Van'da 5000 yıllık kente tatil köyü yapılması planlanıyor

Van'da 5000 yıllık kente tatil köyü yapılması planlanıyor
Van'da 5000 yıllık kente tatil köyü yapılması planlanıyor
Van Gölü kıyısında bulunan 5000 yıllık Tatvan Antik Kenti, yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. / Erman Ertuğrul

Van Gölü kıyısındaki 5000 yıllık antik kent, koruma altına alınmadığı sürece yok olma tehlikesi ile karşı karşıya. 1986 yılında Kültür Bakanlığı tarafından tescillenen ve Doğu Anadolu Bölgesi’nde hüküm süren Urartuların Van kıyısındaki geçmişi 5000 yıla dayanan antik kentin bir kısmı toprak altında bir kısmı ise göl altında bulunuyor.

 

ANTİK KENTİN ÜZERİNE TATİL KÖYÜ YAPILMAK İSTENİYOR

Bitlis’te Van Gölü kıyısında 1.derece arkeolojik ve doğal sit alanı olarak belirlenen Tatvan Antik Kenti, tatil köyü yapılmak için 2010’da satılmak istendi. Alana yatırım yapılması için ön izin veren Maliye Bakanlığı Milli Emlak Müdürlüğü, arazinin satış işleminin gerçekleştirilebilmesi için görüş isteyince; Kültür ve Turizm Bakanlığı, “2863 sayılı yasa kapsamında 1. ve 2. derece arkeolojik sit alanlarında kalan taşınmazların satış izni verilemeyeceğini” belirterek bu talebe olumsuz yanıt verdi. Ancak bu kararın ardından Van Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu, yatırımcının talebi üzerine 2011’de kentin  arkeolojik sit statüsünü kaldırdı.

“BÖLGEDE ARKEOLOJİK ESER YOK” KARARI VERİLDİ

Koruma Kurulu’nun aldığı kararda, 1.derece arkeolojik ve doğal sit olarak belirlenen alanda yapılan yüzey araştırmasında herhangi bir arkeolojik ve mimari kalıntının bulunamadığı; alanın yerleşim merkezi olarak kullanıldığını gösteren çanak, çömlek ve metal parçalarına ise rastlanılamadığı belirtildi. Koruma Kurulu, sahanın 1. derece arkeolojik sit alanından çıkarılmasına karar verirken Çevre ve Şehircilik Bakanlığı da doğal sit statüsünü düşürdü.

BÖLGENİN GEÇMİŞİ 5000 YIL ÖNCESİNE GİDİYOR

Bitlis Eren Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Doç Dr. Mehmet Demirtaş, antik kentin definecilerden ve rant peşinde koşanlardan korunması gerektiğini söyledi. Van Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nu ve Kültür ve Turizm Bakanlığı’nı göreve çağıran Demirtaş, bu bölgenin turizme kazandırılması gerekir dedi ve sözlerine şöyle devam etti: Tatvan’da, ilçenin tarihi olmadığına dair bir yanılgı var. Halbuki bilinenin aksine Tatvan, 5000 yıllık tarihe sahip bir ilçemiz. Bitlis’in yanı başında olması da bunu ispat ediyor. Geçmişi Bitlis kadar görkemli olmasa da yapılan araştırmalarda MÖ. 3000 yıllarına dayanan çok sayıda buluntu elde edildi. Ayrıca ilçede iki antik kent var. Bunlardan biri Şahmiran köyünde diğeri ise şu an plaj olarak kullanılan Van Gölü sahilindedir. Resmi kaynaklarda ve yazışmalarda da buraları ‘Tatvan Antik Kenti’ olarak geçiyor. Kayaların üzerine oyulmuş nişler, geometrik şekil, işaret ve resimler var. Bu bulgular antik kent denildiğinde ilk akla gelen özelliklerdir ve bütün bunlar 1986 yılında tescillenmiş. Buradaki şehir resmi kazılarla ortaya çıkarıldığında sadece Tatvan ve Bitlis’in değil Türkiye’nin çehresi değişecek. Burası dünyanın ilgi odağı haline gelecek.”

 

TAHRİBATIN ÖNLENMESİ, BİLİMSEL KAZILAR YAPILMASI GEREKİYOR

Demirtaş: “Alanı imara açmak, burada tatil köyü yapmak, sondajla su çıkarmak isteyenler var. Ayrıca define avcıları da yaptıkları kazılarla alana büyük zarar veriyor. Antik kentin bulunduğu alandaki tahribatın durdurulması için ortak proje hazırlanarak koruma altına alınması gerekiyor. Tarihimiz ve geleceğimiz yok ediliyor. Bunlara sahip çıkamazsak, geleceğimize de sahip çıkamayız. Buranın imara açılması belki 3-5 kişiye fayda sağlar. Ancak bu antik kentin korunması Tatvan’a, bölgeye ve ülkeye fayda sağlar. Bu nedenle burada kapsamlı bir çalışma yapılması ve tahribatın önlenmesi gerekiyor.”

 

“ARKEOLOJİK DEĞİL DOĞAL SİT ALANI” KARARI

Van Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından 2010 yılında alanda inceleme yapıldığını ve söz konusu bölgenin “birinci derecede arkeolojik sit alanı” olarak belgelendiğini söyleyen Demirtaş, aynı kurulun 2011’de yaptığı çalışmada ise “arkeolojik sit alanı değil, doğal sit alanı” kararı verdiğini belirtti. Demirtaş, gerekirse bölgede arkeolojik eserlerin kamera görüntülerini paylaşabileceğini ve bu bölgenin bir arkeolojik alan olduğunu vurguladı.