Yabancılaşan trajedi

Oidipus'un oğulları Polyneikes ve Eteokles Thebai kuşatması sırasında ölür. Şehrin yeni hâkimi Kreon, şehri savunan Eteokles'in cenazesinin gömülmesine izin verirken, Thebai'yi kuşatan Polyneikes'in ölüsünün toprak altına girmesine müsaade etmez.
Haber: ŞEHNAZ PAK / Arşivi

İSTANBUL - Oidipus'un oğulları Polyneikes ve Eteokles Thebai kuşatması sırasında ölür. Şehrin yeni hâkimi Kreon, şehri savunan Eteokles'in cenazesinin gömülmesine izin verirken, Thebai'yi kuşatan Polyneikes'in ölüsünün toprak altına girmesine müsaade etmez. Oidipus'un kızı Antigone ise bu yasağa karşı gelir ve Polyneikes'i gömmek için kızkardeşi Ismene'yi de göreve çağırır. Ismene, Antigone'nin bu isteğini geri çevirse de genç kadın, istediğini yapar ve kardeşini gömer. Ancak Polyneikes'i gömerken yakalanan Antigone, Kreon tarafından ölüm cezasına çarptırılır. Antigone ile nişanlı olan oğlu Haimon'un sözlerine kulak asmayan Kreon bir süre sonra bir felaketin içinde bulur kendini.
Sophokles'in devlet düzeni, esenliği ve yasaları ile tanrısal düzenin, kişilerin refahı arasındaki çatışmayı irdelediği tragedyası 'Antigone', İstanbul Şehir Tiyatroları'nda Macit Koper rejisiyle seyirci karşısına çıktı. Antigone'yi Aslı Öngören, Kreon'u Taner Barlas ve Haimon'u Hüseyin Köroğlu'nun canlandırdığı oyunun başlıca rollerinde Ergün Işıldar, Murat Garibağaoğlu ve Mahperi Mertoğlu var. Yönetmen Koper ile 'Antigone' üzerine görüştük.
Antik Yunan tragedyalarında 'değer yargılarının sınava çekilmesi' gerçeğine koşut olarak, 'Antigone'nin ekseninde 21. yüzyılda siz trajedinin bugün geldiği noktayı nasıl tanımlıyorsunuz?
Trajedi günümüzde o kadar değişti ki. O kadar gündelik bir şey haline geldi ki artık trajik olanın pek farkına varamıyoruz. 2500 yıl önce trajik olduğu söylenen bu olay günümüzde dünyanın çeşitli yerlerinde günde bin kere yaşanıyor. Harpten bir kardeş dönecek de gömülmediği için bir kızkardeş buna isyan edecek. Bu yüzden de ölüm cezasına çarptırılacak. Bugün bu trajedi çok gündelik. Çok fazla yaşandığı için artık bizden uzaklaşmaya, yabancılaşmaya başladı trajedi. Trajediyi biraz daha güncelleştirmeyi denedik aslında biz de burada.
Ne tür bir güncelleştirme?
Olayı bir sahne esprisiyle aslında yok sayılan bir rolü çocuk rolünü oyunun neredeyse başrolüne getirerek çözmeye çalıştık. O çocuk bizim görünmesini istediğimiz biçimde Filistinli bir çocuk. Bu çocuk oyunun dışında bir düş görmeye başlıyor. Bu düşü Antigone oluyor. Oyunun içine giriyor, dolaşıyor ve tekrar çıkıyor. Bu onun her an yaşadığı bir şey.
Ağırlıkla siyaset ve hukuk felsefesinin irdelendiği 'Antigone'nin günümüze ne gibi yansımaları var, rejinizde?
Demokrasinin icat edildiği yer Atina. Ancak Atina demokrasisi köleciliğe dayanan bir demokrasiydi. Kuralları o zaman konmuş bir demokrasi hâlâ geçerli. Ancak bu köleliğin varlığıyla sağlanmış bir demokrasi. Bu hâlâ tartışılıyor. Özgürlüklerin, demokrasi anlayışının trajik olanın ne olduğu üzerine düşünmenin günümüzde artık hiç de 2500 yıl önceki kadar insanlara yakın olmadığı ile ilgili. Artık demokrasi kendisinden çok uzak bir ihtimalmiş gibi kabul gören bir şey haline geldi.
Sivil itaatsizlik olayının gündeme geldiği, devlet ve tanrılar düzeninin karşı karşıya kaldığı 'Antigone'de siz bu iki taraftan hangisine öncelik vermeyi tercih ettiniz?
Antigone'nin bireysel çıkışı 2500 yıl öncesi için demokratik bir hak istemiydi. Sophokles 2500 yıl önce bunu devlete karşı bir hareket olarak gösterirken yaslanması gereken bir şeye ihtiyaç duymuş; tanrılar. O düzene kafa tutmayı devlet tarafından da kabul göreceği bir şeye yaslanarak denemiş. Antigone'nin de yaslandığı yasalar aslında tanrısal yasalar. Bu tanrılarla olan ilişki bugün bir şey anlatmak için çok fazla işimize yaramıyor açıkçası. Dolayısıyla yasaların, tanrısal yasalar olduğunun altını çizmekten kaçındık. Bireysel çıkıştan sonra bireyin yalnız kalmasının üzerine gittik.
Bunu da koro yoluyla yapmayı deniyorsunuz...
Bu çerçevede de tüm antik metinlerde görevi genel geçer ideolojiyi temsil etmek olan koroyu işledik. Halk günümüzde olduğu gibi hem doğrunun arkasında hem de doğrudan hemen vazgeçen konumunda. Koro da böyle bir tutarsızlık içinde görünecek. Devlet ideolojisiyle kimileyin çatışmaya giren ama zoru gördüğü zaman hemen bundan vazgeçen bir tavır.
Antigone bir idealist mi?
Antigone bireysel özgürlüğünü kazanmaya çalışan biri. Ama Teiresias'ın, yani dinin, Kreon'u ikna etmesiyle Antigone ölüme mahkûmiyetten kurtulur. Oysa Antigone kendini asar. Metinde, Antigone'nin bundan haberi yoktur. Biz haberli gibi yaptık. Günümüzde bunun karşlığı ne olabilir? Bundan 20 ya da 30 yıl önce bir sürü devrimci kıstırıldığı zaman devlet güçlerinin eline geçmektense kendini öldürmeyi seçtikleri noktada ne kadar yalnızdılar? Mahkemelere çıkıp kendilerini savunmak mı yoksa ölmek mi? Biraz bunları tartıştık kendi kendimizle.
'Antigone' 13 ve 16 Ekim saat 15.00 ve 20.30'da, 14 Ekim ve 15 Ekim saat 20.30'da, 17 Ekim'de saat 15.30'da Fatih Reşat Nuri Sahnesi'nde. Tel: 0212 526 53 80