Ürpertici bir esinti

Yıllar önce gençlerin sapır sapır döküldüğü korku filmlerinin sıra dışı yönetmeni olarak tanıyıp...

Yıllar önce gençlerin sapır sapır döküldüğü korku filmlerinin sıra dışı yönetmeni olarak tanıyıp sevdiğimiz Sam Raimi, farklı türde bir korku filmiyle karşımızda. 'Üçüncü Göz' (The Gift), onun unutulmaz 'Kötü Ruh' (Evil Dead) üçlemesinden olabildiğince uzak. Ne var ki, bir süredir 'stüdyo yönetmeni' haline gelerek eski hayranlarının karalar bağlamasına yol açan Raimi, 'Örümcek Adam'dan (Spider Man) önceki bu son filmiyle, korkutmayı unutmadığını kanıtlıyor.
Olay örgüsünde kimi boşluklar olsa ve tecrübeli seyirciler finali önceden tahmin edebilse de, 'Üçüncü Göz' janrın meraklılarını tatmin edebilecek, iyi bir film. Bunda yönetmeninin hem görsel olarak ürkütücü bir ortam, hem de insanı yerinden sıçratan anlar yaratma ustalığının da payı var. Raimi, filminin doğaüstü yanını gündelik hayatın bildik temelleriyle kaynaştırarak ayaklarının yere basmasını sağlamış ve korkuyu inanılır kılmış. 'Üçüncü Göz' aynı zamanda, doğaüstü bir esrarı, psikolojik dramlara özgü 'karakter çalışması'yla birleştirmiş.
Annie Wilson (Cate Blanchett), Amerika'nın güneyinindeki ürkütücü bataklık kasabalarından birinde yaşayan üç çocuklu bir dul. Kocasından kalan maaşa, ESP kartlarıyla (bir kare, bir yıldız, dalgalı üç çizgi, vs.) geleceklerini okuduğu kasaba sakinlerinin bağışlarını da ekleyerek geçinip gidiyor.
Kaçık bir falcı değil
Annie, kaçık bir falcı karikatürü olmaktan uzak. İki ayağı yerde, gündelik hayatın hayhuyuyla başa çıkabilen bir kadın,
'müşteri'lerine karşı da falcıdan çok psikolog ya da rahip gibi davranıyor. Onları tanıyor, sorunlarını biliyor ve onu dinlemeseler de makul tavsiyelerde bulunuyor.
Annie'den yardım isteyenlerden biri, geçmişindeki bir olayla yüzleşememiş genç oto tamircisi Buddy (Giovanni Ribisi), biri de kocasından boyuna dayak yiyen Valerie (Hilary Swank).
Annie ona kocası Donnie'yi (Keanu Reeves) terk etmesini tavsiye edince, adam gece evine gelip Annie'yi ve çocuklarını tehdit ediyor. 'Country Club'ın gülü, önüne gelenle düşüp kalkan Jessie ('Dawson's Creek'ten Katie Holmes) ortadan kayboluyor. Babası (Chelcie Ross) ile lise müdürü nişanlısı Wayne (Greg Kinnear), bu tür 'hokus pokus'lardan hiç hoşlanmayan şerifle (J.K. Simmons) birlikte, gelip Annie'den yardım istiyorlar.
Daha önce 'Basit Bir Plan'da (A Simple Plan) Raimi ile aktör olarak çalışmış senarist/
aktör Billy Bob Thornton, annesinin esin kaynağı olduğu söylenen 'Üçüncü Göz'de Tom Epperson ile birlikte çalışmış. Karakterlerini ve mekânlarını bildikleri söylenebilir ama, klişelerden kaçmadıkları da açıkça görülen bir gerçek.
Neyse ki Raimi'nin dokunuşu, yetkin görselliği ve malzemesini korku bataklarında yoğurmayı bilmesi, hikayenin yararına olmuş. 'Basit Bir Plan'la kanıtladığı bir başka yeteneğini, yani karakterlerini ayrıntılarıyla işleyerek inanılır kılmasını da unutmamak gerek. Ancak, 'Üçüncü Göz'de bizden bazı karakterlerin kimi hasletlerini saklı tutuyor. Yoksa, zaten kendini ve korku filmlerini bilen seyircinin kolayca tahmin edebileceği finali çok daha aşikâr olurdu.
Oyuncuları ise, birinci sınıf. Kendi kuşağında ender rastlanan bir duyarlığa sahip ölçülü Cate Blanchett, filmin odak noktasındaki denge unsuru. Keanu Reeves, çok renkli olmasa da çok ürkütücü bir kötü adam yaratmış. Swank, gittikçe olgunlaşan Kinnear, şerifte Simmons, Donnie'nin
avukatında Michael Jeter; Annie'nin arkadaşında Kim Dickens iyi kompozisyonlar sunuyor. Thornton'un gönlüne yakın bulduğu Buddy'yi oynayan yetenekli genç aktör Giovanni Ribisi ise, benim gönlüme göre biraz fazla cırtlak bir oyun tarzı tutturmuş. Gene de yürek titreten nüanslar yakalayabiliyen 'Üçüncü Göz', şu sıcak yaz günlerinde size serin ve ürpertici bir korku esintisi sunabilir.