Yık her şeyi, yeniden yap

Yık her şeyi, yeniden yap
Yık her şeyi, yeniden yap

Düşbaz?ın, müziğiyle atbaşı giden siyasi tavrı sayesinde edindiği küçük bir kitlesi var.

'Hü', türkü ve deyişleri gereksiz füzyon teşebbüsleriyle ziyan etmeden yorumlayan bir albüm. Düşbaz'ın 'Güzel Günler' albümündeki protest şarkıları cuma günü Studio Live'da
Haber: ERAY AYTİMUR / Arşivi

Bir yeni albüm, bir de yaklaşmakta olan konser dolayısıyla bugünkü konu başlıklarımızı İber Müzik’ten ödünç aldık. Önce şunu söyleyeyim: İber Müzik enteresan bir firma. Bir taraftan tipik bir İMÇ 6. Blok sakini gibi davranıyor ve ismi tek sözcükten mürekkep sitare adaylarına peşi sıra portre kapak fotoğraflı ‘kaset’ler yapıyor. Öte yandan ise Arif Sağ, Ferhat Tunç, Ali Asker gibi siyasi olarak da pek anlamlı müzisyenlerin kayıtlarını sessiz sakin yayınlayarak sol cenaha yakışır bir savruklukla yuvarlanıp gidiyor. Sonuçta bu firma 30 yıla yakın zamandır halk müziği yapımlarına ağırlık vererek Unkapanı’nda temiz pak kalabilmeyi başardığı için ‘helal olsun’ demeli. Şimdi gelelim bu ön bilgileri döktüren albüm ve konser haberlerine.
Çok genç yaştan itibaren piyasada olmasına karşın patlamasını Hırsız-Polis dizisinin müzikleriyle yapan Cem Yıldız’ın proje tasarımını üstlenip Tunus asıllı Fransız müzisyen Jean Pierre Smadj ve Özbek Rustam Mahmudzade ile seslendirdiği albümü ‘Hü’ yayınlandı. Orient Expressions’ın elektronik altyapısını etnik müzikle beslemekten sorumlu müzik insanı olarak belleğimize kazınan Cem Yıldız bu projeyi tek parça üstünden şekillendirmiş. Yıldız, albümdeki anonim türkü ‘Ötme Bülbül’ü Aydın Bulut’un ‘Başka Semtin Çocukları’ filmi için kullanmıştı. ‘Muro’ filminin müziklerinde birlikte çalıştığı Smadj’in ‘Ötme Bülbül’e hayran olması çok sürmemiş ve ‘Hü’ye böylece tepeden dahil olmuş. Rustam Mahmudzade ise düzenlemelere katkıda bulunmuş. Neticede türkü ve deyişlerin otantik yapısını gereksiz füzyon denemeleriyle didiklemeyen bu albüm ‘Duaz İmam’ ve ‘Böyle İkrar ilen’ gibi için için ağlayan parçalardan ‘Hazret-i Şah’ın avazına zorlanmadan ulaşırken farklı tarzları olan üç müzisyenin Anadolu Alevi kültürün kanadına tutunup İstanbul’da yükselttiği sesleri oluyor. ‘Hü’ şahsen çok çekinerek yaklaştığım etnik sentetik arayışlar evreninde, plastik efektler ve tremelo kurbanı edilmemiş bağlamalar gibi anlamsız riskler almamış, doğru dürüst bir albüm. Vokal ve bağlamada Cem Yıldız, elektronik alt yapılar ve udda Smadj, klavyede Rustam Mahmudzade’den oluşan çekirdeğe kavalı ile Erkan Tekci, perküsyonda Hogır ve konuk vokal olarak Berin Koç eşlik ediyor. 

İsmi Hasan Hüseyin’den
Hatırlayabileceğiniz üzere Düşbaz, 2009’un ikinci yarısında İber Müzik etiketiyle ‘Güzel Günler’ isimli bir albüm yayınlamış ve müzikle atbaşı giden keskin siyasi tavrı sayesinde/yüzünden, düşlerine ortak olabilen küçük ama işlek bir kitleye ulaşmıştı. Bu haftaki konserle bu kitleyi bir ihtimal genişleteceğini umduğum topluluk vokal, bas, perdesiz gitar, kontrbas, çarango, yaylı tambur ve sazukide Ali Ekber Kayış, vokal, gitarlar ve mandolinde Kerem Kekeç ve tüm vokallerde Şenol Topuz’dan oluşuyor. İsmini Hasan Hüseyin Korkmazgil’in şiirinden alan ilk albüme, yukarıda ağırladığımız Cem Yıldız ve Rüstem Mahmudzade gibi isimler de eşlik etmiş. Köşeli bir sound yerine pop, rock, blues ve hatta marş gibi türleri yer yer Anadolulu motiflerle bezeyen Düşbaz, kâh Aşık İhsani’nin ‘Balta’sını düzenlemiş kâh Ahmet Telli’nin ‘Bekle Beni’sini müziklendirip, Kutup Yıldızı’ndan ‘Halkça’yı emanet edinmiş. Bertolt Brecht’in savaş karşıtı bir şiirini Almanca olarak seslendiren topluluk, isyanlardan sevdalara sürüklendikleri temalarıyla İnti İllimani’nin izinden gitmiş ki bu yönüyle Türkiye’nin politik gruplarından ayrıldığını söyleyebiliriz.
Uzun bölümlerden oluşan ve armonik olarak pek yoğun parçalarını alışılageldik protest tınıyı verebilmek için bağlamayla sindirmek yerine çarango gibi ucu Latin Amerika’ya kadar uzanan enstrümanlarla düzenlemeleri ileri görüşlü bir çaba. Ne yazık ki her şeyi popüler kültür öğeleriyle tüketmek hazmı kolaylaştırdığı için Düşbaz’ın da Bıçak Sırtı, Gurbet Kuşları ve Küçük Kadınlar dizileri için yazdığı parçaları olduğunu hatırlatıp 26 Mart saat 21.00’den itibaren Studio Live’ı adres göstereyim. ‘Ne duruyorsun be adam, yık her her şeyi yeniden yap’ demeyi bilenler için...