'Ultra' Depeche Mode

Depeche Mode, önceki akşam Abdi İpekçi Spor Salonu'nda verdiği konserle, Türk hayranlarının ayaklarını yerden kesti.
Haber: TÜMAY YAZICI / Arşivi

İSTANBUL - Depeche Mode, önceki akşam Abdi İpekçi Spor Salonu'nda verdiği konserle, Türk hayranlarının ayaklarını yerden kesti. Grup, son albümü
'Exciter'dakilerin yanı sıra önceki albümlerindeki eski şarkıları da seslendirdi.
Martin Gore'un söz ve bestelerine sesi, yorumu, seyirciyi kışkırtan hareketleriyle hayat veren Dave Gahan; gitarıyla Gore ve klavyede Andrew Fletcher tek kelimeyle kusursuzdu. Üçüncü şarkı 'Halo'da Gahan'ın üzerindeki yeleği çıkarması, 'Enjoy The Silence'ta Abdi İpekçi'nin tek ses olup 'All I ever wanted, all I ever needed is here, in my arms' diye haykırması, 'Personal Jesus'ta tüm ellerin havaya kaldırılması... konserin 'uçuş' anlarıydı. Ancak yıllardır yollarını gözleyen Türk DM'cilerin elinden kurtulmak o kadar kolay olmadı. 'Personal Jesus'la biten konser, Martin Gore'un seslendirdiği 'Home'la yeniden başladı. Toplam iki saat sahnede kalan grup biste dört şarkı daha söyledi.
Konserin doruk noktasıysa şüphesiz sona saklanan 'Black Celebration' ve Gahan'ın çağrısıya tüm ellerin sağa sola sallandığı 'Never Let Me Down' idi. Dev ekrandan verilen ve Anton Corbijn'in hazırladığı görüntüler ile şarkıların uyumu da harikaydı.
***
Dave'e dokundum
Nasıl anlatsam ki? Ben, Dave Gahan'a dokundum. O da bana! Birlikte fotoğraf çektirdik. Martin Gore'un elini sıktım. Grup üyelerine imzalattığım poster, albüm kapağı ve çekilen fotoğraf olmasa bu, bir rüya diyeceğim.
Saat 19.30 gibi Abdi İpekçi'nin önündeyim. Gişeden, Fabrika International'ın adıma bıraktığı davetiyeyi alıp içeri gireceğim. Ama gişelerde davetiyem yok. Görevliler ellerindeki zarflara, listelere tekrar tekrar bakıyorlar, yok. Sonradan anlıyorum ki sırf bana değil basından pek çok kişiye vaat edilen davetiyeler gönderilmemiş.
İmdadıma, EMI'dan Nalan Demirci yetişiyor. Oysa basına verilecek davetiyelerden Fabrika International sorumlu EMI değil. Nalan'ın yanına gidiyorum. İşi başından aşkın. Bir yandan benim sorunumla, bir yandan da 10 talihlinin grupla tanışacağı 'Meet & Greet' mevzusuyla uğraşıyor.
Sonunda içeri giriyorum ama aklım o 10 talihlide. O an bir mucize gerçekleşiyor. Talihlilerden birine ulaşılamıyor. Ben, onun yerine geçiyorum. DM'nin sırf, organizasyonun kurumsal ahbaplarına röportaj vereceği; verdiği gerçeğiyle yeterince yıkılmış ben, Depeche Mode'la tanışacağım. Diğer talihlilerle birlikte sahne arkasına alınıyoruz. Ve beklenen an! Gahan yanımıza geliyor. Elimizdekileri imzalıyor. Kanlı canlı karşımda. Kalbim yerinden fırlayacak gibi. Andrew Fletcher ve Martin Gore da geliyor. Gore'la da tokalaşıyorum.
Sırada fotoğraf çekimi var. Gahan bir kez daha yanımıza geliyor. Tam solumda duruyor. Elini sırtıma koyuyor. Ben de elimi onun beline! Çekim bitiyor. Sahne arkasından çıkıyoruz. Şoktayım. Yaşadıklarım rüya olmalı. Dave Gahan'a dokunduğum sol elimi, Martin Gore'la tokalaştığım sağ elimi yıkamayacağım!