Vavien'le 'Recep İvedik' arası...

Vavien'le 'Recep İvedik' arası...
Vavien'le 'Recep İvedik' arası...
Engin Günaydın, 'İçimdeki Ses'i yazarken önce bir ana-oğul öyküsü üzerinden ilerlemek istemiş, daha sonra senaryoya Ayşil karakterini eklemiş. Sanırım bu sonradan eklenti az-bir problem oluşturmuş, çünkü senaryonun sorunlu yanı bu ilişkide daha çok kıyıya vuruyor.
Haber: UĞUR VARDAN - ugur.vardan@radikal.com.tr / Arşivi

İÇİMDEKİ SES (Not: 3/5)
Yönetmen: Çağrı Bayrak
Oyuncular: Engin Günaydın, Leyla Tuğutlu, Füsun Demirel, Ersin Korkut
Yapım: 2014, Türkiye

Babamın Sesi’, ‘Sesime Gel’ derken sahne sırası ‘İçimdeki Ses’te!.. Ama öncelikle Engin Günaydın’ın senaryosunu yazıp başrolünü üstlendiği ‘İçimdeki Ses’e önce özel bir alkış... Aslında normal olanı yaptılar ama son dönemdeki kimi uygulamalar açısından hamleleri anormal ve cesurca göründü. Mesele şu: Yakın bir zaman dilimi içinde gözünü gişeye dikmiş ve bu uğurda en önemli engel olarak gördükleri eleştirmenlere, kendi filmleri için basın gösterimleri yapmayarak durumu kurtardıklarını düşünen bir yapımcı kafası türedi. Ama ilginçtir bu kafa aslında uzun süredir sektör içinde, üstelik eskiden ön gösterim yapar ve sonrasında koşa koşa gelip, “Eleştirmenler ne diyor?” diye havayı koklardı. Lakin toplumun her tarafını ele geçiren ‘Rantçı’ ruh, onlara da sirayet etti. Belki de böylesi bir tavır kolaylarına geldi. ‘İçimdeki Ses’ ekibi en azından bu yola sapmadı ve filmleri için basın gösterimi yaptı, bir başka deyişle sadece içlerindeki değil dışlarındaki sese, seslere de kulak vermeyi yeğlediler.

Engin Günaydın: 30'a yakın yeğenim var, bu bende sinir yapıyor!

Kündeye gelen hayatlar...

Gelelim sadede; önce öykü: Dizi senaristi Selim, canına tak eden yalnızlığına son vermek için annesiyle oturmaya karar verir. Lakin gittiği bir spor salonunda ‘kaza’ eseri tanıştığı Ayşil’den çok etkilenir. ‘Güzel olduğunuz kadar zenginsiniz de’ kategorisindeki Ayşil de Selim’e ilgi gösterir. Bu durum senaristimizin kafasını daha da karıştırır. Ama asıl karışıklığı, ‘umre’ dönüşü yanına taşınan annesi Mehpare’nin varlığı yaratacaktır.

Şahan Gökbakar'dan Gupse Özay'a 'Recep İvedik'li mesaj


Çağrı Bayrak’ın yönettiği yapımın senaryosunun Engin Günaydın’a ait olması, insanda “Yeni bir Vavien mi izleyeceğiz?” hissi doğuruyor. Bu hissiyat konu ve dertler itibariyle aynı sularda gezmek anlamı içermiyor elbet. Derdimiz asıl olarak çıta, yaratıcılık, karakter zenginliği gibi unsurlar bakımından bir beklentinin altını çizmek... Lakin filmin bir yerindeki -ki bu sahnede karşımıza Sırrı Süreyya Önder çıkıyor- replik, yaratıcı ekibin de bu durumun farkında olduğunu gösteriyor: “Vavien’le Recep İvedik arası...”

Avustralya'nın Oscar'ı Yılmaz Erdoğan'a gitti


Günaydın, ‘İçimdeki Ses’i yazarken önce bir ana-oğul öyküsü üzerinden ilerlemek istemiş, daha sonra senaryoya Ayşil karakterini eklemiş. Sanırım bu sonradan eklenti az-bir problem oluşturmuş, çünkü senaryonun sorunlu yanı bu ilişkide daha çok kıyıya vuruyor. Öte yandan Günaydın’ın kendine özgü üslubu öyküyü alıp götürüyor. Kimi sahneler hem oyuncunun özel yetenekleri hem de durum komedisine göz kırpan yanlarıyla güldürü anlamında çok başarılı. Keza bazen de devreye Yılmaz karakterindeki Ersin Korkut giriyor ve film boyunca, çok iyi ‘duvar pasları’ ve birlikte kontratağa çıkma durumları izliyoruz. Ayşil rolündeki Leyla Tuğutlu gayet ‘güzel’ bir performans ortaya koymuş, anne Mehpare’de de Füsun Demirel oldukça başarılı bir ‘endişeli muhafazakâr’ tiplemesi çizmiş.

Eksiklerine rağmen ‘İçimdeki Ses’ izlenmeye değer bir komedi. Ama Engin Günaydın’dan daha iyilerini beklemek hakkımız. ‘Yolu açık olsun’ diyelim...