliyorum,” diyerek en baştan açık teklifi verdi okurlara ve eleştirmenlere. Söyleşinin en ilgi çekici konuları edebiyat ve okur çevrelerinde çokça konuşulan iki konuydu: Elif Şafak’ın ilk romanlarında kullandığı dil ve anlayış ve yazarın İngilizce yazması. Şafak kitaplarını İngilizce ve Türkçe yazdığına dikkat çekerek “Aslında her romanı iki kez yazıyorum. Bu deliliği yapmamın sebebi bunu seviyor olmam. Türkçeye olan tutkum başka, bunu tartışmam bile” sözleriyle çift dilli olmasını özetledi. 

İntihal tartışmalarına yanıt
Şafak kitabıyla ilgili intihal tartışmalarına da cevap verdi. “Edebiyat eleştirisinin böyle yapılmaması gerektiğini düşünüyorum. Bu konuda tartışılanlar edebiyattan çok başka bir şey. Edebiyat eleştirisi yapalım ama bunu kişiler üzerinden yapmamalıyız. Yazdıklarım benim alınterim. Kendi hayal gücümden ve emeğimden yola çıktım. Bu, benim sekizinci romanım, 11’inci kitabım. Yazmaya daha dün başlamadım. Emeğin boşa çıkarılması beni üzüyor. İnternet üzerinden imzasız, çok kolay dedikodu çıkabiliyor. Kimse de bunu ispatlayamazsa özür dilemiyor” sözleriyle Şafak okurlarından alkış aldı. Yazar, “ Türkiye ’nin sanatı çok beslediğini ama sanatçıyı çok yıprattığına,” dikkat çekti.
Elif Şafak mevzubahis olunca çok okunmak ve satmak konusunun açılmaması imkânsız elbette. “Bu tartışmalar kültürel elit içindeki adacıklardan çıkıyor. Bizdeki elitizim popüler kültürü de küçümsüyor, tepeden bakıyor. ‘Bir kitap çok satıyorsa yozdur’ fikri bana bir elitizm gibi geliyor. Bu, herkes okursa ben okumam tavrı. Edebiyat gibi kapısı herkese açık olması gereken bir alanda biz niye bu kadar çok ayrım yapıyoruz? Türkiye’de örtük bir elitizm olduğunu düşünüyorum,” diyen Şafak tavrını açıkça ortaya koydu.
Sabit Fikir ve İstanbul Modern işbirliğiyle gerçekleştirilen Sözünü Sakınmadan söyleşileri 8 Eylül’de küçük İskender ile devam edecek.