Üç kadından Türkü gecesi



Üç kadından Türkü gecesi


Üç kadından Türkü gecesi
Mercan Erzincan, Devrim Kaya, Buse Katılmış'tan oluşan Oya Yazma topluluğu bu gece İş Sanat'ta sahneye çıkıyor.

Anadolu’daki sıra gecesi kültüründe kadınlara neredeyse hiç rastlamıyoruz. Oyalı Yazma projesi nasıl oluştu, yola çıkış hikâyenizi paylaşır mısınız?

Mercan Erzincan: Anadolu'nun bazı yörelerinde müzikli sohbet-muhabbet ortamlarına değişik isimlerde rastlıyoruz. Bu muhabbetlerin sıra ile başka evlerde yapılmasından dolayı bu adı aldığını biliyoruz. Müzikal açıdan değerlendirirsek okunan ve icra edilen eserler Halk Müziği'nin çok özellikli ve ustalık gerektiren ezgilerinden diyebiliriz. Yörede kadınların gündüz sıra gezmeleri yaptıklarını türkü ve mani okuyup eğlenceler düzenlediklerini çeşitli makalelerden okudum. Erkeklerin yaptığı sıra gecelerine gelince hoyratlar, gazeller ve kırık havalar oldukça ilgi çekici ve her müzisyenin icra etmek isteyeceği türden ezgiler. " Oyalı Yazma" grubunun çıkış noktası işte bu ilgi çekici eserler oldu. Biz üç arkadaş bir araya gelmeden evvel bu yörelere olan ilgimizi doğru yönlendirip bir hayli derin araştırmalara dalmışız. Nihayet albüm için toplandığımızda zaten repertuarımız hazırdı. Yani bu yöreleri icra etmek için üç gün çalışıp stüdyoya girmek söz konusu olamaz, uzun zaman içinde pişmesi gerekir. Mesleğimize, kültürümüze olan inancımız, saygımız ve konservatuvar disiplini almış olmamız bunu bize daima hatırlatıyor.

Devrim Kaya: Bu zamanla kendini geliştiren ve bulan bir proje. Bizler müziği hayatımıza renk olsun diye almış insanlar değiliz. Her zaman elimizi taşın altına koyduk ve bu projede ağır bir taş. Mercanla birlikte bu yörelerle ilgili bir şeyler yapalım dedik. Eski dostlarız birbirimizi çok iyi tanıyoruz.

Buse Katılmış: Oyalı Yazma projesi; üçümüzün de birbirimizden habersiz hayaliymiş. Mercan Abla sayesinde hayalimizi gerçekleştirmiş olduk. Mercan Abla bir gün telefon açıp, böyle bir projeden bahsetti, hiç zaman kaybetmeden toplanmaya ve proje üzerinde çalışmalara başladık.

Peki, Oyalı Yazma ismine nasıl karar verdiniz?

Devrim Kaya: Projemizi oluşturduktan sonra repertuar seçimlerimizi yaparken isim ne olsun dediğimizde ilk fikirlerden biriydi Oyalı Yazma. Müzik yönetmenimiz Ufuk Şimşek’in fikriydi. Sonra aylarca isim ne olsun dediysek de, telefonumuzda bile mesajlaştığımız grup adı olarak Oyalı Yazma'yı kullandığımızı, benimsediğimizi ve başka da bir şey düşünemediğimizi gördük. Oyalı Yazma bizi çağrıştırıyor aslında. Hem kadına özgü, hem her ayrıntısı ince ince düşünülmüş, hem de Anadolu'ya özgü bir ifade biçimi. Bizde 3 kadın Anadolu müziğini ince ince işleyip "Harran'dan Harput'a meşk ettik.”

Daha önceden tanışıyor muydunuz? Beraber projeleriniz olmuş muydu? İlk kez mi bir araya geldiniz?

Mercan Erzincan: Biz üçümüz de aynı okuldan mezun olduk. Tanışıyorduk ama ilk kez bir projede birlikte yer alıyoruz. Aynı frekansta olup bunu sahneye taşımak çok güzel bir his.

Oyalı Yazma albümünün repertuvarından bahseder misiniz? Hangi yörelerden eserler var? 
Devrim Kaya: Albümde yer alan bütün eserleri birlikte seçtik. Düşünün 3 kadın sesi var ve farklı renklerde. Türkülerimiz sıra gecelerinde, kürsü başlarında olduğu gibi aynı makamda birbirine bağlı olarak sıralanıyor. Projemizin amacına yönelik olarak müzik yönetmenimiz Ufuk ile bir sıralama yaparak Diyarbakır, Elazığ ve Şanlıurfa yörelerinden 3 makam ile bu albümümüzü oluşturduk.

Oyalı Yazma için kadınların ağırlıkta olduğu, dinamik, modern bir halk müziği projesi diyebiliriz öyleyse… Bu eserlerin oldukça ağır ve zor eserler olduğunu söylediniz. Bu eserler sizler için de yeni bir deneyim mi? Yoksa bu türkülere küçük yaştan itibaren aşina mıydınız?
Mercan Erzincan: Oyalı yazma grubunun orkestrasında kadın- erkek eşitliğini sağlamaya özen gösterdik. Bununla kadına dair oluşan olumsuz algıyı bir nebze olsun dağıtmayı hedefliyoruz. Sazında ve sesinde ustalar illa ki erkekler olur diye bir kaide yoktur. Orkestramızdaki usta kadın icracılar ile çalışmak bize gurur veriyor.
Ben çocuk yaşlarımda bu ezgiler ile tanıştım. Solo albümlerimde bu yörelere de yer vermeye çalıştım. Uzun zamandır günlerimi bu yörelerin ustalarını dinlemekle geçiriyorum. Kendime inandığım zaman okumaya karar verdim. Bazı eserleri okumak için acele etmiyorum, olgunlaşma sürecini beklemem lazım diye düşünüyorum.

Albümün ilk konseri 23 Aralık akşamı İş Sanat’ta gerçekleşecek. Nasıl bir program hazırladınız?

Mercan Erzincan: 23 Aralık'ta İş Sanat sahnesinde albüm repertuvarımızın yanı sıra çok sevilen ezgilere de yer vereceğiz. Albümde uyguladığımız makamsal bir sıralama mantığı var ki bu da "sıra gecelerindeki" gibi bir akış... Ona uymaya gayret göstereceğiz. Divanlar, hoyratlar ve kırık havalar olacak.

Devrim Kaya: Bu konser bizim "Oyalı Yazma" olarak vereceğimiz ilk konser. Dolayısıyla bizlerin neden bir araya geldiğini, birlikte neler yaptığımızı ve neleri hayal ettiğimizi müzikal bir dille seyircilerimize anlattığımız bir konser olacak.

Buse Katılmış: Evet, ilk konserimiz. İddialı bir projeyle, iddialı bir çatı altında ilk konserimizi vereceğiz. Sıra gecesi tadında bir konser olacak fakat çok önemli bir farkla; kadın sesinden sıra gecesi bekliyor dinleyicilerimizi.