'Ya sosyalizm ya barbarlık'

'Ya sosyalizm ya barbarlık'
'Ya sosyalizm ya barbarlık'
Yarın ziyarete açılacak 11. İstanbul Bienali'nin basın toplantısına, küratöryal ekip WHW'nin Alman sosyalist eylemci Rosa Luxembourg'a referansla 'Ya sosyalizm ya barbarlık' ikilemi bugün her zamankinden daha gerçek' sözleri damgasını vurdu

İSTANBUL - 11. İstanbul Bienali, dün düzenlenen basın toplantısının ardından yerli ve yabancı basın mensuplarına açıldı. Antrepo no: 3’te gerçekleştirilen toplantıda İKSV Genel Müdürü Görgün Taner, bienal sponsoru Koç Holding adına Mustafa Koç, İstanbul 2010 Ajansı adına Şekib Avdagiç ve küratör ekibi WHW hazır bulundu. Görgün Taner yaptığı konuşmada İstanbul Bienali’nin yurtiçi ve yurtdışındaki önemine değinerek İKSV’nin böyle bir projede yer almasından duyduğu memnuniyeti belirtti. Mustafa Koç ise Koç Holding’in 2007 yılında başladığı bienal sponsorluğuna 2016 yılına kadar devam edeceklerini ve destekledikleri ilk bienalde yaşadıkları heyecanın sürdüğünü söyledi. Sözü Şekib Avdagiç aldığında bienalin Türk çağdaş sanatına olduğu kadar İstanbul’un kültürel mirasının dünyaya tanıtılmasına da fayda sağlayan büyük bir proje olduğuna değindi.
Küratöryal ekip WHW üyeleri ise konuşmalarına bienal bütçesi ve sanatçılarıyla ilgili sayısal değerleri vererek başladı. Ülke, bölge ve göç durumuna göre katılımcıların yüzdelerine değinen WHW üyeleri, yüzde 28’ini Batılı sanatçıların oluşturduğu bienalde, sanatçıların yaşadıkları ülkeye göre hazırlanan tabloya bakıldığında bu oranın yüzde 45’i bulduğunu söyledi. Aynı şekilde bienal bütçesini yüzdelerle tek tek açıkladılar. Mesela uluslararası destekçi kurumlar bienal bütçesinin yüzde 26’sını karşılarken yerel sponsorların oranı yüzde 25, İstanbul 2010’un desteği yüzde 15, Kültür Bakanlığı’nın desteği ise yüzde 5 olarak açıklandı. Bienal harcamalarında ise en büyük kalemi yüzde 49’la sergi gideri oluştururken küratörlerle ilgili harcamaların oranı yüzde 5.
Konuşmalarına bienalin kavramsal çerçevesine değinerek devam eden WHW şu açıklamayı yaptı. “Sergi, kültür turistlerine Avrupa Birliği’nin çokkültürlü siyasetinin travma mahallerinden biri olan bu büyüleyici ‘metafor şehri’nin bir diğer boyutunu göstermeye değil, izleyicilere, etkileri her yerde hissedilen mevcut ekonomik krizin pençesindeki günümüz dünyası hakkında sorduğu sorularla doğrudan hitab ediyor. ‘İnsan Neyle Yaşar?’ başlığı, dünyanın her yerinde birbirlerine bağlanıp aynı ağlar içerisinde örüldükçe ayırt edilemez hale gelen iki ana konuyu, siyaset ve ekonomiyi akla getiriyor” dedi.
Siyasetin depolitize edilen diline değinen WHW “Savaşın ismi insani müdahale, kitlesel katliamın ismi etnik ‘temizlik’ oldu, tüm siyasal güçler barış, demokrasi ve insan hakları retoriği çerçevesinde adımlarını atıyor ve diğer mücadele imkânlarından yoksun militanlar ‘terörist’ damgası yiyor” şeklinde konuştu.
Küratörlerin günümüzde siyaset ve sanat yapma biçimlerine değinen, ünlü Alman sosyalist eylemci Rosa Luxembourg’a da referans veren şu sözleri, açılış toplantısına damga vurdu: “Günümüzün sınıflı toplumunda antagonizma olmadan siyaset bir hayaldir. Pazarlanabilir bir farklar yelpazesinin (çoğulculuk adıyla çığırtkanlığı yapılan) sahte bir coşkuyla kullanılmasına izin veren neo liberal çeşitlilik tarafından desteklenen siyasetin küreselleşmesinin yerine kültürün siyasallaştırılması konmalıdır. ‘Sosyalizm ya da barbarlık’ ikileminin her zamankinden daha gerçek olduğu ve dünyanın geleceğinin fakirleştirilmiş savaş bölgeleriyle zengin bölgelerin istikrarlı faşizm eğilimli sistemleri arasında bölündüğü günümüzde, bizi bekleyen budur.”
12 Eylül’de sanatseverlerin ziyaretine açılacak bienalde Tophane’de bulunan İstanbul Denizcilik İşletmeleri’ne ait alandaki 3 numaralı Antrepo’da 49, Tütün Deposu’nda 13 ve Feriköy Rum Okulu’nda 24 sanatçının yapıtları sanatseverlerle buluşacak. Her gün Antrepo önünden Feriköy Rum Okulu’na servis kalkacak.
Sergi mekânlarının dışında izleyiciyle buluşacak projeler ise kısaca şöyle: Mounira Al Solh, NOA adlı özel derginin ikinci sayısını ‘Tutuklama Başka Bir Şeyin Altında Gömülü’ adıyla yayımladı. Mor Çatı’yla birlikte çalışan Sanja Ivekovic’in ‘Güneş Gözlükleri’ temalı posterleri şehrin çeşitli noktalarında. Işıl Eğrikavuk’un ‘Karanlık Kütüphane’ başlıklı özel projesi ise 12 Eylül Cumartesi Radikal Cumartesi ekinde olacak. (Kültür Sanat)