'Yaşam mimarları'na gelsin: OHA!

'Yaşam mimarları'na gelsin: OHA!
'Yaşam mimarları'na gelsin: OHA!
Levent Soyarslan'ın yönettiği 'OHA: Oflu Hoca'yı Aramak', Ali Ağaoğlu göndermeli tiplemeyle yaşadığımız dönemin siyasi ve sosyal panoramasını son derece başarılı bir şekilde çizen, zekice yazılıp çekilmiş ve etkisini derinde hissettiren bir politik taşlama.
Haber: UĞUR VARDAN - ugur.vardan@radikal.com.tr / Arşivi

O.H.A.: OFLU HOCA’YI ARAMAK (Not: 3.5/5)
Yönetmen: Levent Soyarslan
Oyuncular: Yaşar Kalyoncu, Adem Yılmaz, Ergun Karamik, Taies Farzan
Yapım: 2014, Türkiye
Süre: 94 dakika

Son dönemde karşımıza gelen özellikle komedi formatındaki yerli yapımların ortak noktaları çok; lakin bu aynı parantezler içine sığışma hali içerik benzerliklerinden çok sinemasal refleksler etrafında kıyıya vuruyor. Açmak gerekirse ortada anlatılmaya değer konular ve meseleler yok. Buna mukabil bir-iki popüler isimle yola çıkılmış, sırtını çalakalem yazılmış senaryolara dayamış, art arda sıralanan skeçlerle toparlanma yoluna gidilmiş, kötü, vasat, erkek egemen kültüre seslenen esprilerle donatılmış, dökülen oyunculukların da önüne geçilememiş ve sanki fotokopide çoğaltılmış yapımlar var.
Böylesi umutsuz bir tabloda, bu hafta gösterime giren ‘OHA: Oflu Hoca’yı Aramak’, farklı bir yerin tarifine soyunuyor. Film, Batı literatüründe ‘Mockumentary’ adı verilen, Türkçeye de ‘Sahte belgesel’ olarak çevrilen bir mantığın ya da kategorinin ürünü. Az biraz daha netleştirirsek ifademizi, belgesel tadında kurmaca karşımıza gelen...

‘Mantarlı kek’ bölümü zirve

Ya öykü? Ülkenin hatırı sayılır müheahhitlerinden Ali Baltaoğlu, 90’lı yılların efsane karakterlerinden ‘Oflu Hoca’ hakkında belgesel çekmek isteyen bir grup gencin sponsoru oluyor. Kendisi de Karadenizli olan Baltaoğlu, yöredeki yeni inşaat atılımları için de böyle bir çabanın yararlı olacağına inanıyor. Ve fakat gençler Karadeniz’e adım atıp Oflu Hoca’nın izini sürmeye başlayınca yöre insanının da kendine özgü haletiruhiyesiyle bambaşka maceraların kapısını aralıyorlar.

‘OHA: Oflu Hoca’yı Aramak’, son derece zekice yazılıp çekilmiş ve etkisini derinde hissettiren bir politik taşlama. Film, çeşitli bölümlerinde zirve yapıyor ve özellikle durum komedileri çok çarpıcı. Genel bir çerçevede kendilerini savunmak için oluşturulmuş gizli örgüt tadındaki silahlı mücadele birliği sekansı ve insanların Oflu Hoca hakkındaki yorumları kısmı gayet iyiydi. Ama ben en çok yöredeki kamu görevlilerinin (özellikle de komutanın) çevreci harekete mensup gençlerle mantarlı kek yiyip bilinç akışını yitirdikleri bölümleri beğendim -hem içerik hem de grafik olarak-. Lakin Baltaoğlu’nun sevgilisinin ayı tarafından kaçırılmasının akabinde yaşadığı inanç dönüşünü çok da zarif bulmadım. Üstelik bu kısım, filmin yukarılarda seyreden parlaklığına ve zekâsına göre standart altı olmuş.

Siyasi ve sosyal panorama

Sonuç itibariyle ‘OHA’yı yazıp yöneten Levent Soyarslan, genel olarak alkışa değer bir projeye imza atmış. Ali Baltaoğlu kuşkusuz bir Ali Ağaoğlu göndermesi. Bu tiplemeyle yaşadığımız dönemin siyasi ve sosyal panoraması son derece başarılı bir şekilde çizilmiş. Oyunculuklara gelince; başta Baltaoğlu’nu canlandıran Yaşar Kalyoncu olmak üzere Adem Yılmaz, Ergun Karamık, Murat Çelik, Taies Farzan, Burak Saraçoğlu ve Harun Akusta çok başarılı performanslara imza atmışlar.
Bu tür farklı ve değişik arayışlar sinemamıza pek uğramıyor, dolayısıyla ‘OHA: Oflu Hoca’yı Aramak’ desteği hak eden bir proje. Umarım Soyarslan sonraki adımlarında bu filmin bir tesadüf olmadığını bize gösterir! Buyurun salona diyoruz.