'Yeni dalga'dan bir damla daha eksildi'

'Yeni dalga'dan bir damla daha eksildi'
'Yeni dalga'dan bir damla daha eksildi'

Chabrol, 2009 da Berlin de aldığı Yaşam Boyu Başarı ödülüyle poz verirken...

Fransız sinemasının ünlü Yeni Dalga ekolünden Claude Chabrol, 80 yaşında öldü. Chabrol, artık hayatta olmayan Truffaut ve Rohmer gibi yönetmenlerle birlikte yeni bir dil oluşturmuştu

İSTANBUL - Eric Rohmer’in bu yılın başında hayatını kaybetmesinin ardından, ‘Fransız Yeni Dalga’ akımı bir üyesini daha kaybetti. Yönetmen, senarist ve oyuncu Claude Chabrol, 80 yaşında Paris’te öldü. Usta yönetmenin ölümünün ardından bir açıklama yapan Paris Belediye Başkanı, Chabrol’u “Özgür, korkusuz, politik, dağınık, büyük Fransız sinemacı” olarak tanımladı. ‘Yakışıklı Serge’, ‘Yeğenler’, ‘Tehlikeli Rabıtalar’, ‘Seremoni’, ‘Burjuva Çığlıkları’, ‘Bir İktidar Komedisi’ ve ‘Kötülük Çiçeği’ gibi önemli filmlere imza atan Chabrol 24 Haziran 1930’da Paris’te doğmuştu.

Eleştirmenlikten geliyor
Üniversitede edebiyat eğitimi alan Chabrol, 50’li yılların ortalarında François Truffaut, Jean-Luc Godard, Eric Rohmer ve Jacques Rivette ile birlikte Fransa ’nın ünlü sinema dergisi Cahiers du cinéma’ya film eleştirileri kaleme almaya başladı. ‘İtalyan Yeni Gerçekçiliği’nden etkilenen bu genç kalemler, daha sonra Avrupa sinemasına ‘Fransız Yeni Dalgası’ olarak damga vuracak akımın öncülüğünü yaptı. 1958’de yönetmenliğini yaptığı Yeni Dalga akımının ilk filmi kabul edilen ‘Yakışıklı Serge’ ile yönetmenlik koltuğuna ilk kez oturan Chabrol, 1958’de Locarno’da en iyi film ödülünü kazandı. Ertesi yıl çektiği ‘Yeğenler’ ile ise 1959’da Berlin Festivali’nde Altın Ayı aldı. Chabrol 2009’da ise bu festivalden ‘Yaşam Boyu Onur’ ödülü aldı. Chabrol, filmlerinin yanı sıra aralarında Alfred Hitchcock gibi yönetmenlerin de bulunduğu bazı ustaların filmlerinde küçük rollerde de oyuncu olarak görev aldı.
Chabrol’un sinemasında vazgeçemediği kadınlar da vardı. Yönetmen ikinci eşi Stephane Audran’ı, ‘Sadakatsiz’, ‘Kasap’ ve ‘Geceden Önce’ gibi yapımlarda başrolde oynattı. Chabrol’un vazgeçemediği bir diğer isim ise Isabelle Hubert oldu. 1978’de ‘Zehirli Çiçek’le başlayan bu birliktelik Hubert’in Chabrol’ün beş  filminde psikopat ruhlu kadın rollerinde yer almasıyla devam etti. 

Gişenin de sevdiği adam
Sinema sanatına büyük katkılar yapan Chabrol, aynı zamanda ‘gişe’de de umduğunu bulan isimler arasında yer alıyordu. ‘Müfettiş Lavardin’ ve ‘Sirkeli Tavuk’ Fransa’da büyük ticari başarı kazandı. Claude Chabrol’un son olarak 2009’da ‘Bellamy’ ile seyircinin karşısına çıkmıştı. Kariyeri boyunca 80’den fazla sinema ve televizyon filmi çeken; Chabrol 2005’te Fransız Film Akademisi’nin Rene Clair Ödülü’nü almıştı. 1983’te üçüncü eşiyle evlenen yönetmenin dört çocuğu vardı.



Küçük burjuvanın dünyası 
Claude Chabrol filmlerinde genel olarak küçük Fransız kasabalarındaki küçük burjuvaların saygıdeğer olmak adına açgözlü ve acımasızca birbirlerini yemelerini, küçük hırslarını konu aldı. Sınıflar arasındaki mücadeleyi, Fransız yaşamının değişmez motoru olarak gören Chabrol, filmlerinde de bu çatışmaya odaklanırdı.

(Kültür Sanat)


    ETİKETLER:

    Sinema

    ,

    Altın

    ,

    Fransa

    ,

    İstanbul

    ,

    sanat