Yaşar Kemal heykeliyle ilgilenen yok

Yaşar Kemal heykeliyle ilgilenen yok
Yaşar Kemal heykeliyle ilgilenen yok
Yaşar Kemal'in Yenikapı'daki inşaat alanında kalan heykeli bir yıldır aynı yakışıksız hal içinde bekliyor

ATİLLA BİRKİYE
Birkaç yıldır Yaşar Kemal’in heykeli Yenikapı’daki inşaat alanının içinde. Bir türlü dışarı çıkamıyor, çıkartılmıyor; çevrede dönümlerce yer düzenlendi betonlandı, park bahçe oldu, çiçekler fideler ekildi ama heykelin etrafı düzenlenemedi. En son geçen Cuma geçtim, bir haftada düzenlendiyse o başka ama hiç sanmıyorum! İnşaat alanı Samatya’ya kadar uzanıyor. Çevresi tel örgüyle çevrili, onun üstünde de koyu yeşil renkli yarı şeffaf bez benzeri bir malzeme var; içerisi belli belirsiz. Ancak heykel yüksek olduğu için hep görüntüde tellerin ardında, gelip geçerken!
Yedi ay kadar önce Radikal’de (28. 2. 2014) konuyla ilgili “Yaşar Kemal İstanbul ’da Sürgünde!” başlıklı bir yazı yazmış, ilgililerin dikkatini çekmek istemiştim (www.radikal.com.tr/ hayat /yasar_kemal_istanbulda_surgunde-1178903). Özcesi, yazıda heykelin inşaat başladığı zaman başka bir yere taşınması gerektiğini, şayet inşaat uzun sürecekse bu taşınmanın hemen yapılması gerektiğini belirtmiştim. Öyle ya birileri heykel yapmış (siz beğenir beğenmezsiniz ayrı bir konu), oraya koymuş, 15 yıl durmuş, şimdi de duruyor ama o heykel damperli kamyonların, vinçlerin, kabloların, devasa inşaat malzemelerinin arasında duruyor ve halkın izlemesi de olanaksız! Bir değerin, yalnız bir kesimin benimsediği değil, dünya çapında bir değerin, bizim bir değerimizin, bir yazarımızın heykeli!
Yazının gazetede çıktığı günün sabahı, bir televizyon kanalından aramışlardı, haber programından, yazı ilgi çekmişti; benimle heykelin yanında kısa bir söyleşi yapmak istediklerini söylemişlerdi. Doğal olarak kabul etmiştim. Öğlen heykelin oradaydık, haberci, kameraman ve ben. Ancak görevliler bizi heykelin yakınına sokmadıkları gibi tel örgüden içeriye de almamışlardı. Kamerayı görünce de telaşlanmışlardı. Heykel’den değil de, henüz bitmemiş Yenikapı Parkı düzenlemesinden olmalıydı. Çünkü yerel seçimler yaklaşıyordu, iktidar partisinin yaklaşık bir ay kadar sonra mitingi vardı ve Başbakan da katılacaktı! Bize de yirmi gün sonra düzenlemenin biteceği söylenmişti.
Görevliler kendi açılarından haklı olabilir kuşkusuz. İzin alamayınca yolun karşısına geçmiştik (arada kameran gizli planlar çekebilmişti); orada soruları yanıtlamıştım! Bana o günün akşamında, beş ya da altı haber kuşağında yayımlanacağı söylenmişti. Doğal olarak dinlemek ve görmek için televizyonun karşısına geçmiştim; yediyi bulduk ama yayımlanmamıştı. Röportajı yapanı aradım, editörü “haber değeri yok” demişti ve ben de boşuna oturmuştum televizyonun karşısında. Yıllardır o kadar uzun televizyon izlediğim yoktu! Ancak haber değeri şimdi de var ve yine gündemde Yenikapı’daki o heykel. Gördükçe insanın canı sıkılıyor, kırılıyor.
Belli ki Yaşar Kemal’in heykeli bir süre daha o tel örgülerin arkasında ve inşaat malzemelerinin ortasında kalacak. Bir heykele, Yaşar Kemal’in heykeline böyle bir umursamazlıkla davranılmamalı! Şimdilerde, geçerken görebildiğim kadarıyla etrafında barakalar var; arkasında da hep bir damperli kamyon. Yenikapı Parkı dolayısıyla o inşaat alanı, Büyük Şehir Belediyesi’nin sorumluluğunda olmalı. Başkan lütfedip konuyla ilgilense de, ya heykelin etrafı temizlenip parka dahil edilse ya başka bir yere taşınsa da insanlar görebilsin; heykel de “özgür”leşsin. Aslında etrafının temizlenmesi çok daha kolay görünüyor. Çünkü park alanı heykelin çok yakınından başlıyor, belki yirmi-otuz metre.
Kuşkusuz heykeller inşaat alanlarının içinde kalsın da kimseler görmesin diye yaptırılıp dikilmiyor! Bu yazıyı Nâzım Hikmet’tin dizelerini anımsayarak şöyle bitireyim: “Yaşar Kemal’in İstanbul sürgünlüğü devam ediyor hâlâ!”