Yaşı genç ruhu yaşlı hisli elektronikçi!

Yaşı genç ruhu yaşlı hisli elektronikçi!
Yaşı genç ruhu yaşlı hisli elektronikçi!

FOTOĞRAFLAR: MUHSİN AKGÜN

24. Akbank Caz Festivali, bir kez daha lezzetli bir müzik akşamı yaşattı hepimize... Chet Faker... 24 yaşındaki Avustralyalı müzisyen ilk defa İstanbul sahnelerindeydi. Hem de ne sahne... Volkswagen Arena Balck Box gibi en az performansın kendisi kadar etkileyici bir mekan... Yüzlerce coşkulu genç... İlham veren müzik ve ritim...
Haber: GÜLDEHAN AYSAN - guldehanaysan@gmail.com / Arşivi

Konser salonunda mıyız, kampüste miyiz heyecanıyla sağı solu inceleyip yerlerimizi bulduktan sonra tek kişilik bir orkestrayla karşı karşıya bulduk kendimizi.. Electronica, soul, trip-hop gibi müzik türlerinin yeni parlayan yıldızı olarak bahsediliyor Faker’dan. Asıl adı Nicholas James Murphy.. Müzisyen Nick Murphy’yle karştırılmaya başlayınca, önce Atlas Murphy, ardından müziğinin ruhuna aşık olduğu cazcı Chet Baker’dan esinlenip Chet Faker olmuş... Yaşı genç , ruhu yaşlı. Bu, hem müziğinde hem sözlerinde çok net görülüyor. Ve bağımsız bir müziyen kendisi.. Yaratıyor, sonra da yapımcı şapkasını takıyor. Konserinde de bağımsız bir müzisyen olduğunu anlatıp, İstanbul seyircisine destekleri için teşekkür etmesi ayrı bir içimizi ısıttı kendisine.

İlk albümü ‘Built on Glass’ın dünya turnesi kapsamında yaptı ziyaretini Faker şehrimize. Bundan önce çeşitli single’ları mevcut. Hatta ödül alan single’lar. Yine Avustralyalı Flume ile ortak çalışması ‘Drop the Game’, Platin Plak ödüllü... Salonu sarsan birkaç parçadan biriydi.. 


FOTOĞRAFLAR: MUHSİN AKGÜN

‘Built on Glass’, iki yıllık bir çalışmanın ürünü. Melbourne et pazarında bir soğuk hava deposunda kaydedilmiş. İsminin hikayesi de çok güzel: “Built on Glass (Cama İnşa Edilen), bir sürü farklı şeye gönderme aslında. Cam, dürüstlük için bir metafor, ama cam toplum tarafından bir sürü farklı amaçla kullanılıyor; yansıtıcı olabilir, ya da dikkat çekmek için kullanılır. Bu albüm tamamen kişisel bir çlışma olsa da şu an satışta. Hayatımı satıyorum yani. Bir sanat galerisinde, bir şeyi çerçevelersin ve bu sanat haline gelir. Tıpkı benim hayatımın, müzik formunda olduğu için, sanat haline gelmesi gibi. İnşa Edilen (Built On) kısmı ise bunun ilk albümüm olması durumuna gönderme, yeni inşa edilen kariyerimde yerine yerleştirilen ilk taş/tuğla.”

Albümün çıkış parçası, videosuyla da kendisi kadar konuşulan ‘Talk is Cheap’ de geceyi hareketlendiren parçalardandı. Eski günlerdeki gibi çakmaklar çakılmadı ama, onun yerine telefonların ışığı yandı. Her konserinde yaptğı gibi, bir de emprovizasyon hediye etti İstanbul’a Chet Fakaer: “Daha önce hiç çalınmamış, sadece Istanbul’a sadece bu geceye özel bu melodi, ve ilk defa çalınıyor.”



Faker’ın buğulu, çatlak, etkileyici sesini, duruşu (ya da yerinde duramayışı diyelim), havada uçar, akışkan figürleri tamamladı... Konserin büyük çoğunluğunda, klavyesi, synthsizer’ı ve kendisi, coşturdu salonu. Arada da davulcu ve gitaristi eşlik etti. Elektronik müziği duygusallaştırabilen, benzersiz bir tarza sahip olduğu aşikar. Rolling Stone dergisinin kendisini, 2013 yılının En İyi Bağımsız Sanatçısı seçmesi konuyu özetlemiş oluyor zaten.
Gençliğini, yaşının ilerisinde giden ruhunu, yeteneğini ve müziğini alıp yine gel Faker!