Yaygaradan bir sessizlik çıkarmanın sergisi

Yaygaradan bir sessizlik çıkarmanın sergisi
Yaygaradan bir sessizlik çıkarmanın sergisi

Sergiye girer girmez izleyiciyi Erdal Duman?ın maket tankı karşılıyor.

Cer Modern'de açılan 'Fasa Fiso', önemsiz gibi görünen, yaşamlarımızın her anına nüfuz etmiş otoriteyi ele alıyor. Yerli yabancı yirmi üç sanatçının katıldığı sergiyi, Ankaralı çağdaş sanatçı topluluğu Yaygara düzenledi
Haber: BARIŞ ACAR / Arşivi

İSTANBUL - ‘Güncel sanat’a ilişkin ‘tanımlama-konumlama-yer kapma’ tartışmaları süredursun, kendilerini güncel sanatçı olarak adlandıran sanatçılar eylemliliklerine devam ediyorlar. Bunun son örneği Ankara’nın yeni çağdaş sanatlar merkezi Cer Modern’de açılan ‘Fasa Fiso’ sergisi. Sergi, güncel sanat topluluğu Yaygara tarafından, yurtiçinden ve yurtdışından seçilmiş sanatçılarla birlikte açıldı. Fasafiso, önemsiz gibi görünenin, yaşamlarımızda her an varolan gündelik edimlerin, kurumların, otoritenin arkeolojisine soyunuyor. Bunu da Ankara için uzun zamandır görmediğimiz bir coşkunlukla, geniş katılımlı bir açılışla ve kusursuz bir sunumla gerçekleştiriyor. Cer Modern, ‘Fasa Fiso’ sergisiyle tarihe bir kez daha ‘şimdi’yi öneriyor

Cer’in Ankara için önemi büyük
Cer Modern’in Ankara için önemi gerçekten büyük. On yıllara dayanan çağdaş sanat müzesi kurma girişimlerinden Cumhuriyet’in ilk yıllarına dek geri götürülebilecek ulusal müze projelerine kadar, pek çok tarihsel imkânın ıskalandığı ‘unutulmuş’, daha doğrusu kendi kendini düşünmeyi unutmuş bir başkent Ankara. Cer Modern, kurulduğu alanla bile bu gerilimin meydan savaşında buluyor kendini. Bir yanda, içinde Selçuklu’dan günümüze eserlerin sergilendiğini neredeyse kimsenin anımsamadığı, kerameti kendinden menkul etkinlikler yapılan Etnografya Müzesi; ancak çalıntı tablolarla gündeme gelen Devlet Resim ve Heykel Müzesi; öte yanda  50’li yıllara damgasını vurmuş, yıllarca atıl bırakıldıktan sonra yerine bambaşka bir şey yapıldığı için ancak edebiyat yapıtlarından öyküsünü takip edebileceğimiz Gençlik Parkı ve bir başka tepesinden Ankara’yı izleyen Anıtkabir’in bulunduğu bir meydan Cer Modern’in muharebe alanı. Kültürel süreklilikle değişim arasındaki diyalektiği doğru kuramamış bir coğrafyanın, ‘bugün’ yanı başımızda süregiden savaşına tanık oluyoruz.
Yaygara’nın önerdiği ‘fasa fiso’ adlandırması da bu gerilimi içinde taşıyor. ‘Tarih’e ‘bugün’ü önerirken onun anıtsallaştırılmasına da aynı oranda karşı çıkan sergi, Erdal Duman’ın maket tankıyla karşılıyor izleyicilerini. Çıtalardan kurulmuş, tümüyle saydam dokusuyla bu tank, tedirgin edici bir şekilde girişe yönlenmiş namlusuyla silahla sanat arasındaki uzaklığı işaret ediyor bize. Ferhat Özgür’ün resmi geçit törenlerine odaklanan kamerası bu uzaklığı bir ‘an’ içinde, bakışlarda, adımlarda yeniden üretiyor. Videonun ‘ansızın ve oradalık’ özelliğini etkileyici bir biçimde kullanan sanatçı, ağır çekim, tekrar ve müzikal yapıyı birleştirerek ‘an’ içinde görünmez olanı yeniden açığa çıkartıyor.
Büyük ölçeğiyle sergi mekânının bir duvarını kaplıyor Mustafa Duymaz’ın çalışması. Sanatçının tual üzerinde siyah çizgilerle belirlenen ‘hiç bitmeyinceye dek’ süren konstrüksiyonları ardından sapsarı gün ışıkları geçirerek umuda hep bir yer bırakıyor. Genç bir sanatçı, Ümmühan Yörük’ün tual üzerine polar kumaş kullanarak yaptığı tabloları, toplumsal alandaki kadının kimlik sorununu merkeze alıyor. Pentür etkisinin çok güçlü olarak hissedildiği bu çalışmalar, kadın kimliğinin farklı yaşlardaki çatışmalarını kumaşın sarıp sarmalayıcılığını kullanarak kimlik oluşumunun doğasına katıyor.
Serginin iki önemli video işinden biri, Zoe Baraton, Maud Lemaitre ve Sümbül Keçelioğlu’nun ortaklaşa ürünleri olan ‘Bir Bauhaus Filmi’. On dakikalık videoda insan bedeniyle kübik mimarinin çatışması konu edilmiş. Sistemleştirilmiş düşüncenin işlevsellik üzerinden kendini tanımladığı bu mimari, sanatçılar tarafından farklı perspektif ve kolajlarla iç içe değerlendirilip eleştirel tonda ele alınmış. İngiliz sanatçı Ben Rivers’ın ‘Ev’ videosu da bir fener yardımıyla aydınlatılan terk edilmiş evin tarihine ve bugününe ışık tutuyor. İzleyiciyi mekânın çürümesi fikriyle yüz yüze bırakan yansıtılmış yüzey, fenerin soluk ışığıyla görünür oluyor. 

Bin bereketli nar
Yaygara’nın düzenlediği ‘Fasa Fiso’ sergisi, güncel sanatçının yaşamın içinden getirdiği kaygılarını, belirsizin atmosferinde mikro ölçekte yeniden kurguluyor. Kaostan yaşayan bir evren, yaygaradan düşünülmüş sessizlikler çıkarmanın peşine düşüyor. Cer Modern, elinde tuttuğu bin bereketli narı, Yaygara’nın gerçekleştirdiği güncel sanat sergisiyle  kente saçarak, ‘güzel’ düşünülmüş, ‘güzel’ çalışılmış, ‘güzel’ işlerin yaşama dokunabileceğini Ankara’ya ve Türkiye’ye bir kez daha gösteriyor.
‘Fasa Fiso’ sergisine katılan sanatçılar: Melih Apa / Volkan Aslan / Zoe Baraton-Maud Lamaitre-Sümbül Keçelioğlu / Mehmet Ali Boran / Serkan Demir / Erdal Duman / Mustafa Duymaz / Refa Emrali / Fırat Engin / Juan Botella Lucs / Ferhat Özgür / Serkan Özkaya / Ben Rivers / Esra Sağlak / Matthias Schamp / Goran Skofic / Veysel Şaylı / Roi Vara / Erinç Ulusoy / Mehmet Ali Uysal / Ümmühan Yörük
Sergi, 22 Mayıs’a kadar Ankara Cer Modern’de sürüyor.