Yasaklamak yerine derdini açıklama fırsatı vermeliyiz

Yasaklamak yerine derdini açıklama fırsatı vermeliyiz
Yasaklamak yerine derdini açıklama fırsatı vermeliyiz

Emir Kusturica'nın festivale davet edilmesini, Srebrenitsa'daki dernekler ve ülkedeki bazı sinemacılar protesto etti. Antalya Büyükşehir Belediyesi'nde de, CHP'li Başkan Mustafa Akaydın ile AKP'liler tarıştı. Akaydın, "Habur'da teröristlere hoşgörü gösterenler, şimdi Kusturica ya neden aynı hoşgörüyü göstermiyor" dedi.

Haber: UĞUR VARDAN / Arşivi

Emir Kusturica’nın meselenin politik düzleminde nerede yer aldığı biliniyor. Festivalin başlamasına yakın bu tartışmaların kıyıya vurması ilginç elbet. Tepkiler, yönetmenin jüri üyesi olarak açıklanmasının hemen ardından ortaya konulsaydı, taşlar daha bir yerli yerine konulur ve gerekli çözümler elbirliğiyle üretilirdi gibime geliyor. Festivalin başlamasına çok az kala yaratılan bu fırtına , yine kriz yaratma ve çözme yeteneğimizi ortaya koyuyor. Öte yandan Kusturica’ya ilişkin ‘Underground’ filminin ardından Fransız felsefeci Bernard-Henri Levy’nin kaleme aldığı yazıda, “Bu filmi, yaratıcısından kurtarmalıyız” dediğini hatırlıyorum. Dolayısıyla meseleye yaklaşırken sanırım Kusturica’nın yönetmenliğini, filmlerini, dünyasını bir kenara atamayız. Üstelik şurası da bir gerçek; Kusturica mesela Roman Polanski gibi eylemiyle değil fikriyatıyla tepki gören bir isim. Dolayısıyla katılmasını ‘yasaklama’ boyutunda protesto etmekten çok buraya gelip niye böyle bir tavır içinde olduğunu, tezlerini ve tavrını bize açıklama fırsatını versek, olaya daha akılcı ve mantıklı yaklaşırdık sanırım. Amacımız hep ‘Öteki’ni de dinlemek değil mi? Madem bu meselenin ‘Öteki’si Kusturica, ona da mikrofon tutmayı denemeliyiz.


    ETİKETLER:

    Fırtına