'Üzmez'i üzdük galiba'

'Üzmez'i üzdük galiba'
'Üzmez'i üzdük galiba'

Uçak Süpürge Kadın Filmleri Festivali?nin açılışında Lale Belkıs?a (ortada) onur ödülü verildi. Ffotoğraf: Evrim Aydın / aa

Nicedir sanat alanında da ahlak bekçiliğine soyunan Vakit gazetesi, birkaç gün üst üste sürdürdüğü yayımlarla Uçan Süpürge Kadın Filmleri Festivali'ni hedef gösteriyor. Festival Başkanı Halime Güner, 'Gazetelerindeki Üzmez'i üzdük galiba!' diyor
Haber: BAHAR ÇUHADAR / Arşivi

ANKARA - Başkentin sinemalarından her sene baharla birlikte kadın bedenine, kimliğine, emeğine dair söz söyleyen kadın yönetmenlerin sesini yükselten Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali, önceki akşam Devlet Opera ve Balesi’nde düzenlenen törenle 13’üncü kez başladı. Törende Ebru Özkan, Feray Darıcı ve Sezin Akbaşoğulları cadıları ve Lady Macbeth’i, Taner Rumeli de Macbeth’i canlandırarak William Shakespeare’in Macbeth’ini kadın bakış açısıyla yorumladı. Türkiye sinemasında ‘kötülük’ denilince akla gelen ilk isimlerden Lale Belkıs’a Uçan Süpürge Onur Ödülü, oyuncu Gülsen Tuncer ve sanat yönetmeni Deniz Özen’e ise Bilge Olgaç Başarı Ödülleri verildi.
Ankara’da hava, kadınların festivaline yakışacak havada ama festivalin tadını kaçırmaya uğraşan kötücül sesler de yükselmekte. Nicedir sanat alanında da ahlak bekçiliğine soyunan Vakit Gazetesi birkaç gün üst üste sürdürdüğü yayınlarla festivali, programındaki filmler üzerinden hedef gösteriyor.
Gazetenin niyetini, festivalin açılış günü 6 Mayıs Perşembe yer verdiği haberden okuyalım: “Ahlaksız filmlerin gösterileceği 13. Uçan Süpürge Kadın Filmleri Festivali bugün başlayacak. Ahlaki yapıyı dinamitleyecek filmlerin gösterime sokulacağı festival bu yıl ‘kötülük’ temasıyla kutlanırken festivalin destekçileri arasında Kültür Bakanlığı ile Başbakanlık Tanıtma Fonu da bulunuyor.”
Programdaki Fransız yapımı ‘Düz Beni’ (Fuck Me) başta olmak üzere tacize, kadının maruz kaldığı her türlü sömürüye, toplumsal cinsiyet rollerine ve evlilik kurumuna eleştirel yaklaşan, aile içi şiddeti sorgulayan filmleri ‘mide bulandırıcı’ olarak niteleyen haber, Vakit gazetesinin sık yaptığını tekrarlıyor: Hedef gösteriyor. Haberde, Vakit’in daha önce kışkırtıcı yayınları neticesinde sahnelenmesine engel olduğu ‘Yala Ama Yutma’ adlı oyun “Haberimiz sayesinde porno tiyatro oyunu da sahnelenmemişti” ifadesiyle hatırlatılmış.
Uçan Süpürge’nin yönetim kurulu başkanı Halime Güner’den, Vakit’in yayınlarının ardından, tepki mailleri almadığımız halde festivalde güvenliğin sağlanması için güvenlik kurumlarıyla gerekli görüşmelerin yapıldığını öğreniyoruz. Güner, hedef gösterilmelerine bahane edilen filmlerin çok uluslararası festivallerde gösterilen ve geniş bir danışma kurulunca programa alınan yapımlar olduğunu hatırlatıyor. Güner, kadınlara ‘kötülük’ etiketinin yapıştırıldığı dünyayı değiştirmek için çabalarken ederken bu ve benzeri engellemelere karşı da mücadeleye devam edeceklerini anlatıyor:
“Kadın hareketinin tarihinde bir sürü ilerlemeler, yasalar olmasına rağmen değişimin neden direnç gösterdiğinin somut örneklerinden biri, bu yaşadığımız. Kadının emeğine, bedenine, kimliğine sahip çıkmasına tahammülsüzlüklerini görüyoruz. Biz ve bizim gibi kadınlar yaşamı değiştirmek için mücadele edince, üstelik bunu sinemayla yapmaya kalktığında itiraz büyük oluyor. Ama üzgünüm, ne isterlerse yapsınlar kimse herhangi bir engel koyamayacak. Bu sene bu, seneye başka bir şey. Çok ilginçtir ki bunu yazan gazetede çalışanların ve çevrelerinin kadına yönelik taciz, çocuk hakları ihlalleri konusundaki duruşları daha vahim. Kamuoyu bütün bunları böyle görmeli. Gazetelerindeki Üzmez’i üzdük galiba, ama o bizi üzemez!”