Yaş 50 ama iş bitmedi

Harikulade sesi, harikulade şarkıları ve yogayla terbiye edilmiş harikulade fiziğiyle Sting, önceki akşam 15. Uluslararası İzmir Festivali kapsamında Çeşme Açıkhava Sahnesi'ndeydi.
Haber: TÜMAY YAZICI / Arşivi

İZMİR - Harikulade sesi, harikulade şarkıları ve yogayla terbiye edilmiş harikulade fiziğiyle Sting, önceki akşam 15. Uluslararası İzmir Festivali kapsamında Çeşme Açıkhava Sahnesi'ndeydi.
Türkiye'nin ikinci, benim ise Sting'le ilk randevumuzdu. Gözlerimle gördüm ve ikna oldum: Adam, 50 yaşını sürüyor olmasına karşın hiç belli etmiyor. Neredeyse babamla yaşıt. Lakin ikisinin arasında koca bir göbek ve tepesi açık bir kafa var.
Önceki gün Televole zihniyetli 'bir kısım medya' da Çeşme'deydi. Pek tabii ki görev başındaydı. Gün boyu Sting'i takip etmişlerdi. Bunda şaşılacak bir şey yoktu. Ama sound check sırasında gizlice içeri girip çekim yapan bazı 'mesleğine âşıklar', Sting'in sigortalarının atmasına neden oldu.
Sanatçı bu olay üzerine, hem İzmir'deki hem de İstanbul'daki konseri sırasında fotoğraf ve kamera çekimi yapılmasını yasakladı.
İstanbul'da vereceği basın toplantısını da iptal etti. Anlayacağınız, öfkeyle kalkan Sting, zararla oturansa medya oldu.
Neyse ki Sting, olanların faturasını kendisini izlemeye gelenlerden çıkarmadı. Sahneye çıktı ve enerjisini, keyfini binlerce dinleyicisine vakit geçirmeden aktarıp şarkılarını arka arkaya sıraladı.
Kiminin kemancısı kiminin de gitaristi vurur bizi can evimizden. Nick Cave'in kemancısı Warren Ellis gibi Sting'in de karizmatik bir gitaristi vardı. İzleyicilerin, özellikle de ön sıralarda oturan bayanların Sting'den sonraki 'gözbebeği', yarı ağlamaklı yarı alaycı yüz ifadesiyle gitarist Dominic Miller'dı. Kendisine gosterilen ilgiyi karşılıksız bırakmadı Miller ve ön sıraları pena yağmuruna tuttu.
Açılışı son albümü 'Brand New Day'deki 'A Thousand Years'la yapan Sting konserde 'All This Time', 'Fields Of Gold', 'If You Love Somebody Set Them Free', 'Seven Days', 'Roxanne' gibi meşhur ve unutulmaz şarkılarını seslendirdi.
Ancak o da, izleyiciyi ateşleyecek parçanın hangisi olduğunu iyi biliyordu: 'English Man in New York'. Açıkhava'yı dolduran binlerce kişi Sting'le birlikte 'Kendin ol/Onların ne dediği önemli değil' diye Çeşme Açıkhava'yı inletti.
Konserin sürprizlerinden biri 'Mad About You' ve 'Desert Rose'da, Sting ve orkestrasına Türk bir darbukacının Erkan Süren'in eşlik etmesiydi. Böylece Sting'in menajerleri konser öncesinde telaşlanmalarının asıl nedeni de ortaya çıkmış oldu! Sting, 'Mad About You' ve 'Desert Rose'a eşlik etmesi için İngilizce bilen darbukacı isteyence menejerler seferber olmuş. Sonunda 'Var Ya' adlı parçayla ün yapan şarkıcı Altay'ın darbukacısı Erkan Süren'de karar kılınmış. Apar topar Sting'in karşısına çıkarılan İzmir'in roman müzisyenlerinden otuz yaşındaki Erkan Süren, konser öncesi sadece üç dakikalık bir prova yapma imkanı bulmuş.
Darbukacının heyecanı
Konser sonrası gazetecilere dizlerinin titrediğini ve çok heyecanlandığını belirten Süren, "Mutluluğumu tarif edemem.
İki parçaya eşlik ettim, karşılığında 200 dolar aldım. Para önemli değil. İlk defa dünya çapında birinin arkasında darbuka çaldım. Sting'in sahnede elimi sıkması ise benim için unutulmaz bir andı" dedi.
Bu arada Sting'in kimi şarkılara Fransızca rap yaparak katılan davulcu Manu Katche'in de hakkını teslim etmek lazım. O da gerçekten iyiydi.
İki kez bis yaptı Sting. İlk dönüşünde 'If I Ever Lose My Faith In You' ve 'Every Breath You Take'i söyledi. Ve tekrar sahneden indi, ve tekrar sahneye çıktı. Bu defaki dönüşü muhteşemdi. En değerli hazinesi, unutulmaz romantik şarkısı 'Fragile'ı sona saklamıştı.
Sting, konser boyunca ne 'İyi akşamlar Türkiye' geyiğini yaptı ne de 'Şarkımı söyler, çeker giderim' havasına girdi. Kıvamında, tam da kendisine yakışır, tatmin edici bir konser verdi.