Ümit Ünal'dan komedi sürprizi

Ümit Ünal'dan komedi sürprizi
Ümit Ünal'dan komedi sürprizi
"Milyarder", "Teyzem", "Piano Piano Bacaksız", "Berlin in Berlin", "Amerikalı" gibi Türk sinemasında yer edinmiş önemli filmlere imza atan Ünal, komedi dizisi hazırlığında

ANKARA - “Milyarder”, “Teyzem”, “Piano Piano Bacaksız”, “Berlin in Berlin”, “Amerikalı”, “Anlat İstanbul” gibi Türk sinemasında yer edinmiş önemli filmlere imza atan yönetmen ve senarist Ümit Ünal komedi dizisi hazırlığında.

Senaryosunu yazıp yönettiği ilk filmi “9” ile 2003 yılında Türkiye 'nin Yabancı Film Oscar adayı seçilen ve çeşitli festivallerde ödül alan Ünal, yeni projelerini anlattı.

Bugüne kadar benzerlerinden farklı projelere imza atan Ünal, bir komedi dizisiyle ekranlara gelmeye hazırlandığını belirterek, şöyle dedi:

“Şu an fikir aşamasındayız. Hikayesi çok beğeniliyor paylaştıklarım tarafından. Yaptığım son dizi televizyondaki diğer dizilerden farklı olarak 45 dakikaydı, 16 bölümdü. Başı da sonu da belliydi. Bu da diğer yapımlardan pek çok açıdan farklı olacak diyebilirim.”
Sinemanın dünyanın her ülkesinde bir merkezinin olduğunu ifade eden Ünal,Türkiye'deki merkezin de İstanbul olarak bilindiğini, ancak insanların artık İstanbul merkezinden biraz da olsa kaçmaya çalıştıklarını dile getirdi.

Ünal, Ankara'da son zamanlarda çekilen diziler ve filmlerin başkentin odak olmasına katkı sağladığını vurguladı.

Ünal, CAVA ile çok yeni tanıştığını söyleyerek, “Katılımcılara ne öğreteceğimi soranlara, ben buraya sizinle beraber öğrenmeye geldim. Yavaş yavaş konuşarak keşfedeceğiz, anlaşacağız cevabını veriyorum. Benim için de bu önemli bir yolculuk olacak” diye konuştu.b

“DİĞER ŞEHİRLERE AÇILMAMIZ LAZIM”
Sinemanın diğer şehirlere de açılması gerektiğini kaydeden Ünal, şöyle konuştu:

“Sinemacıların da biraz hayal gücü İstanbul odaklı. Kısa filmlere baktığınız zaman İstiklal Caddesi'nde geçen tramvayın çevresinde şekillenen yüzlerce film görürsünüz. Diğer şehirlere açılmamız lazım. Ankara, dışarıdan ne kadar karamsar, gri görülürse görülsün ruhu olan bir şehir. Ben Ankara'yı hiç karamsar göremeden sevdim. Ankara'ya baharda gelmiştim, her taraf kavak tozlarıyla kaplıydı. Pırıl pırıl bir Ankara tanımıştım. Sadece sinemacıların hayal gücü değil, aynı zamanda parasal gücü de İstanbul dışına çıkmaya her zaman yetmiyor. Hayal gücü ve ülkenin geri kalanını iyi tanıyor olmak gerekli.”

“SİNEMA SADECE HOLLYWOOD'DAN İBARET DEĞİL”
Sinemanın büyük bir eğlence endüstrisi olduğunu ve Türkiye'de sinemacılığın da bir parçası olmaya çalıştığını ifade eden Ünal, şunları söyledi:

“Türk sinemasına ticari sinemayla girdim. Ticari sinemanın içinden gelerek şimdi kendimce daha kenardan, kıyıdan bir şeyler yapmaya çalışıyorum. Ama dünyada sinema gerçekten büyük bir endüstri. Bizim sanat filmi diye gördüğümüz, çok kenarda kaldığını düşündüğünüz filmler de aslında büyük bir endüstrinin parçası. Onların dünya çapında dağıtımından aslında büyük bir gelir elde ediliyor, pazarlanması için kurallar var. Sinema sadece Hollywood'dan ibaret değil. Dolayısıyla Oscar'da aynı şekilde bir ticari ağın parçası. Oscar'da bir filmin bir şey yapabilmesi için dikkatlerin, yapıldığı ülkenin üzerinde olması lazım.

Örneğin 'Bir Ayrılık' adlı İran filmi, Yabancı Film dalında Oscar ödülünü aldı. Bu filmin alması dikkatlerin İran üzerinde olmasıyla da alakalı. Sadece filmle alakalı değil, çok büyük bir ticari ve tanıtım etkinliğinin parçası. Ben çok küçük ucundan şöyle bir perdeyi aralayıp baktım diyebilirim. '9' Türkiye'nin adayı olduğunda gelen mektuplardan, tanıtımlardan neye benzediğini biraz anlayabildim. Fakat onun içinde yer alabilmek için gerçekten çok para, zaman ve enerji harcamak lazım.”

Oscar'ın ticari manada dünyada tanınmayı sağlayan bir şey olduğuna vurgu yapan Ünal, “Bir filmin iyiliği aldığı ödüllerle ölçülemez ya da alamadığı ödüllerle” dedi.(aa)