@omererbil

'UNESCO'yu bir haftada ikna ettik'

'UNESCO'yu bir haftada ikna ettik'
'UNESCO'yu bir haftada ikna ettik'

Mimar Hakan Kıran

İstanbul, Dünya Mirası Listesi'nde kalırken Haliç Metro Geçişi Köprüsü'nün mimarı, 'UNESCO bizi şaşkınlık içinde dinledi' dedi.
Haber: ÖMER ERBİL / Arşivi

İSTANBUL - UNESCO, İstanbul’u Dünya Miras Listesi’nden çıkarma tehdidinde bulunduğu Haliç Metro Geçiş Köprüsü için sonunda onay verdi. Büyük tartışmalara neden olan köprü için UNESCO Dünya Miras Komitesi önceki gün yaptığı 35. toplantıda projeyi uygun buldu. Altı yıllık tartışmanın odak noktasındaki isim mimar Hakan Kıran UNESCO sürecinde yaşananları Radikal’e anlattı. Paris’e bir haftalık çıkarma yaptıklarını ifade eden Kıran, iki bağımsız kurulun incelediği köprü için ana ilkelerde değişiklik istenmediğini, ‘köprü kablo bağlantı noktasını 47 metreye düşüreceklerini, istasyonun da üzerinin açılır kapanır olacağını’ söyledi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından 1998 yılında yapımına başlanan Taksim-Yenikapı metro hattında Haliç geçişi; ortası raylı sistem, iki yanı yaya geçişine açık olarak, 936 metrelik bir köprü olarak projelendirilmişti. Taksim-Şişhane-Unkapanı-Şehzadebaşı-Yenikapı istasyonlarından oluşan bu hatta metro, Şişhane eteklerinde Azapkapı’da yeryüzüne çıkacak, köprü üzerinde Haliç’i geçtikten sonra Süleymaniye’de tekrar yeraltına girecekti.

‘Listeden çıkarırız’

Haliç Metro Köprüsü, onaylandığı 2005 yılından itibaren yoğun tartışmalara konu oldu. Nedeni köprünün tasarımıyla ilgiliydi. Asma sistem olarak projelendirilen köprüde taşıyıcı kule uzunluğu başlangıçta 82 metreydi. Koruma Kurulu’nun itirazı üzerine kule yükseklikleri 55 metreye kadar düşürüldü ve uygulama bu şekilde başlatıldı. Konu UNESCO Dünya Miras Komitesi’nin de gündemine geldi. Komitenin 2010 yılında Brezilya’da yapılan 34. toplantısının taslak metninde “…Haliç üzerindeki metro köprüsünün, üstün evrensel değere ve varlığının bütünlüğüne geri döndürülemez zararlar vereceği…” ifadesi kabul edildi. Komite bu konuda kuleli kablo yapısı ve köprü üstündeki istasyon binası olmadan alternatif bulunmasını talep etti.
Taslak metinde “…Mevcut proje inşa edildiği takdirde İstanbul’un 2011 yılında Dünya Miras Listesi’nden silinmesini değerlendirmek üzere bu yıl Tehlike Altındaki Dünya Miras Listesi’ne yazmaya karar verir…” denildi. Tüm bu tartışmalar kamuoyunda da büyük yankı uyandırdı ve “Dünya Kültür Mirası Listesi’nden çıkarılıyoruz” yorumlarına neden oldu. Ancak UNESCO’nun Paris’teki 35. toplantısında korkulan olmadı.

Köprünün mimarı Hakan Kıran, projeye onay veren UNESCO’yu nasıl ikna ettiğini anlattı.

Öncelikle itiraz sebebi neydi ve bize süreci anlatır mısınız?

İtiraz nedeni köprü ayaklarının yüksekliği ve istasyonun köprünün üzerinde yapılmasıydı. Köprü projesinin 1988 yılında güzergâhı belirlenmiş, planlamaları yapılmış. Taksim-Yenikapı hattında köprü yapılacağı planlara konmuş. 1992 yılından 2004 yılına kadar 15 proje yapılmış. Bunların hepsini de Koruma Kurulu iptal etmiş.

Size nasıl geldi proje?

2004 yılında ben köprü projesi için fikirler ürettim. Konunun Türkiye ’deki uzmanlarını çağırıp konuştum. Dünyada köprü projelerinin ünlü isimleriyle bir araya geldim. En az ayaklı, en az etki bırakacak asma köprü fikri ağır bastı.

Fatih’in fermanı

 

Dubalı sistem yapılamaz mıydı?
Yüzer teknoloji Haliç’in ekolojik yapısını bozduğu için düşünmedik. Dubalı sistem suyun akış dengesine zarar veriyordu. Her iki tünel girişinde kayma olduğunu tespit ettik. Mimar Sinan, İstanbul’a onca eser kazandırmış ama Haliç’e bir köprü yapmamıştı. Bunun nedenlerini araştırdık. Fatih Sultan Mehmet’in bir fermanı var bu konuda. ‘İki yakaya bina yapmayın, kökleri olan bitkiler dikin’ diyor. Bakın Galata Köprüsü’nün ayakları oynuyor. Biz bu bilgileri toplayıp en uygun projeyi geliştirdik.

Silueti bozduğu çok tartışıldı, daha alçak yapılamaz mıydı?
Yapılamazdı. Etkiyi azaltmak için köprü ayaklarını karadan 110 metre içeride yaptık. Yani insan bakışı açısından uzağa taşıdık. İki tünel arasında 12 metre yüksekliğe yapmak zorundasınız köprüyü. Metro köprüsü olduğundan eğip bükmeniz mümkün değil. Köprünün kendi kalınlığını da en aza indirdik. 3.5 metre. Düz köprü yapın itirazlarına karşı söylüyorum, en az 7 metre kalınlık yapmak zorunda kalırsınız.

Mimar Topbaş mı?

 

UNESCO’yu nasıl ikna ettiniz? Bir hafta boyunca Paris’e çıkarma yaptık. Birebir projeyi anlattık. Hepsi şaşkınlık içinde ‘Biz böyle bilmiyorduk’ dediler. Sonunda iki bağımsız kurulun inceleyeceğini ve onların vereceği karara uymamızı istediler. Projeden emindik. Almanya Aachen Üniversitesi ve Venedik Üniversitesi’nden bağımsız uzmanlar aylarca süren çalışmalar yaptılar. Her iki kurul da buraya bir köprü yapılacaksa en uygun projenin bu olduğuna karar verdi.

Kamuoyunda projenin perde arkasındaki mimarı Kadir Topbaş olduğu algısı, iddiası var...
Belediye Başkanımızın projeye ilgisi Koruma Kurulu üyeliği döneminden geliyor. Beyoğlu Belediye Başkanlığı döneminde de projeye yakın. Aynı zamanda kendisi mimar ve sanat tarihçi. Bu özelliklerle projede birçok fikri oluşmuş. Bunları bizimle paylaştı. Kendisiyle fikir alışverişinde bulunduk. Belediye Başkanı olarak bu projeye sahip çıkmasa proje çoktan rafa kaldırılırdı.

Başkan olarak değil mimar olarak bu projenin neresinde?
Fikir aşamasında ve prensip kararlarında beraber hareket ettik. İstasyonun köprünün ortasında olması, iki ayaklı asma köprü olmasına beraber karar verdik.

Süleymaniye’yi Kanuni yaptırdı ama mimarı Sinan diyoruz.. 50 yıl sonra köprünün mimarı için kimin ismi geçecek?
Mimarı Hakan Kıran. Ancak başkanımızın fikirlerini, katkılarını görmezden gelemeyiz.