Yeniden yollara düşmek

21 yaşındaki Ernesto Guevara'nın henüz Che olmadan önceki hali; eğitimini tamamlamış ve arkadaşı Alberto Granado ile birlikte spor yapmanın, doğanın ve edebiyatın tadını çıkarıyor.

MEXICO CITY - 21 yaşındaki Ernesto Guevara'nın henüz Che olmadan önceki hali; eğitimini tamamlamış ve arkadaşı Alberto Granado ile birlikte spor yapmanın, doğanın ve edebiyatın tadını çıkarıyor. Alberto doktor olmuş bile, sosyal konularda romanlar kaleme alıyor, politik çalışmalar içinde. Rahat bir çevrede büyümüş Ernesto ise o sırada Jules Verne'in romanları ve Rimbaud'nun şiirleriyle ilgileniyor. Yıl 1951, Amerikalı hippiler her geçen gün büyüyor ve bu büyük romantik rüyanın sesi Arjantin'den bile duyuluyor.
Bu insanların aklındaki tek şey ise yollara düşmek. Bu rüzgârın etkisiyle melankolik bir akşamüstü Ernesto ve Alberto yolculuğa çıkmaya karar veriyorlar. Bir yıl sürecek Latin Amerika yollarındaki motosiklet yolculukları böylece başlamış oluyor. Yolculuk devam ettikçe Ernesto'nun, karşılaştıklarının etkisiyle, sosyal duyarlılığı artıyor ve politikleşiyor. Şili, Peru, Venezüella... Ernesto Guevara gördüklerinin etkisiyle, bu yolculuk sonunda hayatını haksızlıklara karşı mücadeleye adamaya karar veriyor. İşte bu Ernesto, 1959'da Küba'da Batista'yı devirecek efsane devrimci Che'ye dönüşecektir.
'İşte aradığım oyuncu'
'Merkez İstasyonu' filminden tanıdığımız yönetmen Walter Salles aslında film için kamera arkasına geçmeden önce bayağı zorlanmış ama filmin yapımcısı ABD'li ünlü oyuncu Robert Redford sürekli Salles'i dürtüklemiş. "Gerçeği söylemek gerekirse bu kitaptan bir film çıkarma düşüncesi biraz başarısızlığa mahkûm gibi görünüyordu. Latin Amerikalı yönetmenlerin bunu başaramadıklarını biliyordum. İlk başlarda Robert Redfort beni epey bir itekledi ve projeyi somutlaştırmak tam beş yılımı aldı. Aklımda, iki kahramanı ilerdeki konumlarından ayrı olarak eşit bir şekilde sergilemek vardı" diyor Salles.
Gelelim Walter Salles'in Gael Garcia Bernal'ı keşfine. Salles daha 'Paramparça'yı izlediği zaman kafasına koymuş Bernal'le çalışmayı. Çünkü Salles, onun alev alev yanan ama içinde belli bir acı taşıyan oyunculuğu karşısında büyülenmiş: "Bu özelliğe, bu kadar genç oyuncularda seyrek olarak rastlanır. Kelimeleri ağzında çiğnemiyordu. Çalışmalar sırasında zaman zaman bozgunculuk da yapıyordu, ama onu biraz da bunun için çok seviyorum. Birbirimizle çok çatıştık, birlikte çok dinledik, çok konuştuk. Onu, 2000'deki 'Ananı da...' filmi gösterime çıkmadan önce tanımıştım, o zaman 20 yaşındaydı, filmi çektiğimizde ise 23, yani tam da Che'nin yolculuğunu yaptığı yaşta. Ernesto'nun yolculuğunda okuduğu gibı o da, çekimler sırasında Camus okuyordu."
Che'nin değişimi gibi
Film projesi kişisel de olsa Salles ile Bernal'in Latin Amerika'yı keşfetmelerini sağlamış. Latin Amerika yolculuğunun Ernesto Guevara'da neden olduğu değişimin bir benzerini film çekimleri sürecinde Salles ile Bernal de yaşamış. "İkimiz de bu film projesinin hepimiz için bir arayış olduğunu düşünüyorduk. Film, iki gencin ait oldukları sosyal sınıf tarafından önlerine konulmuş sınırları aşmaları ve aynı zamanda bir Latin Amerikalı kimliği arayışı üstüne kuruluydu. Perululara, Meksikalılara, Arjantinlilere hitap ediyordu. Hepimiz aynı kıtadan değil miydik? Bu sorunun cevabı bütün film ekibini birbirine bağlamıştı. Kitap, bize yol gösteriyordu. 23 ve 29 yaşındaki bu iki adam aynanın karşısına geçmiş ve kendileriyle yüzleşip taraflarını değiştirmişti. Biz de onlar gibi yapmalıydık, yani kitabı olduğu gibi uyarlamamalı, kitapta onun bize önerdiği tecrübeyi yaşamalıydık" diyor.
Tabii Gael Garcia Bernal için de bu filmin özel bir önemi var. Takdir edersiniz ki çoğu Latin Amerikalı genç gibi Che onun da idolü. Dolayısıyla bu yıl başrolünde oynadığı başka bir film olan Pedro Almodovar imzalı 'Kötü Eğitim'e (ne tesadüf ki bu film de şu sıralar sinemalarımızda gösterimde) nazaran bu filmin kendisi için daha değerli olduğunu belirtmekten kaçınmıyor: "Beni derinden etkileyip değişmemi sağlayan film 'Motosiklet Günlükleri'dir. Film için çok okudum. Aylar boyunca dönemi aktaran kitaplar, biyografi ve tarih kitapları arasında boğuldum. Benim için yepyeni bir dünya belirdi. Hayatımda hiçbir zaman Latin Amerika'nın bu kadar ücra köşelerine gitmemiştim. Meksika'da, Küba'da, Arjantin'de Alberto ve Ernesto'yu tanıyan insanlarla karşılaştık, onların ailelerini ziyaret ettik."
Bernal için en büyük başvuru kaynağı halen hayatta olan ve filmin sonunda da beyazperdede boy gösteren 83'ündeki Granado olmuş. Salles, Granado'dan çok etkilendiğini belirterek, "Bu, aynı zamanda sonsuza dek sürüp giden arkadaşlıklar üzerine bir film. Granado bu yolculuktan bahsederken sanki dünden bahseder gibiydi, bize motosikletleri bozulduktan sonra önceden çizdikleri yolu nasıl değiştirdiklerini anlattı. Biz de filmi çekerken önceden hesapta olmayan yollara girdik. Granado'nun filmin sonunda belirmesi ise bu yolculuğun güncelliğini tamamen koruduğunu göstermenin en iyi yoluydu." (Le Monde)