Venedik'te insanın tüm halleri var

Geçen yıl, Kim KiDuk'un ilk filmini izlerken bayılanlar bile olmuştu.
Haber: MEHMET BASUTÇU / Arşivi

VENEDİK - Geçen yıl, Kim KiDuk'un ilk filmini izlerken bayılanlar bile olmuştu. 'Ada', hem çekici, hem de itici bir filmdi. Kore sinemasının genç sesi, estetik düzeyde son derece başarılı olan bu yapıtıyla, katıksız bir sinemacı olduğunu haberliyordu. Ancak, 'Ada'nın olağanüstü şiirselliği gerisinde zaman zaman parlayıveren katıksız iç şiddetin temelindeki nedenleri, sadizmle mazohizm arasında gidip gelen o dayanılmaz görüntülerin içerdiği anlamını kavramakta güçlük çekiyor; amaçsız, nihilist bir şiddetle karşı karşıya olmaktan korkuyorduk.
Kim Ki-Duk, bu yıl yine 'Altın Aslan' adayı olan ikinci filmi 'Bilinmeyen Adres' ile beynimizi kurcalayan bu sorulara açıklık kazandırıyor. Genç yönetmenin sinema dünyasının temel taşı olan şiddet, sağlıksız bir nihilizmin ya da sadizmin işaretleri değil, yaralı bir toplumun ezilmiş bireylerinin çaresizliğinin ifadesidir. Ülkeyi ikiye bölen Soğuk Savaş onların iliklerini dondurmuş, benliklerinde onulmaz yaralar açmıştır.
Onurları beş paralık edilmiş; kökleri kurumaya yüz tutmuştur. Kendilerine güvenlerini yitirmişlerdir. 'Kurtarıcıları' olan Amerikalıların, geleneklerine çok ters düşen yaşam biçimine uyum sağlamak zorunda bırakılmışlardır. Amerikalı babalarını tanımayan binlerce genç Koreli, süt emdikleri memelerden nefret etmiştir. O göğüsler ki, unutulmak istenen babaların, Teksas çayırlarındaki ineklerini damgalarcasına attıkları silinmez imzaları taşırlar. 'Bilinmeyen Adres'te, annesinin memesini kestikten sonra intihar eden gencin iç şiddetinde somutlaşan çaresizlik korkunçtur.
"Kin ve nefret duygularıyla kaynayan Kore patlama noktasında. Bu rahatsızlığın, yaşanan yoğun gerilimin nereden kaynaklandığı önemli bir sorudur" diyen yönetmenin sesine kulak vermek gerekiyor.
'Uzak': Sımsıcak bir film
Andre Techine, Kim Ki-Duk'un tam tersine, bir toplumun içinde kaynayan şiddetin dış yansımalarına alabildiğine sevecen, hümanist bir yaklaşımla eğiliyor. İçtenci Fransız sinemasının 30 yıldan bu yana eskimeyen özgün adlarından Techine ile Fas yolculuğuna çıkıyoruz. Durağımız Tanca limanı. İspanya, genç Faslılar için ulaşılması güç, 'uzak' bir cennettir. Erkek kardeşi Kanada'ya yerleşmiş olan Sarah, annesinin ölümünden sonra aile pansiyonunu tek başına işletmek zorunda kalmıştır. İsyankâr ruhlu bir genç kız olan Sarah, Kanada'ya gitmekle Fas'ta kalmak arasında seçim yapamamakta, köklerinin bu sıcak topraklarda olduğunu da için
için sezinlemektedir. Yahudi Sarah'ın yanında çalışan, yoksul Müslüman köylü çocuğu Sait'in tek umuduysa, kapağı Avrupa'ya atabilmektir. Sarah'nın sevgilisi, kamyon şoförü Serge'den kendisini kaçırmasını ister. Farklı düşler peşindeki Serge, daha fazla para kazanabilmek için kaçakçıların dünyasına girmek üzeredir.
Bir dizi doyurucu yan karakterle beslenen bu koşut öykülerin kesiştiği nokta, günlük yaşamın zorlukları ve acı gerçekleri ortasında yollarını bulmaya çabalayan insanların içindeki umut, karşı konulmaz yaşam dürtüsüdür. Andre Techine, Kim Ki-Duk gibi karamsar ve umutsuz değildir; tam tersine, hümanizmin yumuşak hoşgörüsüyle izler kahramalarını; insanoğlunu sevmekten başka seçeneğimiz olmadığını, kaldi ki, hemcinslerimizin her şeye karşın sevilesi mahluklar olduğunu vurgular...
Amos Gitai'den sonra, 'yeni politik sinema' dalgasının birbirinden çok farklı iki özgün örneğini imzalıyor Andre Techine ile Kim Ki-Duk. İki yönetmen, ödül listesinde söz sahibi olacak bütünlükteki iddialı filmleriyle aynı noktada buluşuyorlar: Sinema geniş yelpazeli bir sanattır.
Venedik'e yıldız yağıyor
Dünyanın en yaşlı film festivalinin gerçekleştiği Venedik, her yıl olduğu gibi yine birbirinden ünlü isimlerin uğrak yeri oldu. Gerek filmleri festivalde gösterilen oyuncular ve yönetmenler, gerekse etkinliğin davetlisi olarak Venedik'e gelen ünlü isimler, kimi sinemasevere unutulmaz anlar, karşılaşmalar vaat ediyor. Bu isimlerin arasında kimler yok ki?
Festivalde 'The Bithday Girl' ve 'The Other' olmak üzere iki filmiyle yer alan Nicole Kidman önceki gün Venedik'e vardı. Büyük bir hayran ve basın kitlesinin takip ettiği Kidman, 'The Others'la Altın Aslan'ı almayı umuyor. Sinemanın efsanevi isimlerinden Liz Taylor ise festivale, AIDS için düzenlenen özel bir etkinliği sunmak üzere geldi. Venedik'te varlıklarıyla herkesin ilgi odağı olan diğer 'zengin ve ünlü' isimler arasında ise Kidman'ın eski eşi Tom Cruise, Claudia Schiffer, Charlize Theron, Ethan Hawke, Tom Cruise ve Denzel Washington da yer alıyor.