'Uslanmaz romantik'ten dünya prömiyeri

'Uslanmaz romantik'ten dünya prömiyeri
'Uslanmaz romantik'ten dünya prömiyeri

Gidon Kremer de konserde solist olarak sahne alacak.

Onur ödülü alacak Giya Kancheli'nin festivale özel eseri 'Lingering'in dünya prömiyeri bu akşam

İstanbul Müzik Festivali’nde özel bir gün bugün . 40’ıncı yılını görkemli bir programla kutlayan festival bu akşam, ‘uslanmaz romantik’ olarak anılan günümüzün en değerli bestecilerinden Giya Kancheli’nin festivalin siparişi üzerine bestelediği ‘Lingering’ adlı senfonik eserin dünya prömiyerine ev sahipliği yapacak. Saat 20.00’de Aya İrini’de gerçekleştirilecek konser öncesinde ise İKSV Başkanı Bülent Eczacıbaşı, Gürcü besteci Kancheli’ye yaşam boyu başarı ödülü sunacak.
Ernst von Siemens Vakfı’nın desteği ve Polonya Konsolosluğu’nun işbirliğiyle gerçekleştirilecek dünya prömiyerinde ‘Lingering’i şef Andres Mustonen yönetimindeki Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası seslendirecek. 2011 yılının son aylarında kaybettiğimiz yetenekli çellist Benyamin Sönmez’in solist olarak yer almasının planlandığı bu konser, genç sanatçının anısına yapılacak.
Programı tamamen Kancheli’nin eserlerinden oluşan bu etkileyici konsere, altmış yıllık geleneğinde pek çok efsanevi şefle çalışan Varşova Filarmoni Korosu’nun yanı sıra çağımızın en üretken sanatçılarından biri olan büyük viyolacı Gidon Kremer, Gürcü kontrtenor Mamuka Gaganidze ve çellist Giedre Dirvanauskaite solist olarak katılacak. Konser öncesinde ise 19.00-19.45 saatleri arasında Aya İrini Müzesi İç Avlu’da Giya Kancheli ve şef Andres Mustonen’le bir söyleşi gerçekleştirilecek.
Yalnızca Gürcistan’ın en tanınmış çağdaş bestecisi değil, aynı zamanda çağdaş klasik müzik dünyasının önde gelen isimlerinden biri olarak kabul edilen Giya Kancheli, Gürcistan Halk Sanatçısı (1980), SSCB Halk Sanatçısı (1988), SSCB Devlet Ödülü (1976), Rusya Başarı Ödülü (1998) ve İsrail’de Wolf Ödülü (2008) gibi sayısız ödülün de sahibi. 1935’te Tiflis’te doğan Kancheli’nin eserleri ruhani derinliğe sahip olduğu gibi işitsel imgeler, çeşitlendirilmiş renk ve dokular, keskin karşıtlıklar ve sarsıcı doruklarla yüklü. 1960’larda Sovyet avangart akımının temsilcisi kabul edilerek övgüler alan ve daha sonra kendini tamamıyla kişisel bir müzikal tarz geliştirmeye adayan Kancheli, uzun yıllardır Batı Avrupa ’da yaşıyor.