Venedik Festivali 'Toz' duman olacak

Sinemayı her şeyden önce 'yedinci sanat' olarak değerlendirenleri Venedik'te yine iştah açıcı, zengin bir program bekliyor.
Haber: MEHMET BASUTÇU / Arşivi

İSTANBUL - Sinemayı her şeyden önce 'yedinci sanat' olarak değerlendirenleri Venedik'te yine iştah açıcı, zengin bir program bekliyor. Ayrıca altı çizilmesi gereken nokta, uluslararası etkinliklerin en eskisi olan Venedik Film Festivali'nin (La Mostra), ticari sinemanın egemenliğine karşı başarıyla direniyor olması...
1990'lı yıllarda, bazı gerçekçi saptamalar sonunda verilen tavizleri yeniden gözden geçiren Alberto Barbera, festival yönetimine getirilmesinden iki yıl sonra, Venedik Film Festivali'ni tekrar eski temel çizgisine oturtmuş. Venedik Bienali kapsamında her yıl düzenlenen La Mostra'nın hedefi, sinema sanatının en özgün yapıtlarını tanıtmaktır.
Hedef bu olunca, yaratıcı sinemanın düzeyli örneklerine, hatta seyirci potansiyeli düşük olan kimi ilginç deneysel çalışmalara bile, festivalin kapıları ardına kadar açılıveriyor. Bu arada, sinemanın büyük bir endüstri ve popüler bir 'eğlence' aracı olduğu da doğal olarak unutulmamaktadır. Ancak, örneğin Cannes Festivali'nin tersine, 'zor' olarak nitelenen sanat filmleri Venedik'te yarışmalı ana bölüme alınırken, geniş kitle sineması örnekleri yan bölümlerde gösterilir...
'La Mostra'da öncelik yönetmenindir; listelerde filmin adı ikinci, yapımcı ükenin bayrağı üçüncü sırada yer alır. Bir ayrıntı gibi gözükse de, sıralamadaki bu seçim, izlenen temel felsefenin kâğıt üzerine
yansımasıdır. Bu resmi çizgiye karşın festival aynı zamanda önemli bir sinema pazarıdır da. Çünkü, geniş kitlelere seslenen filmlere, video çalışmalara, belgesellere, kısa filmlere ve farklı denemelere de yer veren değişik yan bölümlerin sunduğu geniş yelpaze, film alan ve dağıtanlar için de hayli ilgi çekicidir.
İşkencecinin iç hesaplaşması
Birbiriyle bağdaşması güç verilerin, çeşitli baskıların, öneri ve sıcak eleştirilerin cangılında, İtalya gibi tepkilerin sert olduğu bir ülkede her şeye karşın izlenen bu çizgiyi somutlaştıran en güzel ve en anlamlı örneklerden biri, Venedik'te Altın Aslan Ödülü için yarışan Romanyalı yönetmen Lucian Pintilie'nin, 'Bir İşkencecinin Öğleden Sonrası' (l'Aprés-midi d'un tortionnaire) adlı çarpıcı filmi...
Uzun yıllar Fransa'da yaşayan tiyatro ve sinema yönetmeni Pintilie, gerçek bir kişinin, korkunç ama gerçek öyküsünü, etkileyici, yalın bir sinema diliyle anlatıyor. Komünist devrin binlerce işkencecisinden biri olan Franz Tander, yaptıklarını anlatan bir kitap yazma cesaretini göstermiştir. Bu kitaptan yola çıkan yönetmen, belgesel türün kuruluğundan
uzak, manikeist felsefenin tuzaklarına düşmeden, yoğun sinemasal tadlar içeren çarpıcı bir mizansen gerçekleştirmiş.
Kendisiyle söyleşi yapmaya gelen bir gazeteciye yaşamını anlatırken iç hesaplaşması yapan işkenceciyi, profesyonel
oyuncu Gheorghe Dinica başarıyla yorumluyor. Yaklaşık 100 kişinin ölümünden sorumlu olduğunu söyleyen işkenceci adam, katıksız bir canavar, gözü dönmüş bir deli değildir. Çevremizdeki insanlardan biridir. Koşullar elverdiğinde işkence yapmaya hazır binlerce insandan biri.
Filmin Paris'te yapılan basın gösteriminden çıkan bir Fransız dağıtımcı, "Başarılı, önemli bir film ama, bizde olsa olsa 8 bin, bilemedin 10 bin izleyici toplayabilir ancak" diyerek yakınıyor. Venedik Film Festivali sayesinde bu filmin birçok ülkede daha fazla izleyiciye ulaşabileceğinden hiç kuşkum yok açıkçası.
Yan bölümler çok zengin
Açılışı 'Yağmurdan Önce'nin Makedon yönetmeni Milko Mançevski'nin 'Toz' (Dust) adlı filmiyle yapılacak olan Venedik'te, yedinci sanatın yerleşik ustalarını yarışma dışı izleyeceğiz. Fransız sinemasının 80'lik genci Eric Rohmer tüm sinema yaşamı için Altın Aslan aldıktan sonra, son filmi
'İngiliz Kadın ve Dük'ü (L'Anglaise et le Duc) sunacak. Bir saat düzeni içinde çalışan Woody Allen, gelenekleri bozmayarak, en son çalışmasını her yıl olduğu gibi yine Venedik'e gönderecek. Steven Spielberg ise festivalde 'Yapay Zekâ'dan söz edecek.
Bu yıl da Türk sinemasından hiçbir örneğin yer alamadığı Venedik Film Festivali'nde Spike Lee, Yusuf Şahin, Manoel de Oliveira, David Mamet, Werner Herzog gibi tanınmış yönetmenlerin son yapıtlarını yan bölümlerde izleyeceğiz. Kâğıt üzerinde görülebildiği kadarıyla, sanat düzeyi çıtası yine yüksek tutulmuş.
Altın Aslan için 20 film yarışıyor

  • Los otros (Diğerleri) / Yön: Alejandro Amenábar / İspanya-ABD / Oyn: Nicole Kidman, Fionnula Flanagan, Christopher Eccleston
  • Quem és tu? / Yön: João Botelho / Portekiz / Oyn: Patrícia Guerriero, Suzana Borges, Rui Morisson
  • Luna rossa (Kırmızı Ay) / Yön: Antonio Capuano / İtalya / Oyn: Carlo Cecchi, Licia Maglietta, Toni Servillo
  • Heung gong yau gok hor lei wood (Hollywood Hong Kong) / Yön: Fruit Chan / Hong Kong-Fransa-Japonya / Oyn: Glen Chin, Ho Sai Man, Leu Sze Ping
  • Bully / Yön: Larry Clark / ABD / Oyn: Brad Renfro, Nick Stahl, Rachel Miner
  • Y tu mamá también / Yön: Alfonso Cuarón / Meksika / Oyn: Maribel Verdú, Gael García, Bernal Diego Luna
  • Sauvage innocence (Vahşi Suçsuzluk) / Yön: Philippe Garrel / Fransa-Hollanda / Oyn: Medni Belhaj Kalem, Julia Faure, Michel Subor
  • Eden / Yön: Amos Gitai / Fransa-İtalya-İsrail / Oyn: Samantha Morton, Thomas Jane, Danny Huston, Arthur Miller
  • Soochwieen Bodmyung (Adresi Bilinmiyor) / Yön: Kim Ki-Duk / Kore / Oyn: Dong-Kun Yang, Young-Min Kim, Min-Jung Ban
  • Waking Life / Yön: Richard Linklater / ABD / Oyn: Ethan Hawke, Julie Delpy, Charles Gunning
  • The Navigators / Yön: Ken Loach / İngiltere-Almanya-İspanya / Oyn: Tom Craig, Joe Duttine, Steve Huison
  • Monsoon Wedding (Monsoon'un Düğünü) / Yön: Mira Nair / Hindistan / Oyn: Naseeruddin Shah, Lillete Dubey, Shefali Shetty
  • How Harry Became a Tree (Harry Nasıl Ağaca Dönüştü) / Yön: Goran Paskaljevic / İrlanda-İngiltere-Fransa / Oyn: Colm Meaney, Adrian Dunbar, Cillian Murphy
  • Raye makhfi (Void Votes) / Yön: Babak Payami / İran-İtalya / Oyn: Nassim Abdi, Cyrus Abidi
  • The Triumph of Love (Aşkın Zaferi) / Yön: Clare Peploe / İtalya-İngiltere / Oyuncular : Mira Sorvino, Rachael Stirling, Ben Kingsley
  • Luce dei miei occhi (Gözlerimin Işığı) / Yön: Giuseppe Piccioni / İtalya / Oyn: Luigi Lo Cascio, Sandra Ceccarelli, Silvio Orlando
  • l'Aprés-midi d'un tortionnaire (Bir İşkencecinin Öğleden Sonrası) / Yön: Lucian Pintilie / Romanya-Fransa / Oyn: Gheorghe Dinica, Radu Beligan, Ioana Ana Macaria
  • Behind the Sun (Güneşin Arkasında) / Yön: Walter Salles / Brezilya-İsviçre-Fransa / Oyn: Rodrigo Santoro, José Dumont, Ravi Lacerda
  • Hundstage / Yön: Ulrich Seidl / Avusturya / Oyn: Maria Hofstätter, Alfred Mrva, Erich Finsches
  • Loin (Uzak) / Yön: André Téchiné / Fransa-İspanya / Oyn: Stéphane Rideau, Lubna Azaabal, Mohamed Hamaidi