'Uzak Ayna'da kendinizi görebilirsiniz

'Uzak Ayna'da kendinizi görebilirsiniz
'Uzak Ayna'da kendinizi görebilirsiniz
Genç ressam Emin Turan'ın Evin Sanat Galerisi'nde açtığı 'Occi-oriental/ Uzak Ayna' sergisinde Latin Amerika ülkelerine yaptığı yolculuğun izleri ve yansımaları var. Turan, "İnsanlarının uzak bir aynadan birbirlerine bakabildikleri, belki de bu sahipsiz anda gerçek kendilerini görebileceklerine ilişkin hayalimi paylaşıyorum" diyor.
Haber: MÜGE AKGÜN - muge.akgun@radikal.com.tr / Arşivi

Genç kuşağın önde gelen figür ressamlarından biri olan Emin Turan, resimle iç içe geçen 10 yıl ve beş serginin ardından uzun bir Latin Amerika yolculuğuna çıktı. Batılının gözünden tanımladığımız Latin Amerika ülkelerini daha yakından tanımak üzere çıktığı yolculuğun ardından ortaya kapsamlı bir sergi çıktı. Emin Turan’la sergisinin açılışında buluşup konuştuk...

Bir yıl kadar Latin Amerika ülkelerinde dolaşıp yaşadın, atölyenden çıkıp böyle uzun bir gezi yapmaya iten şey neydi?
Bir süredir İspanyolca çalışıyordum ve Latin Amerika kültürüyle ilgileniyordum. Önceki sergimden sonra bir süredir hayalini kurduğum Latin Amerika gezisini hayata geçirme şansı buldum. Galiba atölyemden çıkma ihtiyacı duydum...

Latin Amerika gidelim gitmeyelim kendimizi yakın hissettiğimiz bir kültür, ilk izlenimin nasıl oldu? Hangi ülkelerde kaldın?
Arjantin, Uruguay, Şili, Bolivya, Peru, Ekvator, Kolombiya’da bulundum bu yaklaşık bir yıllık zaman diliminde, ilk izlenimim; Buenos Aires Havaalanı’ndan şehir merkezine doğru ilerlerken Arjantinlilerin de Türkiyeliler kadar kötü araba kullandıkları olmuştu.

Biz Latin Amerika’yı Batı ya da Amerika üzerinden tanır ve tanımlarız, kendi gözlemlerinle farklı bir dünya keşfettin mi?
Aslında sergim tam olarak bu bakış açısını problematize ediyor. Batılı oryantalist anlayışların nesneleştirdiği ‘orient’in ve ‘occident’in insanlarının uzak bir aynadan birbirlerine bakabildikleri, belki de bu sahipsiz anda gerçek kendilerini görebileceklerine ilişkin hayalimi paylaşıyorum.

Orada resim yapma fırsatı da buldun mu?
Evet yanımda küçük bir resim malzemeleri kitiyle dolaştım. Dönerken sırt çantamda 3 kg kağıt taşıyordum. Sergimdeki işlerin bir kısmı da Latin Amerika’da ürettiğim işlerden oluşuyor.

Sanıyorum altı ay kadar önce döndün ve bu sergi için resim yapmaya devam ettin, resmini nasıl etkiledi?
Ağustos ayında döndüğümde yolda kafamda şekillenmiş olan sergiyi hayata geçirmek için çalışmaya koyuldum. Zihnim oradan buraya taşıdığım sonsuz görüntü ve anılarla doluydu. Yolculuğum sergimin açılmasıyla şimdilik noktalanmış oldu.

Bir takım semboller var, eller, ayaklar, köpekler ve portreler. Ne anlatmak istiyor bize bu resimler?
Portreyle beraber resimde el ve ayaklar başlıca ifade unsurlarıdır. Gövdeden bağımsız olarak bu unsurları kompoze etmemdeki amaç Latin Amerika’nın trajik olduğu kadar umut veren tarihini ve direniş kültürünü sembolize etmek istememdi sanırım. Gene de resmin ne anlattığını açıklamaya çalışmanın öznel yorumlardan öteye geçebileceğini sanmıyorum.

Geçmiş resimlerin ve bu uzun geziden sonraki resimler belirgin bir fark var mı, hem düşünsel hem de teknik açıdan ve hatta renklerinde?
Resim yapma serüveni bir süreç. Bu gezi kesinlikle dünyamı fazlasıyla zenginleştirdi. Resmimde nasıl bir değişim olduğunu gözlemlemenin en iyi yolu 10 Mart’a kadar açık olan sergimde saklı.
Emin Turan’ın ‘Occi-oriental / Uzak ayna’ sergisi 10 Mart’a kadar Evin Sanat Galerisi’nden izlenebilir.

KATALOG YAZISINDAN
Google’ın olmadığı zamanlardı. İlk bilgisayarlarmışçasına devasa misafir odası vitrinleri vardı ve içinde de ansiklopediler: Coğrafya, Kâşifler, Hayvanlar ve tabii ki olmazsa olmazı Hayat Ansiklopedisi. Kâşifler Ansiklopedisi’ni baştan sona okumuş, çoktan kâşif olmaya karar vermiştim bile. Hayat, önceki sergimden sonra bu çocukluk hayalimi gerçekleştirme şansı verdi bana. Kolomb’a göre 500 sene rötarla. Latin Amerika’ya gitmek başka bir gezegeni keşfetmek gibiydi: dağı başka, bulutu başka, bitkisi, ormanı, iklimiyse bambaşka. Gezgin olarak resim yapmayı sürdürmek de yeni bir deneyim olacaktı benim için bu 10 ay 15 günlük zaman diliminde. Öte yandan pek çok benzer taraf da vardı Türkiye’yi hatırlatan. Yakın tarihinden, insanından, benzer ekonomik koşullara sahip olmanın yarattığı çaresizlik hissinden, batı merkezli bir düşünme yoluyla ‘öteki’ olagelmelerinden… Uzaktaki bilmediğimiz ‘biz’ gibi geldiler bana....



Emin Turan kimdir?
Emin Turan, 2004 yılında Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi, Resim Bölümü, Neş’e Erdok Atölyesi’nden mezun oldu. 2007 yılında aynı üniversitenin Sosyal Bilimler Enstitüsü, Resim Bölümü’nde yüksek lisansını tamamlayan Turan halen aynı üniversitede doktorasını yapmaktadır. Bir çok karma sergi ve fuara katılan sanatçı, “Emin Turan Resim Sergisi I” (2006), “Emin Turan Resim Sergisi II” (2008), “Zamanın Ruhu” (2009), “Göz” (2011) ve “Güneşin Kökleri” (2013) isimli kişisel sergilerini de Evin Sanat Galerisi’nde açmıştır.