Ve Planeur uçuşa geçti

Ve Planeur uçuşa geçti
Ve Planeur uçuşa geçti
Tınıları hardrock, soloları ise caz esintili rock grubu Planeur'un 'Gelecek' adını verdiği ilk albüm piyasaya çıktı. Grubun üyeleri Onur Ataman ve Serkan Modalı ile konuştuk
Haber: ALPBUĞRA BAHADIR GÜLTEKİN - bahadir.gultekin@radikal.com.tr / Arşivi

Planeur nasıl kuruldu, hikâyesini dinleyebilir miyiz?
Serkan: Planeur Ağustos 2009’da kurulan bir grup. Hikâyesi ise Onur ile benim çok eskiden beri arkadaş olmamıza dayanıyor. Yıllardır birbirimizi tanıyor olmamızın sonucunda böyle bir karar aldık ve en sonunda demo kayıt sürecini başlattık. Daha sonra albüm kaydını Hollanda’ya çevirmek durumunda kaldık, çünkü Onur orada yaşıyordu. Yaklaşık iki buçuk yıllık bir süreçten geçtik. 

Hollanda’da bulunmanızın sebebi neydi?
Onur: Eğitim nedeniyle. 2000’de ilk Türk öğrenci olarak Kraliyet Konservatuvarı’na kabul oldum. Lisans ile master sürecinden sonra doktora eğitimimi tamamladım. Bu arada eğitim hayatım sırasında, yani 2003 yılından bu yana sürdürdüğüm caz müzik kariyerim vardı ve aynı zaman zarfında Nordsee, İstanbul Caz Festivali gibi organizasyonlarda yer aldım. Planeur’ün dışında da aktif caz kariyerim var.
Serkan: Ben alaylı bir müzisyenim, okullu değilim ama 13 yaşından beri müzikle ilgileniyorum. Üniversite yıllarım sırasında birçok rock barda sahne aldım. En sonunda albüm çıkarmak Planeur’e kısmet oldu. 

Albümün hazırlık aşamasındaki süreç nasıldı?
Onur: Albümün kaydına uzun bir vakit harcandı ve bu süre zarfından her şey gerçekten ince elenip, sık dokundu. Tamamen müziğe hizmet etmek için, evrensel normlarda hareket ettik ve bence bu biraz önemsenmesi gereken bir nokta. Daha da açık konuşmak gerekirse, korkusuzca ve özgürce adım attık.
Serkan: Biz her zaman hissettiğimiz müziği yapabilmenin peşindeydik. Piyasa kaygısı duymadan, özgürce kendimizi ifade etmek istedik.
Onur: Bu albüm nasıl yapılması gerekiyorsa tamamen öyle yapıldı. Enstrümantal özelliğiyle, stüdyo kaydıyla ve yazdığı söz biçimiyle son zamanlarda rencide edilmeye başlanan Anadolu Rock ezgilerinden uzak, modern armoni yapısıyla müzik dinleyicisine bir şeyler katması gereken bir albüm hazırladık sonunda. Yapmak istediğimiz şeyi gerçekten sıfırdan yarattık. Elimizde önceden yazılmış, çizilmiş herhangi bir şey yoktu ve Planeur isminden de yola çıkarak adımlarımızı özgürce attık. 

Grubun isminin Planeur olma sebebi özgürlükle ilintili yani
Onur: Kesinlikle. İnsanın özgür olma, uçmaya olan isteği ile alakalı. Biz zaten ufak çocuklar değiliz, ikimiz de 34 yaşında insanlarız. Gençliğimizde neler yaşadığımızı da çok iyi algılayabiliyoruz. İlk albüm olmasına rağmen tamamen olgunlukla gerçekleştirdik. Ondan dolayı da ciddi bir stüdyo aşamasına girmemiz gerektiğini ta en başından beri biliyorduk.
Serkan: Zaten çalıştığımız kişilerin konusunda uzman isimlerin olması da bu işi ne kadar çok önemsediğimizi ortaya koyuyor. 

Şarkılarınızın sözleri bir filmin farklı sahnelerinden kesitleri anlatıyor gibi, nelerden ilham aldı bu sözler?
Serkan: Sözleri yaklaşık altı yedi aylık bir dönemde yazdık ama özel olarak bir hikâyede geçen hissiyatları yansıtmak istiyorduk. Dolayısıyla da her şarkıda bir şey anlatma peşindeydik. Yaşananları öyküleştirerek anlatmanın insanları daha da etkileyeceği düşünüyordum.
Sözler ise geçmişte tecrübe ettiğimiz pek çok şey yer alıyor. 

Müzikal anlamda etkilendiğiniz gruplar neler?
Onur: Teknik olarak baktığımızda bütün modern grupları dinliyoruz. Geçmişten beslenen bir müzik yapımız olsa da, aslında tamamen modern bir anlayış içerisindeyiz. Müzikal anlamda bakılırsa Rock n roll’un temeli neyse ona sadık kalmaya çalıştık. Bu ne demek oluyor, biz bilinçli olarak elektronik seslerden uzak durduk. Led Zeppelin ve onu takip eden gruplar nasıl yaptıysa, biz de onlardan etkilenerek yaptık. Bunun dışında yaşımız gereği farklı tür müziklerin ön plana çıktığı dönemlerde de yaşadık. Foo Fighters dinlediğimiz de oldu, Dream Theather da, Metallica da... Ancak enstrümantal açıdan bakarsak bunların dışında sayabileceğim caz müzisyenleri var. Soloların yazılımı stüdyo içerisinde doğan ortamdan kaynaklı alımla yapıldı. Statik bir şekilde çalışmayla değil, o an içerisinde nasıl hissediliyorsa öyle ortaya çıktı. Gelecek’in arka tarafındaki solo aslında albümün içerisinde bir manifestodur. 

Aktif bir caz kariyeriniz var. Şimdi de rock müziğe geçiş yaptınız…
Onur: Aslında tam olarak geçiş sayılmaz, paralel olarak devam ediyor diyelim. Bir müzisyen aslında bütün müzikleri kucaklayacak seviyede olabilmeli. Bunu yapan müzisyenler dünyada var ama Türkiye ’de pek yok. Ben bu adımı açıkçası bilinçli olarak attım. Yani Kapadokya Caz Günleri’ sırasında rock albümümüz çıktı ama aynı gün ben yüzlerce ortaokul öğrencisine cazın ne olduğunu anlatıyordum. Anadolu’ya konser için gittiğimizde müziğimize ilgi duyan, cazla ilgili bir şeyler öğrenmek isteyenler için workshop’lar yapmak istiyoruz.
Serkan: Kısacası kapalı bir grup değiliz, yaptığımız şeyi insanlara aktarmak istiyoruz.
Onur: Albüm adının ‘Gelecek’ olması gelecek kuşağa açılan bir kapı. Türkiye’nin geneline baktığımız zaman, insanlar sosyolojik ve politik açıdan geleceğini sorgulamaktan başka bir şey yapmıyor.