Yerli filmler 'Biz de Varız' diyor

Yerli filmler 'Biz de Varız' diyor
Yerli filmler 'Biz de Varız' diyor
İstanbul Modern Sinema'da Türkiye sinemasından 12 yeni film gösterime sunuluyor. 6-16 Kasım tarihleri arasında 'Biz de Varız!' başlığıyla düzenlenen etkinlik kapsamında 'Ben O Değilim', 'Mavi Dalga', 'Gözümün Nuru', 'Kusursuzlar' gibi ödüllü yapımlar da gösterilecek.

İstanbul Modern Sinema , 6- 16 Kasım tarihleri arasında “Biz de Varız!” başlıklı, Türkiye sinemasından yeni filmler programının bu yıl üçüncüsünü gerçekleştiriyor. Program, son iki yıldır adından söz ettiren, Türkiye’de veya yurtdışında merak uyandırmış, festivallerden ödüllerle dönmüş ama vizyonda yeterince yer bulamamış 13 filmden oluşuyor. Bu filmler son 20 yıldır gelişmekte olan Türkiye sinemasına yeni karakterler, yeni kimlik temsilleri, yeni toplumsal yaklaşımlar katarak toplumda “öteki” olana yer ayırıyor ve çok sesli bir seçki sunuyor.
Bu yılki “Biz de Varız!” başlıklı programda yer alan filmler arasında Tayfun Pirselimoğlu’nun kimlik kavramı üzerine odaklanan, Roma Film Festivali’nde en iyi senaryo ödülünü, İstanbul Film Festivali’nden de en iyi film ödülünü alan “Ben O Değilim”,
Derviş Zaim’in insan ve doğa konusunu ele alan üçlemesinin ikinci filmi “Balık”,Zeynep Dadak ve Merve Kayan’ın Antalya Film Festivali’nde en iyi ilk film ödülünü kazanan “Mavi Dalga”,
Melik Saraçoğlu ve Hakkı Kurtuluş’un 20. Adana Altın Koza Film Festivali’nde en iyi film, senaryo, kurgu ve SİYAD en iyi film ödüllerine layık görülen “Gözümün Nuru”,
Ramin Matin’in 50. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde en iyi film ve yönetmen ödüllerini kazanan “Kusursuzlar”,
Kazım Öz’ün toplumun bazı temel sorunlarının sorguladığı, mevsimlik işçi ve çocuk işçilerin sorunlarına da değindiği “Bir Varmış Bir Yokmuş”,
Ozan Adam’ın insan ve hafıza ilişkisini kurcalayan, gerçeküstü bir sinema örneği “Körler- Jaluziler İçin”,
Görkem Şarkan’ın bu yılki İstanbul Film Festivali’nde Seyfi Teoman en iyi ilk film ödülünü kazanan “Nergis Hanım”,
Bora Tekay’ın filmin yönetmeni ve senaristini oynadığı, film içinde film “Böcek” bulunuyor.

Programda ayrıca Koray Kaya’nın müzik ve insan arasındaki karşılıklı etkileşim konu edinen “Anarşik Armoni”,
Güliz Sağlam’ın yönetmen Ahmet Uluçay’ın hayatına dair bir belgesel olan “Tepecik Hayal Okulu”,
Vuslat Saraçoğlu’nun yıllardır sadık dinleyici kitlesini oluşturan Müslüm Gürses hayranlarını konu alan “Müslüm Baba’nın Evlatları”
ve Hakkı Kurtuluş ve Melik Saraçoğlu’nun ilham kaynakları İsveçli ünlü yönetmen Ingmar Bergman belgeseli “Bergmanya’ya Yolculuk” gösterime sunulacak.


BEN O DEĞİLİM

Yönetmen: Tayfun Pirselimoğlu
Oyuncular: Ercan Kesal, Maryam Zaree
Nihat, bir hastane kantininde temizlikçi olarak çalışan rutin bir hayata sahip biriyken, hayatına orada çalışmaya başlayan Ayşe’nin girmesiyle beraber kendini sıra dışı bir durumun içinde bulur. Kendisine ilgiyle yaklaşan Ayşe’nin yemek davetini kabul ettiğinde, evde gördüğü fotoğraf Nihat’ın yaşamını değiştirecektir. Çünkü hapishanedeki kocası olarak tanıttığı kişi, kendisine ikizi kadar benzemektedir. Başarılı bir kara mizah örneği olarak nitelendirilebilecek, kimlik kavramı üzerine odaklanan filmin senaryosu Roma Film Festivali’nde en iyi senaryo ödülünü alırken, İstanbul Film Festivali’nden de “En İyi Film” ödülüyle döndü.

BÖCEK
Yönetmen: Bora Tekay
Oyuncular: Uğur Bilgin, Leyla Yüngül, Barış Yılmaz Gündüz
Uğur ve Bora, Bora’nın dayısı Engin’in onlar için açtığı DVD dükkanını işleten çocukluk arkadaşlarıdır. Uğur, Engin’in kız kardeşi Leyla’ya umutsuzca aşıktır. Birbirlerini sevmelerine rağmen, Engin, çulsuz Uğur’u ve kardeşini evlendirmek istemez. Bora ve Uğur para kazanmak üzere çekecekleri film için sinema sektörünü bırakmış bir yönetmen ve geçirdiği bir kazadan ötürü yazmaya küsmüş bir senaristle anlaşır. Filmin yönetmeni ve senaristinin bizzat oynadıkları “Böcek”, bir film içinde film.

TEPECİK HAYAL OKULU

Yönetmen: Güliz Sağlam
İki küçük çocuğun sinema tutkusunun anlatıldığı “Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak” filmiyle tanınan yönetmen Ahmet Uluçay’ın hayatına dair bir belgesel olan “Tepecik Hayal Okulu” ile yönetmenin sinema serüvenine, kendisi ve çevresiyle gerçekleştirilen röportajlara, aile yaşamına, geçirdiği hastalık ve hastane günlerine tanık oluyoruz. 2009 yılında yitirdiğimiz Uluçay’ın hayatına yakından bakma fırsatını bulduğumuz “Tepecik Hayal Okulu”, Ankara Film Festivali’nden “En İyi Belgesel” ödülünü aldı.

MAVİ DALGA

Yönetmen: Zeynep Dadak, Merve Kayan
Oyuncular: Ayris Alptekin, Onur Saylak, Barış Hacıhan
Gençliğe yeni adım atan Deniz üniversiteye hazırlanmaktadır. Yaz boyunca görüşemediği arkadaşlarıyla bir araya geldiklerinde, sınıftaki erkek arkadaşlarından, üniversite hayallerinden, yeni çıkan albümlerden konuşurlar. Kendisinden hoşlanan Kaya’ya karşılık vermeyen Deniz, okuldaki rehber öğretmeni Fırat’tan etkilenmektedir. Arkadaşlarının aksine başka bir dünyayı arzulayan Deniz’in, aşk, arkadaşlık ve aile problemlerinin anlatıldığı filmin dünya prömiyeri 64. Berlin Film Festivali’nde yapıldı, Antalya Film Festivali’nde “En İyi İlk Film” ödülünü kazandı.

GÖZÜMÜN NURU

Yönetmen: Hakkı Kurtuluş, Melik Saraçoğlu
Oyuncular: Melik Saraçoğlu, Hakkı Kurtuluş, Cüneyt Cebenoyan
Filmin yönetmenlerinden Melik Saraçoğlu’nun kendi yaşadıklarından yola çıkarak senaryosunu yazdığı filmde, sinemaya tutkuyla bağlı M., göz retinasındaki genetik bir hastalıktan ötürü ameliyat geçirir. Gözlerini kaybedeceği endişesiyle 40 gün boyunca gözleri bandajlı, yüzü koyun yatmak zorunda kaldığı ameliyat sonrasında yaşadıkları, mizahi bir üslupla ele alınır. Film, ulusal prömiyerini yaptığı 20. Adana Altın Koza Film Festivali’nde “En İyi Film”, “En İyi Senaryo”, “En İyi Kurgu” ve “SİYAD En İyi Film” ödüllerine layık görüldü.

BİR VARMIŞ BİR YOKMUŞ (HE BÛ TUNE BÛ)
Yönetmen: Kazım Öz
Oyuncular: Saim Çalar, Gamze Çalar, İsmehan Çalar
Batmanlı, yoksul bir yaşam süren Kürt aile, geçimlerini sağlamak üzere her sene mevsimlik işçi olarak Ankara’ya gider. Marul yetiştiriciliği yaptıkları Ankara’da çalışırken, ortaya çıkan bir aşk, yaşamlarını etkileyecektir. Kazım Öz’ün toplumun bazı temel sorunlarının sorguladığı filmi, mevsimlik işçi ve çocuk işçilerin sorunlarına da değiniyor.

KUSURSUZLAR
Yönetmen: Ramin Matin
Oyuncular: İpek Türktan Kaynak, Esra Bezen Bilgin, İbrahim Selim
Birkaç ay önce vefat etmiş olan anneannelerinin Çeşme’deki yazlık evlerine tatile giden Yasemin ve Lale, otuzlu yaşlarında, birbirlerinden oldukça farklı mizaçlara sahip iki kız kardeştir. Başlarda her şey olağan ve sıradan görünse de, Lale ve Yasemin arasında geçmiş hayal kırıklıkları ve sırlarının oluşturduğu gerginlikler, yan komşuları Kerim’le tanışmalarıyla beraber su yüzüne çıkmaya başlayacaktır. Kayıp ve kabulleniş gibi temaları iki kız kardeşin sorunlu ilişkisi üzerinden anlatan “Kusursuzlar”, 50. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde “En İyi Film” ve “En İyi Yönetmen” ödüllerine layık görüldü.

KÖRLER-JALUZİLER İÇİN
Yönetmen: Ozan Adam
Oyuncular: Sezen Aray, Didem Yalınay, Sıla Tanıllı
İnsanların sadece kısa bir süreliğine bir karakter olarak yaşadıkları bir dünyada herkesin hafızası düzenli olarak silinmekte ve bir sonraki gün için uyandıklarında yaşayacakları hayatın kendilerine uygun şekilde uyarlanmış hafızaları yüklenmektedir. Seintn ise belleği tam olarak silinemediği için geçmişten kalan diğer karakterlerin hafızalarıyla ve bu durumun getirdiği beklenmedik sonuçlarla yaşamaya mahkumdur. İnsan ve hafıza ilişkisini kurcalayan, gerçeküstü bir sinema örneği.

NERGİS HANIM

Yönetmen: Görkem Şarkan
Oyuncular: Zerrin Sümer, Settar Tanrıöğen, Faruk Barman
Ekrem tüm hayali denizlere açılmak olan, orta yaşlarında bir adamdır. Adını bile hatırlayamayan Alzheimer hastası annesi Nergis’e bakmak için, Ekrem hayallerinden vazgeçer ve annesiyle küçük ve eski evlerinde yaşamaya devam eder. Ekrem, Nergis’in evden kaçmasına engel olmak için kapıları kitler, annesinin pislettiği evi temizler. Her günün birbirinin aynısı olduğu bu evde Ekrem’in sabrı gittikçe azalmakta, annesini tanımakta zorlanmaktadır. Bu yılki İstanbul Film Festivali’nde “Seyfi Teoman En İyi İlk Film” ödülünü kazandı.

ANARŞİK ARMONİ
Yönetmen: Koray Kaya
Oyuncular: İlhan Mimaroğlu, İlhan Erşahin, Arto Tunçboyacıyan
“Anarşik Armoni”de, insalık tarihiyle birlikte geçmişten günümüze yaşanılan müzikal evrim, çağdaş müziğin bugün geldiği nokta, İstanbul görüntülerine eşlik eden elektronik müzik parçalarıyla birlikte sunuluyor. Igor Stravinsky, John Cage, Buddy Bolden ve İlhan Mimaroğlu gibi önemli müzik insanlarının müzik tarihinde bıraktığı izler üzerinden, film, müzik ve insan arasındaki karşılıklı etkileşim konu ediniliyor.

BERGMANYA’YA YOLCULUK
Yönetmenler: Hakkı Kurtuluş & Melik Saraçoğlu
Katılanlar: Wim Wenders, Liv Ullmann, Stig Björkman
Hakkı Kurtuluş ve Melik Saraçoğlu yönetmenliklerini yaptığı “Orada” filminden sonra, birlikte sürdürdükleri sinema maceralarına, ilham kaynakları İsveçli ünlü yönetmen Ingmar Bergman belgeseliyle devam ediyorlar. Ingmar Bergman’ın sinemasal hayatının peşinden gittikleri yolculuk Stockholm, Uppsala, Dalarna, Gotland gibi film mekanlarından, yönetmenin son otuz yılını geçirdiği Fårö adasına dek uzanıyor. “Bergmanya’ya Yolculuk”, Bergman’ın derinden etkilediği Liv Ullmann ve Wim Wenders gibi isimlerle söyleşiler de içeriyor.

BALIK
Yönetmen: Derviş Zaim
Oyuncular: Bülent İnal, Sanem Çelik, Myraslava Kostyeva Akay
Derviş Zaim’in insan ve doğa konusunu ele alan üçlemesinin ikinci filmi “Balık”ta, bir sahil kasabasında yaşayan Kaya, karısı Filiz ve küçük kızları Deniz, balıkçılık yaparak geçimlerini sağlamaktadırlar. Kızları Deniz’in konuşmasına çare olarak, annesi Filiz, kızına yararlı geleceği söylenen cins bir balığın peşine düşer. Kaya’nın evde bulduğu balıklar onu bir balık çiftliği kurmaya iter. Fakat bunun için paraya ihtiyacı vardır ve Kaya yasadışı şekilde avlanmaya başlamasıyla kendisine ve ailesine geri dönüşü olmayan hasarlar verecektir. Doğanın hor kullanılması ve insanın bundan zarar görmesini mesele edinen film, senaryosuyla Altın Koza Festivali’nde ödüle layık görüldü.

MÜSLÜM BABA’NIN EVLATLARI
Yönetmen: Vuslat Saraçoğlu
Oyuncular: Ahmet Tirayki, Arzu Yapa, Burhan Değeralp
2013 yılında kaybettiğimiz arabesk müziğin babası Müslüm Gürses son yıllarda kendine has şekliyle yorumladığı farklı müzik türlerine ait parçalarıyla, hayran kitlesini arabesk müzik dinleyicisinin ötesine taşıdı. Yıllardır kendisine sadık bir kemik dinleyici kitlesine sahip olan hayranlarını, bilindik tabirle Müslümcüleri konu alan belgeselde hepimizin bir şekilde tecrübe etmiş olduğu hayran olma durumunu, sanatçıyla kurulan özdeşlemeyi izlerken, izleyiciyi yeni kitlesine nazaran daha az tanışık olunan Müslüm Baba’nın evlatlarına yakınlaştırıyor.