@ErkanAktug

Yeşilçam kimin umurunda?

Yeşilçam kimin umurunda?
Yeşilçam kimin umurunda?

Türkan la en iyi kadın oyuncu seçilen Rüçhan Çalışkur, ödülünü kendisi alan ender isimlerden biriydi. Çalışkur, ödülünü Türkan Saylan ile Atatürk e adadı.

Sinemacıların bir araya gelerek düzenledikleri Yeşilçam Film Akademisi Ödülleri'ne 10 ödülle "Bir Zamanlar Anadolu'da" damga vurdu. Ödül kazananların yüzde 90'ı salonda yoktu
Haber: ERKAN AKTUĞ - erkan.aktug@radikal.com.tr / Arşivi

ANALİZ

Önceki akşam CRR’de bir ödül töreni komedisi yaşandı. Komik değil hazin bir durum bu aslında sinemamız adına. Türkiye ’deki sinema meslek birlikleri, dernekler ve sendikaların bir araya gelerek oluşturdukları Yeşilçam Film Akademisi Ödülleri töreninden söz ediyoruz. İlk yılında bir organizasyonsuzluk örneği olarak sinema tarihimizdeki yerini aldı. Gecenin hazin esprisi de Oyuncular Sendikası Başkanı Memet Ali Alabora’dan geldi. Ödül vermek üzere sahneye çıkan Alabora, törendeki aksaklıklara gönderme yaparak “Bu işi bilenler olarak dramatik bir etki yaratmak istedik! Ve her yıl için temalar belirledik! Bu yılın teması organizasyonsuzluktu. Ama gelecek yılki temamız da hazır: Türkiye’de organizasyon nasıl yapılır? Göstereceğiz. Üzgünüz, bu kadar komik olmayacak!” dedi ve salonda bulunan az sayıdaki seyirciyi kırdı geçirdi.
Mevzuyu bilmeyenler için filmi biraz başa saralım... Bundan altı yıl önce TÜRSAK Vakfı ve Beyoğlu Belediyesi el ele verip geniş katılımlı jüriler tarafından belirlenen Amerika’nın Oscar’ı, İngiltere’nin Bafta’sı, Fransa’nın Cesar’ı gibi Türkiye’nin ulusal sinema ödülü olarak Yeşilçam Ödülleri’ni düzenleme kararı aldı. En iyi filme 150 bin olmak üzere her kategoriye para ödülü, şaşaalı törenler derken ilk iki yıl her şey güzel görünüyordu. Sonra sektörden çatlak sesler çıkmaya başladı. Ödüllerin şeffaf olmadığı yönünde spekülasyonlar yapıldı, bazı sinemacılar filmlerini Yeşilçam’dan çekti. Geçen yıl ise köprüler iyice atıldı ve sektör kendi ödülünü kendi düzenlemeye karar verdi.
Kısa adı YEFA olan Yeşilçam Film Akademisi Ödülleri böyle çıktı ortaya. Ödüllendirme sistemi benzer şekildeydi: Bir yıl içinde gösterime giren tüm yerli filmler doğal aday sayılacak, sektörün uzman kişilerinin oylarıyla her kategoride adayları belirleyecek, sonra 1000’i aşkın kişiden oluşacak büyük jüri bu adaylar arasından en iyileri belirleyecekti. Oy kullanacakların filmleri izlemeleri için de e-kolay sinemazon’la anlaşıldı. Böylelikle aday filmler internet üzerinden izlenecekti. Oylama da online olarak yapılacaktı.
Buraya kadar her şey güzeldi. Ama aylar geçiyor, adaylar bir türlü açıklanmıyordu. Tam ”Yılı yarıladık, galiba bu yıl düzenlenmeyecek” diyorduk ki, üç-dört gün önce e-posta kutumuza 1. YEFA Ödülleri davetiyesi düştü. Tören 4 Haziran’da CRR’de yapılacaktı...
Törene gelirsek... ‘İlk yılın günahı olmaz’ diyerek fazla yüklenmeyelim diyoruz ama bazı şeyleri hatırlatmadan da geçmeyelim. Yaklaşık 800 kişi kapasiteli CRR’nin yarısı boştu. Tüm sinema birlikleri bir araya gelip ödül töreni düzenlemiş ama 800 kişilik salonu bile dolduramamıştı. Ödül kazananların yüzde 90’ı salonda yoktu, ödüllerini hep başkaları aldı, hatta bazılarını alacak kimse bulunamadı. Kuşkusuz bu tablo Türkiye’de meslek birliklerinde görev yapan sinemacılarla ‘sinema yapan’ sinemacıların birbirinden ne kadar kopuk olduğunun da göstergesi.
Diğer yandan tören karmakarışıktı. İki-üç kategorinin adayları barkovizyondan aynı anda gösteriliyor ama bundan sunucuların haberi yok. Ödül zarfının içinden iki-üç kategorinin ödülleri aynı anda çıkıyor, hangi ödülün hangi filme gittiği karışıyor. Üstelik barkovizyondan yansıyan görüntülerin hangi filmlere ait olduğu da yazmıyor. Açık söyleyeyim, ‘ses’ ve ‘ses tasarımı’ dallarında iki ayrı ödül olduğunu ödül listesini görünce anladım. Karışıklık öyle bir noktaya vardı ki, bir yerden sonra sunucular Engin Altan Düzyatan ile Şebnem Dönmez de işi espriye vurmaya başladı ve bence durumu iyi idare ettiler, seyircileri eğlendirmeyi başardılar. Ayrıca reklam arasında pek çok kişi salondan ayrıldı ve çoğu geri dönmedi. En önemli ödüller açıklanırken salonda 100 kişi filan vardı.
Yönetmen ödülünü sunmak için sahneye çıkan yönetmen İsmail Güneş, daha önceki Yeşilçam törenlerine gönderme yaparak “Biz bu tören için 1.5 milyon dolar harcamadık. Hiç ağaç kesmedik, davetiyeleri internet üzerinden dağıttık” dedi. 1 milyar dolarlık sinema sektörümüz var diye övünüyoruz ama güçleri birleştirip düzgün bir ödül töreni organize edemiyoruz. Durum bu. “Seneye Türkiye’de organizasyon nasıl yapılır göstereceğiz” diyen Memet Ali Alabora’nın sözünün takipçisiyiz!


Yeşilçam Akademi’de 2011’in en iyileri
En iyi film: Bir Zamanlar Anadolu’da
Yönetmen: Nuri Bilge Ceylan (Bir Zamanlar Anadolu’da)
Senaryo: Nuri Bilge Ceylan-Ebru Ceylan-Ercan Kesal (Bir Zamanlar Anadolu’da)
Erkek oyuncu: Taner Birsel (Bir Zamanlar Anadolu’da)
Kadın oyuncu: Rüçhan Çalışkur (Türkan)
Yardımcı erkek oyuncu: Fırat Tanış (Bir Zamanlar Anadolu’da)
Yardımcı kadın oyuncu: İdil Fırat (Nar)
Kurgu: Bora Gökşingöl-Nuri Bilge Ceylan (Bir Zamanlar Anadolu’da)
Görüntü yönetmeni: Gökhan Tiryaki (Bir Zamanlar Anadolu’da)
Müzik: Ozan Çolakoğlu (Aşk Tesadüfleri Sever)
Sanat yönetimi: Elif Taşçıoğlu (Gölgeler ve Suretler)
Makyaj: Mine Külcü-Deniz Görkem Duran (Bir Zamanlar Anadolu’da)
Saç: Derya Ergün (Celal Tan ve Ailesinin Acıklı Hikâyesi)
Kostüm: Hüseyin Özinal (Gölgeler ve Suretler)
Ses: Okan Selçuk-Mehmet Kılıçel (BZA)
Ses tasarımı: Thomas Robert (BZA)
Digital efekt: 1001 Volt (Aşk Tesadüfleri Sever)
Belgesel: Sarı Keçililer (Yüksel Aksu)
Kısa film: Magnus Nottingam (Ayce Kartal)
Gişekıran ödülü: Eyvah Eyvah 2
Yaşam boyu başarı ödülü: Başar Sabuncu