Venedik, 'kilise-cami'yi kapatıyor

Venedik, 'kilise-cami'yi kapatıyor
Venedik, 'kilise-cami'yi kapatıyor
Venedik Bienali'nin en çarpıcı işlerinden biri olan camiye dönüştürülmüş kilise, Cuma namazlarında kullanılmaya başlanınca kent yönetiminin tepkisini çekti. Katolik kilisesinin hiç hoşuna gitmeyen eser, BBC'nin haberine göre 'ibadet izni' olmadığı için kapatılıyor.

ÖVGÜ PINAR/BBC

Gerçeklikle sanat eseri arasında ayrım yapmanın kimi zaman imkansız hale geldiği güncel sanat sergilerinde, müze çalışanlarının oturması için koyulmuş sandalyeler hatta yere düşmüş bir kağıt parçası bile "acaba bu da eserin bir parçası mı?" şeklinde bir kafa karışıklığına yol açabilir.

Venedik Bienali'ndeki İzlanda pavyonu da görmezden gelinen toplumsal sorunları göze sokmak amacıyla, sanatla gerçeklik arasındaki sınırları muğlaklaştırıyor. Artık kullanılmayan bir kilisenin dekorasyon değişikliğiyle "camiye dönüştürülmesinden" ibaret olan İzlanda pavyonu, mekanda ibadet edenleri bir nevi sanat eserinin parçası haline getiriyor; aynı zamanda da dini hoşgörüsüzlük, entegrasyon gibi temaları ete kemiğe büründürüyor.

9 Mayıs'ta başlayan 56. Venedik Bienali'ndeki İzlanda pavyonu, kentte bir camileri olmayan Müslümanlar tarafından ibadet amacıyla kullanılmaya başlayınca büyük bir tartışmayı ateşledi. İzlanda asıllı İsviçreli sanatçı Christoph Büchel "Cami" isimli işiyle, bir yandan sanat-gerçeklik ayrımının mümkün olup olmadığı tartışmasını teoriden pratiğe taşırken, bir yandan da dini provokasyon yapma suçlamalarıyla karşı karşıya kaldı.

İzlanda'nın bienal başvurusunda, "ibadet" değil "sanat sergisi" amaçlı izin aldığını belirten Venedik yönetimi, buna rağmen Müslümanların mekanda ibadet etmesi yüzünden İzlanda pavyonunun yasaları ihlal ettiğini belirtti. Katolik Kilisesi de, İzlanda pavyonunun yer aldığı Santa Maria della Misericordia Kilisesi'nin yaklaşık 40 yıldır kullanılmaması ve özel mülkiyet olmasına rağmen, başka bir dinin ibadet yeri haline getirilmesi için gerekli izne sahip olmadığı açıklamasını yaptı.

MÜSLÜMANLAR CUMA NAMAZI KILDI
Gerginlik, Müslümanların geçen cuma günü "camide" cuma namazı organize etmesi ve sağcı İtalya'nın Kardeşleri partisinin de binanın önünde karşıt gösteri düzenlemesiyle daha da tırmandı. Sonunda belediye, kilise binasının başka bir dinin mensuplarına ibadete açılabilmesi için gerekli iznin alındığını gösteren belgeleri sunmaları için İzlanda pavyonunun organizatörlerine 20 Mayıs'a kadar süre tanıdı.

İzlandalı organizatörler, binanın artık kilise olarak kullanılmadığını gösteren belgeleri belediyeye sunsa da, Venedik Belediyesi bugün pavyonun sertifikasının iptal edildiğini açıkladı. Serginin kapatılması anlamına gelen bu karara itiraz için İzlandalı organizatörlere 60 gün süre tanındı.

TÜRK TÜCCARLARIN MESCİDİ
Yasal bir caminin bulunmadığı Venedik ve çevresinde yaşayan Müslümanların, otopark, depo, süpermarket gibi mekanları ibadet amaçlı kullandığı biliniyor. Venedik'te teknik olarak camiye en yakın mekanınsa ilk kez 1621'de Türk tüccarlar için açıldığı belirtiliyor. İzlanda pavyonunun internet sitesinde, "Türk Hanı" (Fondaco dei Turchi) olarak anılan binada, Osmanlı-Venedik arasında ticaret yapan Müslüman tüccarların kullanımı için ufak bir mescidin yer aldığı bilgisi yer alıyor. Ancak "siyasi bir tehdit olarak görülen Müslüman Türklere" gerçek bir cami yapma izni verilmediği belirtiliyor.

İzlanda pavyonunun sitesinde, İslam'la ilgili bilgiler, hadisler, kutsal günler takvimi ve namaz saatleri de yer alıyor. "Yeni Müslüman Köşesi" başlıklı bölümde ise İslam'a ilgi duyanlara bu dinle ilgili detaylı bilgi veriliyor ve kaynak tavsiyesinde bulunuluyor. İzlanda pavyonunun tanıtım metnindeki ilginç bir detay da, Kuran'ın ilk matbaa basımının 16. yüzyılda, bugün cami tartışmasının yaşandığı Venedik'te yapılmış olması.

1966 doğumlu sanatçı Christoph Büchel içinse tanıtım metninde, "Onun gerçekliği olduğu gibi temsil etme biçimi, gerçekliğin kendisinden daha gerçek olabiliyor. Onun yarattığı dünya tam olarak işliyor ve ziyaretçiler sıklıkla bir sanat enstalasyonunun içinde olduğunu unutuyor" deniliyor.

"Cami" işiyle "günümüzdeki etnik ve dini çatışmaların temelinde yatan ayrımcılık ve önyargı" gibi konulara dikkat çekmeyi amaçlayan Büchel, pavyon hakkında kapatma kararı çıksa da bu amacına ulaşmış gibi görünüyor.