Yılların çabası albüm oldu

Gün geçmiyor ki, Fazıl Say'ın yeni bir başarısıyla karşılaşmayalım! Daha geçen hafta, İzmir'de unutulmaz bir resital veren, o arada İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin satın aldığı...
Haber: ÜNER BİRKAN / Arşivi

İZMİR - Gün geçmiyor ki, Fazıl Say'ın yeni bir başarısıyla karşılaşmayalım! Daha geçen hafta, İzmir'de unutulmaz bir resital veren, o arada İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin satın aldığı, son derece nitelikli Steinway konser piyanosunda ilk etkinliği gerçekleştiren genç piyanist-besteci, bu hafta da karşımıza yeni bir CD'yle çıktı.
'Teldec Classics' etiketini taşıyan bu kayıtta Fazıl Say, İzmir resitalinde sesimiz soluğumuz kesilmişçesine hayranlık içinde dinlediğimiz, Franz Liszt'in Si minör Sonat'ını, bir de Çaykovski'nin Si bemol minör Birinci Konçerto'sunu çalıyor.
Liszt'in Sonat'ı, değme piyanistlerin üstesinden gelmekte zorlandığı, dev boyutlu bir başyapıttır. Plağın tanıtım kitapçığında,
bu Sonat için şunları yazıyor Fazıl: "Si minör Sonat'la olan ilişkim, 19 yaşındayken başladı. Bu dev eseri iyice öğrenmek için, bütün bir yılımı verdim ve ilk olarak, Berlin Yüksek Müzik Okulu bitirme sınavımda çaldım. O sırada, eseri 'doğru tınlatma' amacıyla çalıyordum yalnızca. Sonra sonra, ciddi olarak eğildim bu sonatın üzerine. Yıllar boyunca, konserlerimde yeni deneyimler elde ettim, yepyeni izlenimlere bıraktım kendimi, eserin son derece ilginç içeriğini ve taşıdığı özel sesi yakalamaya çalıştım. (...) Bana göre, Liszt'in Sonat'ı, bir bakıma bir sahne eseri gibi algılanmalı, ondaki Faust, Mephisto, Marguerite, Mime, Siegfried, Fafner, İsolde ortaya çıkarılmalı... Yalnız piyano çalmakla yetinmemeli insan, bu dram kişilerinin öykülerini içinde, ruhunda yaşamalı. Böylelikle, alabildiğine zengin bir renkler evreni serilir kişinin önüne. Piyanist, çalgısının bütün güçlüklerini yener, bir orkestrasyon, açıkça, bir sahneleme düzeni karşısında bulur kendisini."
Fazıl Say'ın Liszt yorumundaki soluk kesici anlatım, planları yerli yerine koyma yetisi, eserin dramatik kurgusunu ortaya çıkarmadaki ustalık, teknik gösteriden uzak tutum, tuşe ve pedal inceliği, her türlü övgünün üzerinde.
Bu CD'de bir de, Çaykovski'nin konçertosunun bulunduğunu belirtmiştim. Fazıl Say, ülkemize, bu arada İzmir'e de birkaç kez gelmiş olan, seçkin bir şefin, Yuri Temirkanov'un yönetimindeki St. Petersburg Filarmoni Orkestrası'nın eşliğinde çalıyor bu konçertoyu. Kitapçıktaki anlatımıyla,
'siyah ile beyaz, iyi ile kötü, mutluluk ile ıstırap arasındaki karşıtlığı', eserin taşıdığı o bir tür protestoyu vurgulamaya, bestecinin bir tür yaşam öyküsü sayılabilecek
konçertonun dramatik kurgusunu ortaya çıkarmaya çalışarak çalıyor Say. Eserin, salt dinleyicinin 'hoşuna gidecek melodiler'den ibaret olmadığını başarıyla vurgulayarak... Bu çabasında, ünlü şef-ünlü orkestra yardımcı oluyorlar genç piyaniste, dolgun bir tınıyla yerine getiriyorlar görevlerini.